ÖRNEK ŞAHSİYET VEYİS ERSÖZ VE ESERLERİ

2016-08-23 11:47:00
ÖRNEK ŞAHSİYET VEYİS ERSÖZ VE ESERLERİ |  görsel 1

ÖRNEK ŞAHSİYET VEYİS ERSÖZ VE ESERLERİ    Geçtiğimiz hafta sonu amcam Veyis Ersöz’e TYB Konya Şubemiz tarafından Vefa gecesi düzenlenmiştir.  Başkanlığını Salih Sedat Ersöz ‘ün yaptığı Panelde Muhterem Abdullah Büyük Hoca Efendi, Konya eski Büyükşehir Belediye Başkanı Halil Ürün Beyler Veyis Ersöz ile ilgili hatıralarını ve düşüncelerini anlattılar.      Son bölümde amcam Veyis Ersöz, Babam Seyit Mehmet Ersöz, Kardeşim Fevzullah Ersöz, bendeniz Ömer Lütfi Ersöz, Gazeteci İhsan Kayseri, torun Veyis Ersöz ve Mehmet Emin Parlaktürk Hoca Efendi konuşmaları ile katkı sağlamışlardır. Bu yılın ilk günlerinde Konya Aydınlar Ocağı, geçtiğimiz cumartesi günü de TYB Konya Şubemiz amcam Veyis Ersöz’e Vefa gecesi düzenlemişlerdir. Destek veren, katılan bütün kardeşlerimize kalb-i şükranlarımı sunarım. Rabbimiz, her birinden Razı olsun.      Çok değerli amcam Veyis (Veysel) Ersöz 1926 yılında Konya’mızın Akviran nahiyesinde, yeni adıyla Akören ilçesinde doğdu. İlk tahsilini Akviran da, Ortaokul ve Lise tahsilini ise Eskişehir-Çifteler Köy Enstitüsünde tamamlamıştır.1945 yılında Öğretmen olarak başlamış olduğu mesleğini 30 yılı aşkın bir süre sürdürdü. Kendi isteği ile 1976 yılında emekliye ayrılmış olup, Öğretmenlikteki hizmet yılından daha çok sivil toplum örgütlerinde aktif olarak çalışmıştır.      Amcam Veyis Ersöz, aile den aldığı dini bilgilerinin üzerine hep yenilerini ilave etmenin gayreti içinde olmuştur. Öğretmenliğe başladığı yıllar, dini bilgilerin öğretilmesinin yasak olduğu, öğretenlere eza ve cefaların yapıldığı ceberrut bir dönemdir. Konya... Devamı

MUHAMMEDÜL EMİN ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ V

2016-08-15 14:51:00
MUHAMMEDÜL EMİN ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ V |  görsel 1

MUHAMMEDÜL EMİN ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM EFENDİMİZİN HAYATI     Muhammedül Emin Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Efendimiz’in Hayatı İsimli Kitabım Yayımlandı. Öncelikle hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederim.Muhammedül Emin Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Efendimiz’in Hayatı isimli kitabımdan önce,Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları ve Helâk Olan KavimlerileDamıtılmış Damlalar isimli eserlerim yayımlanmıştı. Bu eserlerimi, amel defterimin öldükten sonrada kapanmamasını, insanlarımıza faydalı olup, Rabbimizin Rızasını kazanmayı düşünerek değerli okuyucularımıza sunmuş bulunuyorum.        Kâinatı ve içindeki zerreden kürreye her şeyi en mükemmel  bir şekilde yaratıp insanoğlunun emrine veren, Habibi Edibi, İki Cihan Güneşi Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz’e Ümmet olma şerefini  bizlere ihsân eden Yüce Mevlâ’mıza sonsuz hamdü senalar olsun!.. Peygamberimiz Hz Muhammed(s.a.s.)’in örnek hayatını tam ve doğru olarak öğrenip, O’na uygun bir hayat yaşamalıyız. Kendimiz okuduğumuz gibi evlatlarımıza, yakınlarımıza Peygamberimiz(s.a.s.)’in hayatı ile ilgili en az bir eseri okutmalıyız. Naçizane bu eserimi de siz değerli okuyucularıma ve özelliklede genç yavrularımıza faydalı olmak düşüncesiyle yayımlamış bulunuyorum. Ümit ediyorum ki, bu güzel ve faydalı bilgileri öğrenir ve hayatımızı güzel ahlâk sahibi olarak yaşarız.      Efendimiz ile ilgili bazı âyet-i kerimelerde şöyle buyrulmuştur: “(Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ Sûresi âyet:107)” ... Devamı

BU GÜNEŞ BATMAYACAK TÂ Kİ MAHŞERE KADAR

2016-08-08 12:46:00
BU GÜNEŞ BATMAYACAK TÂ Kİ MAHŞERE KADAR |  görsel 1

BU GÜNEŞ BATMAYACAK, TÂ Kİ MAHŞERE KADAR        Geçtiğimiz Pazar günü seksen bir vilayetimizde ve yurt dışındaki birçok ülkede, Milli İrade Nöbetimizi Taçlandırdığımız, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin zirve yaptığı, dost’a güven, düşman’a korku veren, her görüş ve düşüncedeki milyonların buluşması, tek kelime ile muhteşemdi.      İstanbul da toplanan yaklaşık beş milyon kardeşimize; Cumhur Başkanımız SayınRecep Tayyip Erdoğan, TBBM Başkanı Sayın İsmail Kahraman, Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakanımız SayınBinali Yıldırım, Ana Muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve Genel Kurmay Başkanımız Sayın Hulusi Akar hitap etmişler, birlik ve beraberlik içinde olduklarını, bir daha fetret dönemi  yaşatmayacaklarını hep birlikte haykırmışlardır.      Geçtiğimiz pazar günü, Güzel Ülke Türkiye’mizin seksen bir Vilayetinde elli milyon kardeşimiz bir araya gelmiş, birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışan iç ve dış hainlere, düşmanlarımıza çok net bir tavır konulmuş, hak edenlere gerekli cezaların verileceği haykırılmıştır. Hamd olsun ki, bizlerde Milli İrade Nöbetimizi hiçbir zaman aksatmadan devam ettirdik, yirmi yedinci gecede fiilen bitecek olsa da,  bundan sonrası içinde uyanık olup, gücümüz nisbetinde kardeşlerimizi bilgilendirerek dayanışmayı devam ettireceğiz.      Konya’mızın Mevlâna Meydanındaki coşku da hiç eksilmeden devam etti. Milli İrade Nöbetimizi taçlandırdığımız  24.  Günde kadim dostum, Ak Parti Yozgat Milletvekili Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ, Ak Parti Konya Milletvekili,  Genel Başkan Yardımcısı abimiz Say... Devamı

BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN

2016-08-01 12:14:00
BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN |  görsel 1

BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN        Müslüman Milletimiz, farklı görüş ve düşüncedeki kardeşlerimiz, Cuntacıların darbe girişimine, birlik ve beraberlik içinde dayanışma göstererek dur demiş, darbecilere darbe yapmıştır. Allah (c.c.)’ın yardımı Mü’minlerin üzerinedir. Birlik ve beraberlik ruhunu koruduğumuz sürece, hiçbir beşeri güç Milletimizi mağlup edemeyecektir. Tarih, bunun en büyük şahididir.      Cenab-ı Allah (c.c.) âyet-i kerimelerinde: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine (İslam’a) sarılın, ayrılmayın, Allah’ın size olan nimetini anın; düşmandınız, kalpleriniz arasını uzlaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar” (Al-i İmran Sûresi âyet:103)       “Şüphesiz, Mü’minler birbirleri ile kardeştir; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan sakının ki size acısın.” (Hûcürat Sûresi âyet:10)  buyrulmuştur.      Doğrusu biz Müslümanlar olarak dinimizin bu husustaki emirlerine uyup, yasaklarından kaçındığımız sürece milletçe huzur içinde yaşayabiliriz. Bu sayede hem dünyada, hem ahirette mutlu oluruz.      Dinimiz İslam, insanları kesinlikle ırk, renk, soy ve cinsiyet ayrımına tabi tutmadan aynı anlayışla kucaklamaktadır. Birlik ve beraberliğin olmadığı yerde tefrika vardır. Tefrika, girdiği cemiyetlerde, itimat ve emniyet, hürmet ve muhabbet, şefkat ve merhamet gibi her türlü ahlaki güzellikleri ortadan kaldırır. Bu hususu İstiklal Marşımızın şairi merhum Mehmet Akif Ersoy,... Devamı

ŞER GİBİ GÖRÜNEN BAZI ŞEYLERDE HAYIR, HAYIR GİBİ GÖRÜNENLERDE DE

2016-07-25 12:52:00
ŞER GİBİ GÖRÜNEN BAZI ŞEYLERDE HAYIR, HAYIR GİBİ GÖRÜNENLERDE DE |  görsel 1

ŞER GİBİ GÖRÜNEN BAZI ŞEYLERDE HAYIR, HAYIR GİBİ GÖRÜNENLERDE DE ŞER OLABİLİR      Malumunuz 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı, güzel ülke Türkiye’mize, iç ve dış şer odakları, teröristler, vatan hainleri darbe yapmaya girişmişlerdir. Başlangıç itibari ile şer olarak görünen, kendi insanına tankla, helikopterle, uçakla, her türlü silahla saldırıp öldürmekten çekinmeyen cuntacı hainler, destekçilerinin her birinin görevlerine son verilerek devletten uzaklaştırılmaları, temizlenmesi sonucu, Türkiye’mizin geleceğinin aydınlık olacağına inanıyorum.      Darbe girişiminin püskürtülüp başarısız kılınması sonucunda, öncelikle Milli Güvenlik Kurulunda, OHAL tavsiye kararı alınmış ve Bakanlar kurulunda kabul edilmiştir. Akabinde TBMM de OHAL kabul edilerek yürürlüğe konulmuş ve etkin bir mücadele hukuk içinde başlatılmıştır.      Kesin olarak şer olduğunu bildiğimiz darbe girişimi, Allah (c.c.)’ ın lütfu, Milletimizin feraseti, Baş Komutanımız  Sayın Cumhur Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cesareti ile sokaklara çağrısı, bütün siyasi partilerin açık destekleri, darbeye karşı olan vatansever,  kahraman polislerimizin, askerlerimizin, medyamızın, farklı görüş ve düşüncedeki bütün insanlarımızın yeni bir mücadele içine girmesi sonucu akamet uğratılarak, hayırla sonuçlanmıştır.      Âyet-i Kerimede: “Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Bakara Sûresi â... Devamı

MİLLETİMİZ, BİR DESTAN YAZMIŞTIR

2016-07-18 14:36:00
MİLLETİMİZ, BİR DESTAN YAZMIŞTIR |  görsel 1

MİLLETİMİZ, BİR DESTAN YAZMIŞTIR      Güzel Ülke Türkiye’miz üzerinde yıllardır oynanan oyunlara, ihânetlere bir yenisi daha eklenmiş, 15 Temmuz 2016 Cum’a akşamı bir grup gözü dönmüş hain, zalim cuntacı grup darbe girişiminde bulunmuştur.      Allah (c.c.)’ın Lutfu, Milletimizin feraseti, Darbeye karşı olan askerlerimizin, polislerimizin kahramanlıkları, Cumhur Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cesareti, kararlılığı, Başbakanımızın, Bakanlarımızın, Hükumetimizin, Milletvekillerimizin, bütün Siyasi Partilerin karşı tavır koyuşu,  Medyanın milli iradeye güçlü desteği, farklı görüşteki bütün insanlarımızın birlikteliği, halkımızın sokaklara inerek iradesine sahip çıkarak, tankların, topların, durdurulması için ölümüne  mücadelesi sonucunda, zalimlere, hainlere gerekli direniş gösterilmiş, darbecilere, darbe yapılmıştır.     Türkiyemizi, Vatanımızı, Bayrağımızı seven, Milletimiz’in güzel insanları, korkmadan, büyük bir cesaretle saflarını belli ederek, cuntacılara karşı gelerek bir destan yazmıştır. İlk andan itibaren sokaklara inerek, Milli İradeye sahip çıkmıştır.  Türkiye bir muz Cumhuriyeti değildir. Milletimiz dik durup, eğilmemiş, Türkiye’mizi Darbecilere teslim etmemiştir. Hakkın ve Halkın önünde hiç bir güç duramaz. Halkımız, Demokratik tepkilerini bulundukları şehirlerin büyük meydanlara inerek göstermişlerdir. Rabbimiz, duyarlı tüm Kardeşlerimizden Razı olsun.      Asım'ın nesli... Diyordum ya... Nesilmiş gerçek:      İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.             &n... Devamı

İBADETLERDE DEVAMLILIK ESASTIR

2016-07-12 15:06:00
İBADETLERDE DEVAMLILIK ESASTIR |  görsel 1

İBADETLERDE DEVAMLILIK ESASTIR      Müslümanlar, Mü’minler olarak, rahmet, mağfiret, feyz ve bereket dolu, bir Ramazan ayını daha geride bırakmış bulunuyoruz. Oruç tutarak nefislerimizi terbiye etmek için çalıştık. Ramazan ayı boyunca sabrı, yardımlaşmayı, paylaşmayı, dayanışmayı ve kardeşliği en iyi bir şekilde öğrendik. Dünya nimetlerinin gelip geçici olduğunu, ahiret nimetlerinin ise kalıcı ve gerçek olduğunu anlamaya çalıştık. Ramazan ayında yaptığımız ibadetleri ve kazandığımız güzel hasletleri Ramazan sonrasında da devam ettirmeliyiz. İbadetlerimizi en iyi şekilde her zaman yapmakla yükümlüyüz. Farz olan amelleri, hiçbir eksiltme veya ilave yapmaksızın emredildiği şekliyle yapmakla emrolunduk. İbadetlerde devamlılık esastır. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) nafile ibadetler hususunda; “Amellerin Allah Teâla’ya en sevimli olanı, az da olsa devamlı yapılanıdır.”  buyurmuştur.       Cenab-ı Allah(c.c.): “Namaz kılanlar ki, onlar namazlarında devamlıdırlar.” (Meâric Sûresi âyet: 23), “Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine itaat et.”(Hicr Sûresi âyet:99), “İnsanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”(Zariyat Sûresi âyet:56) buyurmaktadır.      Ramazan ayında oruç tuttuk, namazlarımızı da genel olarak cemaatle beraber kılmaya büyük gayretler gösterdik. Cemaatle beraber namaz kılma alışkanlığımızı ömür boyu devam ettirmeliyiz. Zira cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan Yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu unutmamamız gerekir. Ramazanda kazandığımız bir diğer alışkanlık da sabırdır. Hayatımızın tamamında olması gereken özelliklerden birisi de sabırdır. İbadetlere devam etmede de ve günah işleme... Devamı

Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler

2016-06-28 10:10:00
Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler |  görsel 1
Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler |  görsel 2

    ÂYETLERİN IŞIĞINDA PEYGAMBER KISSALARI VE HELÂK OLAN KAVİMLER      Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler isimli kitabım yayımlandı. Öncelikle hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederim.     Kitabımda özet olarak şu hususlar açıklanmıştır. “Hz. Adem(a.s.)’dan Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e kadarki dönem içinde yaşanmış bir çok kıssayı Kur’an-ı Kerimden öğrenmekteyiz. Kıssalardan, bütün Peygamberlerin kavimlerini; Allah (c.c.)’a inanmaya, O’nun tek olduğu, eşi ve benzerinin olmadığı, kısacası öz olarak Tevhid İnancına davet ettiklerini anlamaktayız. Hak ile Batıl Mücadelesinin yapıldığı açıkça vurgulanmaktadır. Kur’an-ı Kerim de, helâk olan çeşitli kavimler, helâk olma sebepleri, Allah (c.c.)’ın emirlerine uyulup, yasaklarından kaçınılması gerektiği,  Peygamberlerin verdikleri kutsal mücadeleleri örnekleri ile anlatılmaktadır. Kur’an-ı Kerim deki kıssalar, ibret almamıza, geçmişte yaşayanların düştükleri yanlışlara düşmememize vesile olması için ayrıntıları ile haber verilmektedir.      Âyet-i Kerîmelerde :“Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberi onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki, Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekte idiler.” (Tevbe:70)       “Nitekim onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah ... Devamı

GEL BU YAZ KUR'AN-I GÖNLÜNE YAZ

2016-06-20 15:49:00
GEL BU YAZ KURAN-I GÖNLÜNE YAZ |  görsel 1

GEL BU YAZ KUR’AN-I GÖNLÜNE YAZ      Malumunuz 17 Haziran 2016 Cuma günü ilköğretim ve Ortaöğretim de eğitim-öğretimin yılı sona ermiş olup, öğrencilerimiz, yaz tatiline girmişlerdir. Öğrencilerimiz eğitim-öğretim yılı boyunca çok güzel bilgiler öğrenmişlerdir. Yaz döneminde de Kur’an-ı Kerîmi, dini bilgileri öğrenmeleri için çok güzel tercihler sunulmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Gel Bu Yaz Kur’an-ı Gönlüne Yaz’ Şiarıyla Camilerin ve Kur’an Kursların şenlendirilmesini amaçladığı kurslara evlâtlarımızı mutlaka gönderelim.      Yaz Kur’an Kursları 20 Haziran Pazartesi günü başlamış olup üç dönem halinde devam edecektir. Hem Kuran-ı Kerim’in okunması öğretilecek, hem de dini bilgiler, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in hayatı hakkında birbirinden önemli bilgiler verilecektir. Yaz Kur’an Kursları,26 Ağustos Cuma günü sona erecektir. Hala yazılmayan kardeşlerimiz varsa, bu imkânı güzel bir fırsat bilerek, en yakın Kuran Kurslarına, Camilere kayıtlarını yaptırsınlar. Kuran-ı Kerim,  bizim gerçek mirasımızın en önemli kaynağıdır. Hadis-i Şerifte:” Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerimi öğretenleriniz ve öğrenenlerinizdir.” buyrulmuştur. Başta aile reisleri olmak üzere, aile fertlerinin Kur’an-ı Kerîmi öğrenmelerini tesis etmek önemli vazifelerindendir. Bu sorumluluğun gereği mutlaka yerine getirilmelidir.       Evlâtlarımızı yaz tatilin de, Yaz Kur’an Kurslarına göndererek dini bilgilerinin en güzel şekilde öğrenmelerini sağlayalım. Bu açıdan yaz Kur’an Kurslarımızın önemi çok büyükt&u... Devamı

İNFAK, ZEKÂT VE SADAKANIN ÖNEMİ

2016-06-15 11:34:00
İNFAK, ZEKÂT VE SADAKANIN ÖNEMİ |  görsel 1

İNFAK, ZEKÂT VE SADAKANIN ÖNEMİ      İslâm; İnfak, Zekât, Sadaka gibi emirlerle maddi yardımları, ihtiyaç sahiplerine vermemizi emretmektedir. Yardımlaşma, kardeşlik duygularımızın kuvvetlenmesi, zenginle fakir arasındaki kaynaşmanın sağlanması gibi çok önemli güzellikleri içinde barındırmaktadır.      İnfak, Zekât, Sadaka, kısaca Yardımlaşma konularındaki âyet-i kerimelerden bazılarını aktararak konunun önemini belirtmek istiyorum.      “De ki: Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Siz hayıra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe Sûresi âyet: 39)                    “Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça «iyi»ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.” (Âl-i İmran Sûresi âyet:92)   “Onlar (O kullar), İnfak ettikleri (harcadıkları) vakit israf etmezler, cimrilik de etmezler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” (Furkan Sûresi âyet:67)   “Yine sana iyilik yolunda ne infak edeceklerini (harcayacaklarını) sorarlar. «İhtiyaç fazlasını» de. Allah size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.” (Bakara Sûresi âyet:219)      Zekât; fakirin zenginin malı üzerindeki zorunlu bir alacağıdır. Zekât parası ile hayır kurumları yapılamaz. Sadece ve sadece fakirin hakkı olup, ihtiyaçları için harcanır.  Cami, Okul, Kuran Kursu, Hasta hane yaptırma v. b. amaçlı verilen her türlü yardım, infak emri gereğince yapılmaktadır. Zekât’ta verilecek olan miktar ... Devamı

Kur'an-ı Kerîm İle Olan İrtibatımızı Artırmalıyız

2016-06-08 09:30:00
Kuran-ı Kerîm İle Olan İrtibatımızı Artırmalıyız |  görsel 1

KUR’AN-I KERÎM İLE OLAN İRTİBATIMIZI ARTIRMALIYIZ      Kuran-ı Kerim Cenab-ı Allah (c.c.) tarafından Cebrail (a.s.) aracılığı ile Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)' e ilk olarak Ramazan ayı içerisinde bulunan Kadir gecesinde vahye dilmiştir. İlk vahiy Ramazan ay’ı içerisinde Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e gönderildiği için, Ramazan ayına Kuran ay’ı diyebiliriz. Kur’an-ı Kerim’i, Ramazan ayında daha iyi anlayıp, okuyup yaşamak için çaba göstermeliyiz. Bu güzel özelliğimizi Ramazan dışında da devam ettirerek, Kur’an-ı Kerimle olan irtibatımızı artırarak devamlılık kazandırmalıyız.      Kur’an-ı Kerim’in Mü’minlere şifa olmasına karşılık, Kâfirlerin hüsranını artması, Kâfirler’in Kur’andan uzak durması, kendisi ile Kur’an arasına mesafe koyup, düşmanlık yapmaları sebebiyledir.      Âyet-i Kerimelerde:“Sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah, Size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Hadîd Sûresi âyet: 9) “Şüphesizki bu Kur’an en doğru yola iletir;  iyi davranışlarda bulunan Mü’minlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.” ( İsrâ Sûresi âyet: 9) buyrulmuştur.      Müslümanlar Kuran-ı Kerim'i okumak, an­lamak ve yaşamakla emrolunmuşlardır. İnandığı ve Hayat Nizamı edindiği Kuran'a karşı Mü’minin ilk vazifesi, O'nu sık sık okumak, okuduğunu anlamak ve anladığını da yaşamak olmalıdır. Kuran'ın ilk emri "Oku” iken şüphe­siz Kuran'ı okuyamama diye bir mazeret olamaz. Her Müslüma... Devamı

RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZÂD AY'I RAMAZAN HOŞ GELDİN

2016-06-06 08:47:00
RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZÂD AY'I RAMAZAN HOŞ GELDİN |  görsel 1

RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZÂD AY’I RAMAZAN, HOŞ GELDİN      Kısmet olursa Önümüzdeki 5 Haziran Pazar akşamı ilk teravih namazını kılıp, gecesinde ilk sahura kalkıp 6 Haziran Pazartesi gününden itibaren de Oruçlarımıza niyetleneceğiz. Üç aylar’ın sonuncusu, kendisinde Kur'an-ı Kerim’in indirildiği, içinde bin ay­dan daha hayırlı olan, Kadir Gecesinin bulun­duğu, Oruç Ay'ı olan, on bir ayın sultanı Ramazanı Şerifimizi tebrik eder, kurtuluşumuza vesile olmasını Rabbimizden dilerim.      Cenab-ı Allah (c.c.) âyet-i kerimesinde: "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size sayılı günlerde farz kılındı, içinizde hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyi­lik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tut­manız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır. Ramazan ayı ki onda Kuran, İnsanlara yol göstererek yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ay’ı idrak eden, onda oruç tutsun, hasta veya yolculukla kalan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir." buyurulmuştur. (Bakara Suresi Ayet :183,184,185)        Ramazanda bu ümmete Kuran, oruç ve çok rahmet verilmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz Hadisi Şeriflerinde: "Ramazan'ın evveli Rahmet, Ortası mağfiret, sonu da cehennemden azâd olmaktır."... Devamı

KOSOVA PRİŞTİNA 13. UFUK TURU

2016-05-25 17:45:00
KOSOVA PRİŞTİNA 13. UFUK TURU |  görsel 1

KOSOVA PRİŞTİNA 13. UFUK TURU      Konya Sivil toplum kuruluşları platformunun düzenli olarak 12 yıldır düzenlediği Ufuk Turu kurumsal bir kimlik kazanmıştır. 2016 Yılındaki 13. Ufuk Turu ilk defa yurt dışında19-23 Mayıs tarihlerinde Kosova Priştinada gerçekleştirilmiştir. Platform’un çatısı altında; Cemiyet, dernek, vakıf, sendika v.b. farklı düşüncelere mensup 160 kuruluş bulunmaktadır. Flatform; farklılıkları bir zenginlik olarak görüp, olmazsa olmaz ortak kazanımların muhafazasının sağlanması ve ortak değerlerimizin üzerinde ittifakın temini için önderlik edip, örnek çalışmaları yaparak marka olmayı hedeflemiş bulunmaktadır.      Sivil Toplum Kuruluşları mensupları, gönüllüleri, genel olarak, hem dünya, hem de ahiret hayatında kurtuluşa, huzura kavuşabilmek için maddi ve manevi yönden büyük fedakârlıklarda bulunan, insanların en hayırlısı, insanlara en çok faydası dokunandır düsturunu kendilerine rehber edinmiş, Allah (c.c.)’ın rızasını kazanmak için çalışan güzel insanlardan müteşekkildir.      Konya ve kırkın üzerinde İl’den toplam 217 STK temsilcisi ile 19 Mayıs saat 19.00 da Konya havaalanından Kosova Priştina’ya yaklaşlık 2 saat 15 dakikalık uçuştan sonra ulaştık. Programın icra edileceği Otel’e yerleştik.  Oda arkadaşı olarak Sürdürülebilir Çevre Derneği adına Şuayp Gökalp, İki Doğu- İki Batı Derneği adına katılan Yücel Kemandi kardeşlerimizle kalmamız plânlandığı için bizlerde büyük bir muhabbetle birlikteliğimizi sürdürdük. İlk günün sabahı oda arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız yürüyüşle Pirinayı, genel olarak gezme imkânına sahip olduk.     Programın Birinc... Devamı

BERÂTINI ALANLARDAN OLMAMIZ DUASI İLE...

2016-05-18 09:22:00
BERÂTINI ALANLARDAN OLMAMIZ DUASI İLE... |  görsel 1

BERÂTINI ALANLARDAN OLMAMIZ DUASI İLE…      Berât Gecesi, Kameri takvimin 8. ay'ı olan Şaban'ın 15. gecesidir. 21/22 Mayıs 2016 Cumartesiyi Pazar’a bağlayan gece, Berât Kandilidir. Bu vesile ile Berât Gecenizi tebrik eder, her iki cihanda kurtuluşa erenlerden olmamızı Yüce Mevla’dan niyaz ederim.      Berât kelimesi, sıkıntıdan, borçtan, suç ve cezadan kurtulmak, beri olmak anlamına ge­lir. tosir. Yani bugün 5/6 TemmuzBerât Gecesinde, günahlardan, işlenen manevi suçlardan kurtuluşumuz için ibadet-taat, dua ve niyaz içerisinde en güzel bir şekilde değerlendirmeliyiz. Berat Gecesinde, Berat edenlerden olmamızı Yüce Mevlâdan niyaz ederim. Hayatımızın her dönemini kulluk görevimizin bilinciyle geçirmeliyiz. Sadece önemli gün ve gecelerde değil, her zaman ibadetlerimizi yapmalıyız.     Berat Gecesinde, mağfirete ermek ve günahlardan temizlenmek için dua ve niyazlarımızı artırmalıyız. Yüce Allah (c.c.)’ın  bu gecede, dili ve kalbi ile kendisine yöne­lenleri, kendisinden bağışlanmalarını is­teyen Mü’minleri, affedeceğini, bağışlayacağını ümit ediyoruz. Yeter ki, Müslüman tam bir dil ve gönül bağı ile Al­lah (c.c.)'a yönelmiş olsun.      Bu gece, her insanının mukadderatının tayin edildiği bir dönüm zamanıdır. Çok feyizli, bereketli olan Berât gecesini uyanık bir şekilde geçirmemiz tavsiye olunmuştur. Gecesini ibadetle ihya eder, gündüzde de Oruçlu olursak güzel olur. Rabbimizden, bağışlanma, helâlinden geniş rızık, hastalıklarımıza şifa ve başka ne gibi dileklerimiz varsa dualarımızla istemeliyiz. Önemli gün ve gecelerde diğer günlerden daha fazla bir şekilde farzlara ilav... Devamı

KUR'AN VE SÜNNET ECZANESİNDE HER DERDE DEVÂ VARDIR

2016-05-10 10:42:00
KURAN VE SÜNNET ECZANESİNDE HER DERDE DEVÂ VARDIR |  görsel 1

KUR’AN VE SÜNNET ECZANESİNDE HER DERDE DEVÂ VARDIR      Müslümanlarının en çok ihtiyaç duydukları konulardan birisi, beklide en önemlisi, birlik ve beraberliktir. Birlik ve beraberlik ruhunu kaybeden toplumlar, her şeylerini kaybetmek zorunda kalırlar. Fertleri birbirine düşmüş milletler, yok olup gitmeye mahkûmdurlar. Tarih bunun en büyük şahididir. Dinimiz İslâm, birlik, beraberlik ve kardeşlik hukukunun önemini, fitne ve tefrikanın da son derece tehlikeli olduğunu açıkça belirtmiştir. İslâm, Tevhid (birlik ) dinidir, mensuplarının da birlik ve beraberlik içinde olmalarını emreder. Müslümanların ırk, dil, renk, bölge ve benzeri unsurlarla bölünüp parçalanmamalarını, Tevhid’in gereklerinden sayar. Kur’an ve Sünnet’te her sorunun mutlaka bir çözümü vardır. Bütün anlaşmazlıklar bu ana kaynaklara bağlı kalınarak çözüme kavuşturulmalıdır.      Kur’ân eczanesinde, her derde devâ vardır;      Son kullanma tarihi: Kıyâmete kadardır…        Cengiz Numanoğlu      Müslümanlar olarak dinimizin bu husustaki emirlerine uyup, yasaklarından kaçınırsak milletçe huzur içinde yaşayabiliriz. Bu sayede hem dünyada, hem ahirette mutlu oluruz. Âyet-i Kerîmelerde:“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.”“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her... Devamı

Mîrac Kandili

2016-05-02 14:56:00
Mîrac Kandili |  görsel 1

MÎRAC KANDİLİ      Malumunuz 03/04 Mayıs Salı’yı Çarşambaya bağlayan gece Mirac Kandili’dir. Bu vesile ile Mirac Kandilimizi tebrik eder, her iki cihanda kurtuluşa erenlerden olmamızı Yüce Mevla’dan niyaz ederim.      Mîrac; Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), Mekke döneminde bir gece, Zerreden Kürreye, her şeyin Yaratıcısının daveti üzerine gerçekleşen, sonsuz kudretinin eserlerini temaşa etmesi için önce Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yaptırılan hikmet yüklü bir yolculuk ve mucizevî bir buluşmadır. Recep ayının 27.gecesi Mîrac hadisesi vuku bulmuştur. Miraç bir arınma ve Allah’a yükseliştir. Mirac’ın lügat manası, yükselmek, yukarı çıkmak anlamlarına gelir. Erdem yolculuğu, kâmilliğe yükseliş hikâyesidir. Sadece Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve varlığın düzeylerinde, hakikat göğünün katmanlarında değil, insanlığın Allah’a ulaşan yolunun duraklarında da gerçekleşmiş kutlu bir yolculuktur.       Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.) gecenin bir anında, Mescidi Aksa’dan Cenab-ı Hakkın dilediği yüksekliğe çıkarılması hadisesine Mirac denir. Bir de İsra (gece yürüyüşü) vardır ki, Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)’in Mekke-i Mükerremedeki, Mescid-i Haramdan, Mescid-i Aksaya kadar olan yolculuğuna, “gece yürüyüşü” denir. Bu, gece yürüyüşü (isra) hadisesi Kuran-ı Kerim ile sabittir. İsra Sûresin 1.âyet-i kerimesinde: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye Muhammed kulunu Mescidi Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan mü... Devamı

AKL-I SELİM

2016-04-25 10:43:00
AKL-I SELİM |  görsel 1

AKL-I SELİM      Bir grup Akl-ı Selim Şuurlu Gençlik, Kur'an-ı Kerîm'i, Sünneti Seniyeye'yi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Örnek hayatını, güzel ahlâkını kendilerine rehber edinerek, Zaferin Allah (c.c.)’tan geldiği bilinci ile sefere çıkmışlardır.Bu Şuurlu Gençlik, Allah (c.c.), Rızası için çalışıp, sevgilerini ve buğuzlarını bu ana eksene uygun olarak oluşturarak hayatlarını anlamlı hale getirmenin mücadelesini vermektedirler.      Geçtiğimiz yıl, bir grup akl-ı selim, şuurlu, genç kardeşimiz bir araya gelerek; Akl-ı Selim Dergisini çıkarmışlardır.  Derginin ikinci yılında, geçtiğimiz günlerde de 5. Sayısını yayımlamışlardır. Emeği geçen genç kardeşlerimizi gönülden tebrik ederim. Gerçek anlamda takdiri hak eden dergiyi çıkaran kardeşlerimiz şu isimlerden oluşmaktadır:      “İmtiyaz Sahibi Haydar Keleş, Yazı İşleri Müdürü-Yayın Editörü Seyit Mehmet Ersöz, Dergi Komisyonu, Bünyamin Nokta, Fatih Okutan, Zeynep Sağlam, Hümeyra Tezcan, Süleyman Fatih Turhan ve Muhammed İsmail Eryılmaz.”      Akl-ı selim insanlar, er geç düze çıkarlar,     Onlar sonuçlar değil, sebeplere bakarlar… Tekme, tokat, yumruklar âcizlerin işidir, Oysa gerçek kahraman, akl-ı selim kişidir.      Akl-ı selim, fikrini, fikirlerle savunur,     Aklı elîm tekmeyle, yumruklarla avunur.                                       Cengiz Numanoğlu      &nb... Devamı

ROL MODEL, EN GÜZEL ÖRNEK, EFENDİMİZİN DOĞUMU

2016-04-19 09:49:00
ROL MODEL, EN GÜZEL ÖRNEK, EFENDİMİZİN DOĞUMU |  görsel 1

ROL MODEL, EN GÜZEL ÖRNEK, EFENDİMİZİN DOĞUMU         Rol Modelimiz, en güzel örnek, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 20 Nisan(12 Rebiul Evvel) 571 yılında Mekke de dünyaya gelmiştir. Dünya ya teşriflerinden bu güne kadar 1445 sene geçmiştir. Bu sene-i devriyesinde her zaman olduğu gibi O’nu yeniden anmanın hazzını ve şerefini yaşamaktayız. 14–20 Nisan tarihleri arasında Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri yoğun olarak devam etmiştir.Muhammedül Emin Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin örnek ahlâkını ve hayatını öğrenerek hayatımızı O’nun gösterdiği doğrultuda yaşamalıyız.    On dört asır evvel, yine böyle bir geceydi,  Kumdan, ayın on dördü, bir öksüz çıkıverdi!  Medyundur o mâsûma bütün bir beşeriyet...  Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.                                          Mehmet Akif Ersoy     Âyet-i Kerîmede:“Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzab Sûresi âyet:21) buyurulmuştur.      Âyet-i Kerîmede, Hz. Peygamber’in, Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlarda bulunmak isteyenler için mükemmel ve canlı bir örnek, en büyük fazilet numunesi olduğu anlatılmaktadır. Böylece, Resûlullah’ın, hislerine mağlup insanları memnun etmek ve onlara pratik değerden mahrum birtakım nazarî kaideler öğretmekle görevli olmayıp, onun hedefinin, insanlığa amelî kaideler öğretmek ve... Devamı

Muğla Gezisi

2016-04-11 17:53:00
Muğla Gezisi |  görsel 1

MUĞLA GEZİSİ      Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi,  “Yazılacak çok şeyimiz var ”  konu başlıklı gezi programlarını 2004 yılından beridir düzenli olarak devam ettirmektedir. Geçtiğimiz hafta sonu 25. Geziyi, Kültür ve Turizm’in Başkenti Konya’dan Turizm’in Kalbi Muğla’ya düzenlemiştir. Bir yıl içerisinde düzenli olarak yapılacak programlar önceden açıklanıp bildirilmekte, programlara ilgi duyanların katılmaları istenmektedir. Gezi programları da bu kapsamda gerçekleştirilmiştir.      Geziye TYB Konya Şube  Başkanımız ve aynı zamanda Muğla Basın İlân Kurumu Müdürü Mehmet Ali Köseoğlu, bendeniz Ömer Lütfi Ersöz, Melahat Ürkmez,Hüzeyme Yeşim Koçak, Anuş Gökçe, Sadık Gökçe, Cemil Paslı, İsmail Detseli, Nihat Abayhan, Zeki Oğuz, Salih Sedat Ersöz, Yücel Kemandi, Bedir Köseoğlu, Fikret Küçükmumcu, İbrahim Can, Mustafa Öcal, Bekir Şahin, Ahmet Demirel, Kazım Öztürk, Lütfi Ayhan, Muammer Ulutürk, Abdullah Harmancı, Ulvi Kubilay Dündar, Ali Fuat Baysal, Osman Bozdemir, Mucahit İyiyolbulan, Abdulkadir Yurtsever, Atilla Yaramış, Ümit Savaş Taşkesen gibi, gazeteci, yazar, akademisyen ve aile fertlerinden oluşan 46 kişilik bir heyet katılmıştır.      Cuma günü akşam saatlerinde çıktığımız yolculuğumuz çok keyifli geçti. İsimlerini yazdığım ve yazamadığım çok değerli kardeşlerimiz birbirinden özlü ve güzel konuşmalarını yol boyunca devam ettirdi. Bu sohbetler, şakalaşmalar, toplu yapılan ibadetler dostluklarımızın pekişmesine vesile olmuştur. Saat:04.00 Sularında Muğla Köyceğiz’deki otelimize yerleştik. Kısa süreli  bir istirahatten sonra sabah kahvaltı... Devamı

REĞAİB KANDİLİ VE ÜÇ AYLAR

2016-04-06 09:27:00
REĞAİB KANDİLİ VE ÜÇ AYLAR |  görsel 1

REĞAİB KANDİLİ VE ÜÇ AYLAR      Malumunuz Kamer’i yani Ay takvimine göre yılın yedinci, sekizinci ve dokuzuncu aylarından olan, Recep, Şaban ve Ramazan aylarına verilen isim Üç Aylardır. Kısmet olursa 7/8 Nisan Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece, Üç Ayların başlangıcı olan Recep ayının ilk gecesi ve aynı zamanda ilk Cuma gecesi olduğu için de Regaip Kandilidir.  Regaip, elde edilmesi arzu edilen şeylere ulaşabilmek için Allah’a çokça yönelme anlamına gelmektedir. Allah’ın rahmet, mağfiret ve bereketinin yoğunlukla hayatımıza inmesi, kulun da Yaratıcısına yönelerek bunları sıklıkla istemesinden dolayı bu adı almıştır.  Bu vesile ile içerisinde çok önemli geceleri barındıran mübarek üç aylarımızı ve idrak edeceğimiz Regaip kandilimizi tebrik eder, Âlem-i İslam’ın içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz ederim.       İçinde bulunduğumuz Mübarek üç ayların hemen başında, Reğaib kandili ile hayatımızı Manevi anlamda güzelleştirmemize bir fırsat olduğu bilinmelidir. Bu önemli günler, geceler ve aylar, bizlere; iyilik ve güzelliklere rağbet etmeyi hatırlatmakta; hayatımızla alakalı yeni kararlar alma imkânı sunmaktadır. Mesela: Namazlarını bir türlü istediği düzene koyamamış bir Müslüman için, üç aylık zaman dilimi kaçırılmayacak bir fırsattır. Üç ay boyunca namazlarını düzenli olarak kılmaya karar verip bu disiplinden taviz vermeyen kişi, namazdan kopmama adına önemli bir adım atmış sayılır. Gerçek anlamda şuurlu bir şekilde kılınan namaz, Müslüman’ı bütün kötülüklerden alıkoyar.       Rabbimiz ... Devamı

YAMAN DEDE

2016-03-28 12:08:00
YAMAN DEDE |  görsel 1

YAMAN DEDE      TYB Konya Şubemizin hafta sonu İl Halk Kütüphanesinde düzenlediği Programda; Yazar Sadık Yalsızuçanlar, Yaman Dede’yi anlattılar. Yoğun bir ilginin olduğu program, Şair, Yazar İsmail Detseli kardeşimizin Yaman Dede’nin; Gönül hun oldu şevkinden… Naat-ı Şerifini okuması ile başladı. Akabinde, Sadık Yalsızuçanlar muhteşem ve mükemmel anlatımları ile Yaman Dede’nin hayatını anlattılar.     Kayseri’nin Talas ilçesinde Rum bir ailenin çocuğu olarak 1887 yılında dünyaya geldiği, doğumundan kısa süre sonra Kastamonu’ya göç edip ilk tahsillerini orada yaptığı, daha sonra İstanbul Hukuk Fakültesini girip oradan mezun olduğunu, Yaman Dede’nin hayatı ‘Diyamandi’ Romanının yazım sürecinde yaşadıklarını ayrıntıları ile anlattı. Yaman Dede’nin asıl adının elmas anlamına gelen Diyamendi olduğunu ifade ettiler. Ayrıca Yaman Dede’nin aslında Yanar Dede olduğunu, Yakar Dede olduğunu,  Müslüman oluşunu, Allah, Peygamber aşkı ile dop dolu olduğunun hikâyesini anlattı. Yaman Dedenin, yanan bir kalb ile efkâr dolu, aynı zaman da Mevlânâ aşığı olduğunu, 42 yıl boyunca Müslüman olduğunu gizlemek zorunda kaldığını ve Müslüman olduğunu açıkladıktan sonra ise çok büyük sıkıntılar çektiğini, 1962 yılında gerçek âlem’e göç ettiğini aktardılar.      Allah, Muhamamed adını duyunca gözyaşına boğulan, bayılan var mı aranızda? Ya da hiç böyle birini gördünüz mü?  diyerek konuşmasına devam etti. Yaman Dede’nin böyle bir aşk ve muhabbet ile İslâm’a bağlı olduğunu çok güzel bir anlatımla aktardılar. Yazdığı mektupların edebî yönünün çok fazla... Devamı

TYB Konya Şubemizin 2016 Kültürel Etkinlikler Takvimi Açıklandı

2016-03-21 11:36:00
TYB Konya Şubemizin 2016 Kültürel Etkinlikler Takvimi Açıklandı |  görsel 1

TYB KONYA ŞUBEMİZİN 2016 KÜLTÜREL ETKİNLİKLER TAKVİMİ AÇIKLANDI      Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubemizin bir ferdi olmaktan dolayı ne kadar iftihar etsek azdır diye düşünüyorum. Çünkü yıllardır bıkmadan, usanmadan büyük bir sabır ve azimle Konya’mızın Kültür ve Sanat merkezi olması için çalışılmıştır. Öncü, lokomotif konumunda olan TYB Konya Şubemize emeği geçen üyesinden Başkanına her bir kardeşimi gönülden tebrik ediyorum. TYB Konya Şube Başkanımız Mehmet Ali Köseoğlu’nu da özverili, başarılı çalışmaları vesilesiyle de gönülden tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.      Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi, her yıl Mart ayında olduğu gibi, bu yılda 2016 Kültürel Etkinlikler Takvimini yazılı ve görsel basın ile paylaştı. Açıklanan takvime göre; kültür ve sanat etkinlikleri, her hafta Cumartesi günleri saat 14.00’ de İl Halk Kütüphanesinde gerçekleştirilecektir. Her yıl olduğu gibi, bu yılki etkinliklerde birbirinden değerli, zengin, bilgilendirici, gönül dünyamızı dolduran niteliktedir.      Etkinliklere baktığımız zaman, yediden yetmişe, bütün insanımıza hitap ettiğini, toplumumuzun genelini kucakladığını, istişareler sonucu ortak aklın kullanımı ile oluşturulmuş bir program şölenini görmekteyiz.      Etkinliklerin ilki geçtiğimiz Cumartesi günü; Gençlerle Mehmet Akif Paneliyle başlamıştır. Önümüzdeki Cumartesi gününden itibaren sırasıyla şöyledir: “Bir Aşk Eri Yaman Dede (Sadık Yalsızuçanlar), Yazarlar Buluşması, Yazılacak Çok Şeyimiz Var/Muğla'ya Gidiyoruz, Türk-Rus İlişki... Devamı

YENİDEN, ÇANAKKALE RUHUNA SAHİP OLMALIYIZ

2016-03-14 11:45:00
YENİDEN, ÇANAKKALE RUHUNA SAHİP OLMALIYIZ |  görsel 1

YENİDEN, ÇANAKKALE RUHUNA SAHİP OLMALIYIZ      Dünyanın bütün zalimleri, içerideki hainlerle birlikte, ecdadımız Osmanlıyı yıkmak için seferber oldukları gibi bugünde güzel ülkemiz Türkiye’yi bölüp parçalamak için bir araya gelmektedirler. Malumunuz, Abdülhamit Han cennet mekân güzel insana karşı, her türlü hainlikleri yapmışlardır. Yakın tarihimizin o dönemlerinde yapılmak istenenlerle bugünlerde yapılmak istenen aynı şeylerdir. Zerre kadar aklı, imanı, irfanı olan insanımızın bu oynanan oyunlara alet olmadığı gibi, bozmak için mücadele etmesi gerekmektedir. Güzel ülke Türkiye’miz üzerinde oynanmak istenen,  iç ve dış hainlerin planlarına karşı, dün olduğu gibi bugünde aynı anlayışla ve kararlılıkla karşı koymalıyız. Güzel ülkemiz Türkiye, görünürde içeride PKK, dışarıda PKK’ nın uzantıları olan PYD, YPG ve benzeri terör örgütleri ile mücadele etmektedir. Gerçekte ise ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İsrail, Rusya, Çin ve hatta İran gibi ülkelerle mücadele etmektedir. Bu ülkelerin içerisinde farklı düşünenler olmakla birlikte büyük çoğunluğu, ülkemizi bölmek için bütün terör unsurlarına yardımcı olmaktadırlar.      Çanakkale Savaşının 101. Seneidevriyesinde, yakın tarihimizde yaşadıklarımızdan büyük dersler çıkararak, Yedi düvelle olan mücadelemize en etkin şekilde devam etmeliyiz. Güzelim Ülke Türkiye’mizi bölmek isteyen iç ve dış bütün hainlere gereken cezalarını vermek için çalışmalıyız. Değerli kardeşlerim, zaman ve kişiler değişse de, Ülkemiz üzerinde gözleri olan dış g&uu... Devamı

ASIM'IN NESLİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN MÜCADELE ETMİŞ BİR GÜZEL İNSAN,

2016-03-07 15:48:00
ASIMIN NESLİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN MÜCADELE ETMİŞ BİR GÜZEL İNSAN, |  görsel 1

ASIM’IN NESLİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN MÜCADELE ETMİŞ BİR GÜZEL İNSAN, MEHMET AKİF ERSOY      Mehmet Akif Ersoy, yakın tarihimizin en önemli edebi şahsiyetlerinden biridir. O’nun çok önemli bir şahsiyet olması milletimizin inancını, acısını, heyecanını kalbinde duyarak, yazdığı şiirlerle gönül bağını oluşturup, hislerine tercüman olmasından kaynaklanmaktadır.      Mehmet Akif Ersoy, sağlam karakterli, olgun şahsiyeti ile Milletimizin gönlünde taht kurmuştur. Her birimize örnek bir Müslüman hayatı sergilemiştir. Çok güzel ve önemli olan eseri, SAFAHAT’ ı, kıymet bilen Milletimiz bu güne kadar sahiplenmiştir. Özlediği Asım’ın nesli gençler, inanıyorum ki, ideallerine bağlı kalarak gereken önemi verecekler ve sahip çıkmaya devam edeceklerdir. Merhum Üstad Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale Şehitlerine isimli Şiirinin bir bölümünde Asım’ın Neslinden veciz olarak şöyle bahsetmiştir:      Asım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek,      İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.      Mehmet Akif Ersoy 1873 (H.1289) yılının Aralık (Şevval) Ay’ında Fatih’te Sarı güzel Mahallesinde doğmuştur. Babası Arnavutluk’un İpek Kasabasından Tahir Efendi’dir. Annesi Emine Şerife Hanım ise, aslen Buharalı bir ailedendir. Aile Buhara’dan Anadolu’ya, önce Boyabat’ta yerleşmiş, sonra da Tokat’a göçmüştür.  Öğrenim hayatına henüz dört yaşında, Fatih Muvakkithânesi’nin yanındaki ibtidaî mektepte başlamış, iki yıl sonra da Emir Buhari Mekteb-i İptidaisi’ne geçmiştir. Bir yandan Maarif Nezareti’ne bağlı bu okula giderken, bir yandan da ... Devamı

Gençleri Zararlı Alışkanlıklardan Korumak İçin :Çalışmalıyız

2016-03-01 09:25:00

GENÇLERİ ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN KORUMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ      Malumunuz 1-7 Mart tarihleri Yeşilay Haftası olarak kutlanmaktadır. Yeşilay, sigara, içki, uyuşturucu v.b. diğer zararlı alışkanlıklar ile mücadele eden, insanımızı ve özellikle de gençleri, bahse konu olumsuzluklardan koruyup, kurtarmak için çalışan, Kamuya Yararlı bir Cemiyettir.      Yeşilay’ın çalışmaları, memleketimizin her tarafında faydalı olan, Ülke ve toplumumuz menfaatine hizmet eden çok yararlı gönüllü, sivil bir kuruluştur. Aslında her birimiz, birer Yeşilay gönüllüsü olmalıyız. Öncelikle kendi evlâtlarımızı ve aynı zamanda yakından uzağa ilkesince de, insanlarımıza, özelliklede gençlere ulaşarak her türlü zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlayıp, ahlâklı, dürüst fertler olarak yetiştirmeliyiz.      Madde bağımlılığı, neredeyse insanlık tarihi kadar eski olup, bu güne gelen ve insanlığın sağlığını bozan, tehdit eden, dünyanın en önemli sorunlarından biridir. Sağlıklı olmak; beden, ruh ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlanmaktadır. Bahse konu bu tanımı tamamen yok edip, bozabilen ana unsur madde bağımlılığıdır. Madde bağımlılığı, kişiyi bedenen bozmakta, vücuda fizyolojik yönden büyük zararlar vermekte, ruhen çökertmektedir. Madde bağımlıları, psikiyatri kliniklerinde tedavi edilmektedirler. Sağlığı bozulan fertlerin sosyal yönden de; aile içinde ve arkadaşlarla ilişkilerinin bozuk olması kaçınılmaz bir sonuçtur.      Bütün sağlık problemlerinde olduğu gibi, madde bağımlılığında tedavi maliyetleri, korunma maliyetlerinden çok yüksektir. Yaşam boyu madde kullanım oranları Erkeklerde % 3,5 Kadınlarda % 2,6 ol... Devamı

KELİME-İ TEVHÎD'E, İSLÂM'A KİLİTLENMELİYİZ

2016-02-23 12:50:00
KELİME-İ TEVHÎDE, İSLÂMA KİLİTLENMELİYİZ |  görsel 1

KELİME-İ TEVHÎDE, İSLÂM’A KİLİTLENMELİYİZ      Kelime-i Tevhîd, Kelime-i Şehadet, İslâm’ın beş temel şartının birincisi ve en önemlisidir. Kelime-i Şehadet, Kelime-i Tevhîd; İslâm’a girişin temel şartıdır. Diğer ibadetler bu temel üzerine bina edilip, kurulur. Kelime-i Tevhîd: “Lâ İlâhe İllallah, Muhammedurrasulullah” demektir. Anlamı: “Allah ‘tan başka İlâh yoktur, Muhammed, Allah’ın elçisidir.”  Kelime–i Şahadet: “Eşhedü enlâ ilâhe illellah ve eşhedü enne Muhammed en abdühü ve Rasüluh” demektir. Anlamı: “Ben şahitlik ederim ki, Allah(c.c.)’tan başka İlâh yoktur. Ve yine şahitlik ederim ki, Hz. Muhammed (s.a.s.) Allah(c.c.)’ın kulu ve elçisidir.”  Kişi, Kelime-i Şehadeti kendi hür iradesi sonucunda, dili ile söyleyip, kalb-i ile de tasdik ederse Müslüman olmuş olur.      Müslümanlar; dünya ‘ya, maddeye, mevki ve makama değil, Kelime-i Tevhide, Allah (c.c.)’a kilitlenmek zorundadır. Bugün dünya Müslümanlarının yaşadıkları olumsuzluklar, kilitlenmeleri gerekenden uzak oluşları ve aynı zamanda dünyaya meyilli olup, dünya ya kilitlenmelerinden kaynaklanmaktadır.      Âyet-i Kerîmede:“Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır.” (Ali İmran Sûresi âyet:85)        Dinin esasına taalluk eden temel prensipler, vahye dayanan bütün dinlerde aynıdır. Değişiklikler daha ziyade ibadetler ve beşerî münasebetler konusunda olup, bu değişiklikler, insan topluluklarının tekâmül etmiş olmasının bi... Devamı

ASIMIN NESLİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ

2016-02-16 11:52:00
ASIMIN NESLİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ |  görsel 1

ASIMIN NESLİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ      Öncelikle eğitim-öğretim yılının ikinci döneminin; Öğretmen, Öğrenci ve Velilere hayırlı olmasını Yüce Mevlâdan niyaz ederim. Bir milletin ilerlemesinde Maddi ve Manevi güzelliklere sahip olmasındaki en etkili gücün Eğitim-Öğretinden geçtiği aşikârdır. Bilgiye sahip olanlar, başarıya da ulaşırlar. Eğitim ve öğretim bir milletin ilerlemesinde ve cehaletin giderilmesinde en etkin yöntemdir.   Güzel Ülkemiz Türkiye de son yıllarda çok güzel hizmetler yapılmıştır.  Özgürlüklerin önü açılmış,  kardeşliğin temini için adımlar atılmış,  barıştan yana uygulamalarla, insanlarımızın her birine değer verilmiş, Meslek Lisesi Mezunlarına uygulanan; Katsayı adaletsizliği  giderilmiş, Meslek Liselerinin Orta Kısımları açılmış, Hafızlık ile ilgili engeller kaldırılmış, Kesintisiz eğitim, kesintili hale dönüştürülmüş, Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler seçmeli ders olarak,  Orta Okul ve Liselere konulmuş, Yıllardır kanayan bir yaraya, neşter vurulup, Başörtüsü yasağı kaldırılarak, bütün kamu kurum ve kuruluşlarında serbest bırakılmıştır.      Okullardaki seçmeli Kur'an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerine müracaat için zaman daralmaktadır. Asım’ın nesli gençliği yetiştirmemiz için, hem ebeveynler, hem öğretmenlerimiz, idarecilerimiz ve toplumumuzdaki bütün duyarlı kardeşlerimize çok büyük görevler düşmektedir. Veliler, kesinlikle, bu hafta sonu Lise öğrencileri için son bulacak seçmeli ders fırsatını iyi değerlendirerek, Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamberi... Devamı

İDARECİLER, İSTİŞAREYE VE ELEŞTİRİYE AÇIK OLMALIDIRLAR

2016-02-08 15:04:00
İDARECİLER, İSTİŞAREYE VE ELEŞTİRİYE AÇIK OLMALIDIRLAR |  görsel 1

İDARECİLER, İŞTİŞAREYE VE ELEŞTİRİYE AÇIK OLMALIDIRLAR       Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.); biz Müslümanlar için en güzel örnektir. Kur’an-ı Kerîm’i en iyi anlayıp, en iyi yaşayandır.  Bizlerde, Peygamber Efendimizi örnek alarak güzel bir hayat yaşamalıyız. Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz, işlerini istişare ile yani danışarak yapardı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.); herhangi bir konuda karar vermeden önce, konuyu iyi bilen kimselerle istişare ederek, fikir alış-verişinde bulunurdu. Yüksek Liderlik ve İdarecilik kabiliyetlerine sahip olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.); sahabelerini bir hükümdar anlayışı ile yönetmemiş ve istişareyi de hiçbir zaman terk etmemiştir.      Âyet-i Kerîmelerde:“…Onların işleri, aralarında danışma iledir...” (Şura Sûresi âyet:38)  Bu âyet, İslâmî idare şeklinin, Müslümanların kendi aralarından seçecekleri şûranın kararlarına dayandığına delil olarak gösterilmiştir.      “…(Ey Peygamber) iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.” (Ali İmran Sûresi âyet:159)  Şûrâ (meşveret, danışma) prensibinin İslâmiyette önemli bir yere sahip olduğu âyette açıkça ifade edilmiştir. “Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzab Sûresi âyet:21)  buyrulmuştur.      Âyette, Hz. Peygamber’in, Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak davranışlarda bulunmak ist... Devamı