BİRLİK VE BERABERLİK RUHU

2016-11-30 09:20:00
BİRLİK VE BERABERLİK RUHU |  görsel 1

BİRLİK VE BERABERLİK RUHU     Birlik ve beraberlik ruhuna sahip olanların gerçek anlamda kurtuluşa ermeleri, tefrika belasına düşenlerin de yok olup gitmeye mahkûm olduklarını Sünnetullahın bir gereği olarak biliyoruz. Son günlerde yaşadıklarımız karşısında en çok ihtiyaç duyduğumuz konulardan birisi, beklide en önemlisi, birlik ve beraberliktir.     Güzel Ülke Türkiye’miz üzerinde, içeriden ve dışarıdan hainlerin oynadıkları çirkin oyunları gören aklıselim insanlarımız kenetlenerek, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırmalı, bütün sıkıntılarımızı aşmak için birlikte mücadele etmeliyiz. Birlikte mücadele ettiğimiz sürece, düşmanlarımız kaybetmeye mahkumdurlar. Bu gerçeği fiili olarak yakın tarihimizde yedi düvele, hem Çanakkale geçilmez diyerek, hem de 15 Temmuz darbe girişiminde, Ellerinde Uçak, Helikopter, Tank, Top ve Silah olan hainlere, birlik ve beraberlik ruhunu yakalayan Milletimiz, sivil direnişi ile karşı durarak başarılı Olmuştur.Dün silahlarla yapamadıklarını, bugün ekonomik yollardan yapmaya çalışıyorlar. Paramıza ve değerlerimize sahip çıkararak bu oyunlarını da bozmalıyız. Herkes üzerine düşen görevi mutlaka yapmalıdır. Allah(c.c.), inananların yardımcısıdır.       Âyet-i Kerîmelerde: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine (İslam’a) sarılın, ayrılmayın, Allah’ın size olan nimetini anın; düşmandınız, kalpleriniz arasını uzlaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar” “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp... Devamı

ÖĞRETMENLERİMİZ, ELLERİ ÖPÜLMESİ GEREKEN İNSANLARDIR

2016-11-21 11:18:00
ÖĞRETMENLERİMİZ, ELLERİ ÖPÜLMESİ GEREKEN İNSANLARDIR |  görsel 1
ÖĞRETMENLERİMİZ, ELLERİ ÖPÜLMESİ GEREKEN İNSANLARDIR |  görsel 2

ÖĞRETMENLERİMİZ, ELLERİ ÖPÜLMESİ GEREKEN İNSANLARDIR      Eğitim-Öğretim, bir milletin ilerlemesinde, cehaletin giderilmesinde en etkin ve en vazgeçilmez bir yöntemdir. Gençlerimizi eğitip yarınlara hazırlamak Öğretmenlerimizin asli görevleridir. Öğretmenlerimiz, elleri öpülmesi gereken güzel insanlardır. Bu güzel insanları, her zaman hatırlayıp hayırla yâd etmek durumundayız. Sembolikte olsa, Öğretmenlerimizin, yılda bir defa maddi ve manevi ihtiyaçlarının konuşulup, hatırlanıp çözümüne yardımcı olunması da güzeldir. Uzunca bir dönem Öğretmen olarak görev yapmış bir kardeşleri olarak, Öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü canı gönülden kutluyorum.      İslam, ilim alanında devamlı olarak ilerlemeyi bütün Müslümanlara farz kılmıştır. Zira İslam’ın nazarında insanlığı yücelten ve ayakta tutan yegâne unsur ilimdir. Dinimiz İslam, okumaya, araştırmaya, düşünmeye büyük yer ve önem vermiştir. Allah (c. c.) ilk emrinde “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku.”  (El- Âlak Sûresi âyet:1) buyurmuştur. İnsanları ilme teşvik eden şu Ayeti-i Kerime ne kadar geniş bir anlam taşır : “(Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.” (Zümer Sûresi âyet:9)      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s. a. s.) ilmin yüce değerini şu şekilde ifade buyurmuştur: “ İlim, İslam’ın hayatı ve imanın direğidir.” “İlim, beşikten mezara kadar bütün Müslümanlara farzdır.” “İlim, Çin’de bile olsa alınız.” “Dünyayı isteyen ilme, ahireti isteyen ilme, her ik... Devamı

Kur'an Ve Sünnet İlişkisi

2016-10-27 12:59:00
Kuran Ve Sünnet İlişkisi |  görsel 1

KUR’AN VE SÜNNET İLİŞKİSİ      TYB Konya Şubemizin İl Halk Kütüphanesinde düzenlediği 'Kur’an ve Sünnet İlişkisi' Konferansında değerli Kardeşim, NEÜ. İlahiyat Fakültesi Dekan yardımcısı Prof. Dr. Fikret Karapınar’ı büyük beğeni ile dinledik. İçerik ve üslup itibariyle çok özlü, güzel Konferansları sebebiyle Fikret Karapınar’a, bu organizeyi yapan TYB Konya Şube Başkanı M. Ali Köseoğlu’na,  emeği geçenlere, katılımcılara kalb-i Şükran’larımı sunarım.      Prof. Dr. Fikret Karapınar Konferansta ana hatları ile şu gerçekleri ifade etti: “Vahiy ile peygamberlik diğer bir ifadeyle Kur’an ile sünnet birlikteliği, et ile tırnak veya tohum ile toprak gibidir. Zira insanlık tarihi incelendiğinde hiçbir İlâhî Kitap Peygambersiz gönderilmemiştir. Bundan dolayı, Allah’ın gönderdiği Kitabı, aramızdan seçtiği Peygamberinin aracılığına başvurmadan anlamaya çalışmak ya da Vahiysiz bir Peygamber telakkisi oluşturmak yanlış bir din anlayışının ortaya çıkmasına yol açacaktır. Hadissiz din, Peygambersiz din demektir. Bu da yeni bir din icat etmek anlamına gelir. Bu yanlıştan da kesinlikle kaçınmak, uzak durmak gerekir.      Vahiy denilince ilk akla gelen Kur’an’dır. Ancak; hadisin/sünnetin de Vahiy ile önemli bir ilgisinin olduğu da aşikârdır.      İslâm, Kur’an ve Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin sünneti olmak üzere iki temel kaynağa dayanmaktadır. Dinin sahibi olan Allah, Kur’an’ı gönderirken Peygamberini de, İslâm’ın insanlar tarafından nasıl yaşanacağını göstermesi için görevlendirmiştir. Sünnet, dinin insan yaşamına formüle edilmiş biçi... Devamı

İstişarenin Önemi

2016-10-24 16:44:00
İstişarenin Önemi |  görsel 1

İSTİŞARENİN ÖNEMİ      Geçtiğimiz Cuma akşamı Hz. Pir’in hemen yanı başında; Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Abdüssettar Yarar’ın daveti üzerine, Yardımcılarının da katıldığı İstişare toplantısına basın mensubu kardeşlerimiz ile birlikte katıldık.      Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü  Sayın Abdüssettar Yarar,  Yaklaşık olarak dokuz yıl aradan sonra yeniden atandığı görevini en iyi şekilde yapmak düşüncesiyle, nerede kalmıştık demeden, beyaz, ak bir sayfa açarak güzel hizmetler yapmak istediğini ifade edip, davete katılan basın mensuplarını tek, tek dinleyip bütün önerileri not etmiştir. Gerçekten samimi, çok verimli güzel bir İstişare toplantısı gerçekleştirdik.      Basın mensupları ile yapılan toplantıda, bütün arkadaşlar çok önemli önerilerde bulundular. Şahsıma söz verildiğinde âcizane şu öneri sundum. Öncelikle böyle güzel bir istişare amaçlı toplantı düzenlemeleri sebebiyle kalb-i şükranlarımı sundum. Güzel ülke Türkiye’mizin kadim şehri Başkenti Konya’mızın Kültür ve Turizm konularında görüşlerimi, önerilerimi aktardım.      Öncelikle 7-17 Aralık  Şeb-i Arus etkinliklerinin, halkımızın taleplerine yeterli cevap verecek şekilde zenginleştirilmesinin daha olumlu sonuçlar doğuracağını,      Hz. Pîr Celaleddin-i Rûmî’nin Konya’mıza teşrifleri olan 03 Mayıs etkinliklerini bir hafta boyunca bir festival havasında yapmamız gerektiğini,      Mevlevi şehirlerin buluşmalarının gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu,      Dünyada en çok ... Devamı

İSLÂM, EŞİTLİĞİ DEĞİL ADALETİ EMREDER

2016-10-17 13:21:00
İSLÂM, EŞİTLİĞİ DEĞİL ADALETİ EMREDER |  görsel 1

İSLÂM; EŞİTLİĞİ DEĞİL ADALETİ EMREDER      Adalet; her hak sahibine hakkını vermektir. Eşitlik ise; hak etmese de, hak edenle aynı payı almaktır. Hak etmeyene, hak vermek Zulümdür. Her eşitlik isteyen, adalet istiyor diyemeyiz. Bu anlamda birçok kişi, eşitlik ile adaleti bir sayıp, birbirine karıştırmaktadırlar. Esasen, mutlak eşitlik, her şeyin her yönden aynı olması, adalete zıttır.      Adaletin olmadığı yerde ise haksızlık ve zulüm vardır.Feministler, kadın erkek eşitliği veya eşitsizliğinin giderilmesi üzerinden yoğun bir mücadele etmektedirler. Ancak, gerçek anlamda başarılı olabilmeleri mümkün değildir. Çünkü bu mücadeleleri fıtrata aykırıdır. Kadın ve erkek İnsan olarak yaratılıp, aynı şekilde muhatap alınmışlardır ama özellikleri her konuda aynı olmayıp birbirlerine üstün olduğu hususlar söz konusudur.      İslâm’a göre; Erkek, ailenin Reisi, Sorumlusudur. Bu yönüyle baktığımız zaman kadın’a karşı üstünlüğü tartışılmazdır. Ancak, Kadın da, şefkat ve merhamet v.b. özellikleri bakımından erkekten üstündür. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Hadis-i Şeriflerinde: “Cennet annelerin ayakları altındadır.” (Nesâî, Cihad, 6)     “Ey Allah'ın Resulü! İnsanlar arasında iyi davranmama en çok layık olan kimdir?” diyesoran sahabeye cevap olarak; “annendir”, buyurdu. “Sonra kimdir?” sorusuna yine,“annendir”, “sonra kimdir?” sorusuna ise;“sonra babandır”, cevabını vermiştir.” (Buhari, Edep,2; Müslim, Birr,1)      İnsan olarak yaratılmış olan erkek ve kadının her yönüyle eşit olmaları mümkün değildir. En çok sevgiye layık Anneler olduğun... Devamı

Takrizleri İçin Prof. Dr. Ali Akpınar'a Şükranlarımı Sunarım

2016-10-10 11:09:00
Takrizleri İçin Prof. Dr. Ali Akpınara Şükranlarımı Sunarım |  görsel 1

TAKRİZLERİ İÇİN PROF.DR. ALİ AKPINAR’A ŞÜKRANLARIMI SUNARIM        Konya İl Müftüsü Değerli Kardeşim Prof. Dr. Ali Akpınar, "Muhammedül Emin Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) Efendimiz’in Hayatı" İsimli Eserime 'Takriz' yazarak katkıda bulunmuşlardır. Kitabıma katkıları için kalb-i şükranlarımı sunarım. Allah(c. c.), ebeden Razı Olsun. Kitabıma yazdıkları ‘Takriz’i siz değerli okuyucularıma sunmak istiyorum:        O’NU KONUŞMAK, O’NUNLA KONUŞMAK GİBİDİR        “O’ndan bahsetmek O’nunla konuşmak, O’nu anlamak ve anlatmak ise O’nunla yaşamaktır. Öyle olmalıdır. Yoksa O’nu konuşmak, yalnızca O’nun hakkındaki bilgileri toplamak ve aktarmak değildir. Zira O’nu anlamak, O’nun izinde O’nun gibi olmaktır. Sağlam inancı ile güzelim muhteşem ahlakı ile yaşayan ve yürüyen Kur’ân olmaktır.        O’ndan bahsedenler, O güzelin güzellikleriyle sözlerini güzelleştirmekte ve sözlerine değer katmaktadırlar. O’ndan bahsetmek zordur, O’nunla ilgili doğru bilgilere sahip olsak bile, o bilgileri O’nun güzelliğine layık kelimelerle anlatmak elbette kolay değildir. Ama ne yapalım ki, Yüce Rabbimiz O’nu bize elçi göndermiş, O bizden biri olarak bize gelmiş ve bize nümune-i imtisal olmuştur. Onun için gücümüz nisbetinde O’nu anlamak zorundayız, O’nu yaşamak ve yaşatmak zorundayız. O’nu yaşatmak için de O’nu anlatmak zorundayız. Aczimizi itiraf ederek O’nu anmaya ve anlatmaya devam edeceğiz elbette.        O,  Yüce Rabbimizin, Allah şahit ki Muhammed Allah&rsqu... Devamı

Takrizleri İçin Prof.Dr. Ramazan Altıntaş'a Şükranlarımı Sunarım

2016-10-05 09:35:00
Takrizleri İçin Prof.Dr. Ramazan Altıntaşa Şükranlarımı Sunarım |  görsel 1

TAKRİZLERİ İÇİN PROF.DR. RAMAZAN ALTINTAŞ’A ŞÜKRANLARIMI SUNARIM        Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Değerli Kardeşim Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, "Ayetlerin Işığında Peygamber Kıssaları ve Helak Olan Kavimler" İsimli Eserime 'Takriz' yazarak katkıda bulunmuşlardır. Kitabıma katkıları için kalb-i şükranlarımı sunarım. Allah(c. c.), ebeden Razı Olsun. Kitabıma yazdıkları ‘Takriz’i siz değerli okuyucularıma sunmak istiyorum:        “Hidâyet, Allah’ın insana doğru yolu göstermesidir. İnsan ancak, hidayetle kendini güvende hissedebilir. İlâhi risâletin tarihinde bu yol gösterme faaliyeti, mecazi anlamda başta bizzat Kur’an olmak üzere; peygamberler, akıl, kevnî âyetler, ka’be ve âlimler gibi vasıtalarla gerçekleştirilmiştir. Hidâyet vasıtaları içerisinde yer alan peygamberlerin hidâyeti;  sebeplilik ve çağrıya dayanır. Kur’an-ı Kerim’de bu konuyla ilgili pek çok âyet vardır. Bunlardan bazı misâller şöyledir: “Her kavmin bir yol göstericisi vardır.”[1]  “Hiçbir ümmet yoktur ki, ona uyarıcı gönderilmiş olmasın.”[2] Bu ayetlerden açıkça anlıyoruz ki,  Allah toplumları bilgilendirmek için, onların içinden; akıl, doğruluk, güvenilirlik, temizlik, ileri görüşlülük ve cesaretlilik gibi üstün yetenek ve faziletlere sahip kimselerden peygamberler seçip göndermiştir. Peygamberlik çalışıp çabalamakla elde edilmez, ilâhi bir hibedir. Allah, insanlar içerisinden istediği kullarını bu işle görevlendirmiştir. Artık, Ahzap Sûresi’nun 40. âyetinde vurgulandığı gibi,  Hz. Peygamberle bi... Devamı

YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN

2016-09-19 12:06:00
YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN |  görsel 1

YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN      Yeni eğitim-öğretim yılı, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize hayırlı olsun. 19 Eylül 2016 Pazartesi günü İlk ve Orta Öğretim Kurumlarımızda 2016-2017 eğitim-öğretim yılı başlamıştır. Bazı Üniversitelerimizde de eğitim- öğretime başlanmıştır. Genel olarak Üniversitelerimiz, önümüzdeki hafta başında eğitim-öğretime başlayacaklardır. Bu vesile ile bütün öğrencilerimize başarılar dilerim.      Eğitim- Öğretim ’in önemini her birimiz en iyi şekilde bilmekteyiz. Bir milletin ilerlemesinde Maddi ve Manevi güzelliklere sahip olmasındaki en etkili gücün Eğitim-Öğretinden geçtiği aşikârdır. Bilgiye sahip olanlar her alanda başarılı olurlar. Eğitim ve öğretim, bir milletin ilerlemesinde ve cehaletin giderilmesinde en etkin yöntemdir.      Gençlerimize, milli, manevi ve ahlaki değerlerimize bağlı kalacakları, bununla beraber teknolojinin yararlı özelliklerinden de faydalanabilme imkânlarının sunulduğu çok güzel ortamlar hazırlanmış, hazırlanmaya da devam edilmektedir. Gerek okulda, gerekse okul dışında internetten bilgiye kolay bir şekilde ulaşılmaktadır. Öğrencilerimizin teknolojinin başında saatlerce kalması birçok sakıncayı da beraberinde getirmektedir. Teknolojiden faydalanma imkânları, kontrol altında, belirli sürelerle sınırlı olarak sunulmalıdır.       Öğrencilerimizin çok iyi eğitim almaları için uğraştığımız gibi, dürüst, ahlâklı olarak yetiştirmeye, gerçek anlamda özen göstermeliyiz. Her türlü kötülükle mücadele etmeliyiz. Alkol, Uyuşturucu, Sigara, Fuhuş v.b. olumsuzluklardan evlatlarımızı uzak tutarak sorumlu kişiler olara... Devamı

KONYA'DA MEDFUN PEYGAMBERLER

2016-09-06 14:48:00
KONYADA MEDFUN PEYGAMBERLER |  görsel 1

KONYA’DA MEDFUN PEYGAMBERLER      Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde, Konya Büyükşehir Belediyesi, S.Ü. Selçuklu Araştırmaları Merkezi ve Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Derneği ile her hafta Cumartesi günleri düzenli olarak, Koyunoğlu Eski Konya Evinde programlar düzenlenmektedir. Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen Programda, Av. Serdar Ceylan- Ahmet Çelik  ‘Konya’da Medfun Peygamberler’ hakkında belgelere dayalı bilgiler verdiler.      Kadim güzel Şehir Konya, Âlimler, Velîler ve Nebîler şehridir. Konya’mız her şehre nasip olmayan bu özellikleriyle hatırlana gelmektedir. Kaynak eserlerde; Konya'da 360 (üç yüz altmış) kadar Veli, 14 (On dört ) Peygamberin de medfun  olduğu, ayrıca Ulemâ merkezi denildiği de bilinen gerçeklerdendir. Mekânların şerefi, orada bulunanların şerefiyle ölçülür. Şehirleri, şehirde yaşayan, şehirleri yaşayan ve yaşatan insanlar şereflendirir. İlim-irfan, tarih-kültür şehri Kadim Konya’mız da nice değerli güzel insanı, bağrına basmış ve bağrından çıkarmıştır. Vefa gereği geçmişten günümüze güzel insanlarımızı hatırlamamız, sahip çıkmamız elzemdir.       Av Serdar Ceylan; “Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar mevcut olan birçok hazireyi bugün kaybettiğimizi ifade etmiştir. Konya'da eskiden 38 civarında kabristan olduğunu, bu kabristanların çoğunluğunun zamanla tahribata uğradığını, bazılarının yerine okul, bazılarının yerine park yapıldığının bilindiğini ifade etmiştir. Bahse konu kabristanlardan bazılarının, Beyhekim Mezarlığı, Şems Mezarlığı ve Garipler Mezarlığı olduğunu belirtmiştir. Konya, Veliler, Âlimler ve Nebiler şehridir. Fakat zamanla pek ç... Devamı

ÖRNEK ŞAHSİYET VEYİS ERSÖZ VE ESERLERİ

2016-08-23 11:47:00
ÖRNEK ŞAHSİYET VEYİS ERSÖZ VE ESERLERİ |  görsel 1

ÖRNEK ŞAHSİYET VEYİS ERSÖZ VE ESERLERİ    Geçtiğimiz hafta sonu amcam Veyis Ersöz’e TYB Konya Şubemiz tarafından Vefa gecesi düzenlenmiştir.  Başkanlığını Salih Sedat Ersöz ‘ün yaptığı Panelde Muhterem Abdullah Büyük Hoca Efendi, Konya eski Büyükşehir Belediye Başkanı Halil Ürün Beyler Veyis Ersöz ile ilgili hatıralarını ve düşüncelerini anlattılar.      Son bölümde amcam Veyis Ersöz, Babam Seyit Mehmet Ersöz, Kardeşim Fevzullah Ersöz, bendeniz Ömer Lütfi Ersöz, Gazeteci İhsan Kayseri, torun Veyis Ersöz ve Mehmet Emin Parlaktürk Hoca Efendi konuşmaları ile katkı sağlamışlardır. Bu yılın ilk günlerinde Konya Aydınlar Ocağı, geçtiğimiz cumartesi günü de TYB Konya Şubemiz amcam Veyis Ersöz’e Vefa gecesi düzenlemişlerdir. Destek veren, katılan bütün kardeşlerimize kalb-i şükranlarımı sunarım. Rabbimiz, her birinden Razı olsun.      Çok değerli amcam Veyis (Veysel) Ersöz 1926 yılında Konya’mızın Akviran nahiyesinde, yeni adıyla Akören ilçesinde doğdu. İlk tahsilini Akviran da, Ortaokul ve Lise tahsilini ise Eskişehir-Çifteler Köy Enstitüsünde tamamlamıştır.1945 yılında Öğretmen olarak başlamış olduğu mesleğini 30 yılı aşkın bir süre sürdürdü. Kendi isteği ile 1976 yılında emekliye ayrılmış olup, Öğretmenlikteki hizmet yılından daha çok sivil toplum örgütlerinde aktif olarak çalışmıştır.      Amcam Veyis Ersöz, aile den aldığı dini bilgilerinin üzerine hep yenilerini ilave etmenin gayreti içinde olmuştur. Öğretmenliğe başladığı yıllar, dini bilgilerin öğretilmesinin yasak olduğu, öğretenlere eza ve cefaların yapıldığı ceberrut bir dönemdir. Konya... Devamı

MUHAMMEDÜL EMİN ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ V

2016-08-15 14:51:00
MUHAMMEDÜL EMİN ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ V |  görsel 1

MUHAMMEDÜL EMİN ÂLEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM EFENDİMİZİN HAYATI     Muhammedül Emin Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Efendimiz’in Hayatı İsimli Kitabım Yayımlandı. Öncelikle hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederim.Muhammedül Emin Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Efendimiz’in Hayatı isimli kitabımdan önce,Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları ve Helâk Olan KavimlerileDamıtılmış Damlalar isimli eserlerim yayımlanmıştı. Bu eserlerimi, amel defterimin öldükten sonrada kapanmamasını, insanlarımıza faydalı olup, Rabbimizin Rızasını kazanmayı düşünerek değerli okuyucularımıza sunmuş bulunuyorum.        Kâinatı ve içindeki zerreden kürreye her şeyi en mükemmel  bir şekilde yaratıp insanoğlunun emrine veren, Habibi Edibi, İki Cihan Güneşi Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz’e Ümmet olma şerefini  bizlere ihsân eden Yüce Mevlâ’mıza sonsuz hamdü senalar olsun!.. Peygamberimiz Hz Muhammed(s.a.s.)’in örnek hayatını tam ve doğru olarak öğrenip, O’na uygun bir hayat yaşamalıyız. Kendimiz okuduğumuz gibi evlatlarımıza, yakınlarımıza Peygamberimiz(s.a.s.)’in hayatı ile ilgili en az bir eseri okutmalıyız. Naçizane bu eserimi de siz değerli okuyucularıma ve özelliklede genç yavrularımıza faydalı olmak düşüncesiyle yayımlamış bulunuyorum. Ümit ediyorum ki, bu güzel ve faydalı bilgileri öğrenir ve hayatımızı güzel ahlâk sahibi olarak yaşarız.      Efendimiz ile ilgili bazı âyet-i kerimelerde şöyle buyrulmuştur: “(Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ Sûresi âyet:107)” ... Devamı

BU GÜNEŞ BATMAYACAK TÂ Kİ MAHŞERE KADAR

2016-08-08 12:46:00
BU GÜNEŞ BATMAYACAK TÂ Kİ MAHŞERE KADAR |  görsel 1

BU GÜNEŞ BATMAYACAK, TÂ Kİ MAHŞERE KADAR        Geçtiğimiz Pazar günü seksen bir vilayetimizde ve yurt dışındaki birçok ülkede, Milli İrade Nöbetimizi Taçlandırdığımız, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin zirve yaptığı, dost’a güven, düşman’a korku veren, her görüş ve düşüncedeki milyonların buluşması, tek kelime ile muhteşemdi.      İstanbul da toplanan yaklaşık beş milyon kardeşimize; Cumhur Başkanımız SayınRecep Tayyip Erdoğan, TBBM Başkanı Sayın İsmail Kahraman, Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakanımız SayınBinali Yıldırım, Ana Muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve Genel Kurmay Başkanımız Sayın Hulusi Akar hitap etmişler, birlik ve beraberlik içinde olduklarını, bir daha fetret dönemi  yaşatmayacaklarını hep birlikte haykırmışlardır.      Geçtiğimiz pazar günü, Güzel Ülke Türkiye’mizin seksen bir Vilayetinde elli milyon kardeşimiz bir araya gelmiş, birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışan iç ve dış hainlere, düşmanlarımıza çok net bir tavır konulmuş, hak edenlere gerekli cezaların verileceği haykırılmıştır. Hamd olsun ki, bizlerde Milli İrade Nöbetimizi hiçbir zaman aksatmadan devam ettirdik, yirmi yedinci gecede fiilen bitecek olsa da,  bundan sonrası içinde uyanık olup, gücümüz nisbetinde kardeşlerimizi bilgilendirerek dayanışmayı devam ettireceğiz.      Konya’mızın Mevlâna Meydanındaki coşku da hiç eksilmeden devam etti. Milli İrade Nöbetimizi taçlandırdığımız  24.  Günde kadim dostum, Ak Parti Yozgat Milletvekili Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ, Ak Parti Konya Milletvekili,  Genel Başkan Yardımcısı abimiz Say... Devamı

BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN

2016-08-01 12:14:00
BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN |  görsel 1

BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN        Müslüman Milletimiz, farklı görüş ve düşüncedeki kardeşlerimiz, Cuntacıların darbe girişimine, birlik ve beraberlik içinde dayanışma göstererek dur demiş, darbecilere darbe yapmıştır. Allah (c.c.)’ın yardımı Mü’minlerin üzerinedir. Birlik ve beraberlik ruhunu koruduğumuz sürece, hiçbir beşeri güç Milletimizi mağlup edemeyecektir. Tarih, bunun en büyük şahididir.      Cenab-ı Allah (c.c.) âyet-i kerimelerinde: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine (İslam’a) sarılın, ayrılmayın, Allah’ın size olan nimetini anın; düşmandınız, kalpleriniz arasını uzlaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar” (Al-i İmran Sûresi âyet:103)       “Şüphesiz, Mü’minler birbirleri ile kardeştir; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan sakının ki size acısın.” (Hûcürat Sûresi âyet:10)  buyrulmuştur.      Doğrusu biz Müslümanlar olarak dinimizin bu husustaki emirlerine uyup, yasaklarından kaçındığımız sürece milletçe huzur içinde yaşayabiliriz. Bu sayede hem dünyada, hem ahirette mutlu oluruz.      Dinimiz İslam, insanları kesinlikle ırk, renk, soy ve cinsiyet ayrımına tabi tutmadan aynı anlayışla kucaklamaktadır. Birlik ve beraberliğin olmadığı yerde tefrika vardır. Tefrika, girdiği cemiyetlerde, itimat ve emniyet, hürmet ve muhabbet, şefkat ve merhamet gibi her türlü ahlaki güzellikleri ortadan kaldırır. Bu hususu İstiklal Marşımızın şairi merhum Mehmet Akif Ersoy,... Devamı

ŞER GİBİ GÖRÜNEN BAZI ŞEYLERDE HAYIR, HAYIR GİBİ GÖRÜNENLERDE DE

2016-07-25 12:52:00
ŞER GİBİ GÖRÜNEN BAZI ŞEYLERDE HAYIR, HAYIR GİBİ GÖRÜNENLERDE DE |  görsel 1

ŞER GİBİ GÖRÜNEN BAZI ŞEYLERDE HAYIR, HAYIR GİBİ GÖRÜNENLERDE DE ŞER OLABİLİR      Malumunuz 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı, güzel ülke Türkiye’mize, iç ve dış şer odakları, teröristler, vatan hainleri darbe yapmaya girişmişlerdir. Başlangıç itibari ile şer olarak görünen, kendi insanına tankla, helikopterle, uçakla, her türlü silahla saldırıp öldürmekten çekinmeyen cuntacı hainler, destekçilerinin her birinin görevlerine son verilerek devletten uzaklaştırılmaları, temizlenmesi sonucu, Türkiye’mizin geleceğinin aydınlık olacağına inanıyorum.      Darbe girişiminin püskürtülüp başarısız kılınması sonucunda, öncelikle Milli Güvenlik Kurulunda, OHAL tavsiye kararı alınmış ve Bakanlar kurulunda kabul edilmiştir. Akabinde TBMM de OHAL kabul edilerek yürürlüğe konulmuş ve etkin bir mücadele hukuk içinde başlatılmıştır.      Kesin olarak şer olduğunu bildiğimiz darbe girişimi, Allah (c.c.)’ ın lütfu, Milletimizin feraseti, Baş Komutanımız  Sayın Cumhur Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cesareti ile sokaklara çağrısı, bütün siyasi partilerin açık destekleri, darbeye karşı olan vatansever,  kahraman polislerimizin, askerlerimizin, medyamızın, farklı görüş ve düşüncedeki bütün insanlarımızın yeni bir mücadele içine girmesi sonucu akamet uğratılarak, hayırla sonuçlanmıştır.      Âyet-i Kerimede: “Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Bakara Sûresi â... Devamı

MİLLETİMİZ, BİR DESTAN YAZMIŞTIR

2016-07-18 14:36:00
MİLLETİMİZ, BİR DESTAN YAZMIŞTIR |  görsel 1

MİLLETİMİZ, BİR DESTAN YAZMIŞTIR      Güzel Ülke Türkiye’miz üzerinde yıllardır oynanan oyunlara, ihânetlere bir yenisi daha eklenmiş, 15 Temmuz 2016 Cum’a akşamı bir grup gözü dönmüş hain, zalim cuntacı grup darbe girişiminde bulunmuştur.      Allah (c.c.)’ın Lutfu, Milletimizin feraseti, Darbeye karşı olan askerlerimizin, polislerimizin kahramanlıkları, Cumhur Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cesareti, kararlılığı, Başbakanımızın, Bakanlarımızın, Hükumetimizin, Milletvekillerimizin, bütün Siyasi Partilerin karşı tavır koyuşu,  Medyanın milli iradeye güçlü desteği, farklı görüşteki bütün insanlarımızın birlikteliği, halkımızın sokaklara inerek iradesine sahip çıkarak, tankların, topların, durdurulması için ölümüne  mücadelesi sonucunda, zalimlere, hainlere gerekli direniş gösterilmiş, darbecilere, darbe yapılmıştır.     Türkiyemizi, Vatanımızı, Bayrağımızı seven, Milletimiz’in güzel insanları, korkmadan, büyük bir cesaretle saflarını belli ederek, cuntacılara karşı gelerek bir destan yazmıştır. İlk andan itibaren sokaklara inerek, Milli İradeye sahip çıkmıştır.  Türkiye bir muz Cumhuriyeti değildir. Milletimiz dik durup, eğilmemiş, Türkiye’mizi Darbecilere teslim etmemiştir. Hakkın ve Halkın önünde hiç bir güç duramaz. Halkımız, Demokratik tepkilerini bulundukları şehirlerin büyük meydanlara inerek göstermişlerdir. Rabbimiz, duyarlı tüm Kardeşlerimizden Razı olsun.      Asım'ın nesli... Diyordum ya... Nesilmiş gerçek:      İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.             &n... Devamı

İBADETLERDE DEVAMLILIK ESASTIR

2016-07-12 15:06:00
İBADETLERDE DEVAMLILIK ESASTIR |  görsel 1

İBADETLERDE DEVAMLILIK ESASTIR      Müslümanlar, Mü’minler olarak, rahmet, mağfiret, feyz ve bereket dolu, bir Ramazan ayını daha geride bırakmış bulunuyoruz. Oruç tutarak nefislerimizi terbiye etmek için çalıştık. Ramazan ayı boyunca sabrı, yardımlaşmayı, paylaşmayı, dayanışmayı ve kardeşliği en iyi bir şekilde öğrendik. Dünya nimetlerinin gelip geçici olduğunu, ahiret nimetlerinin ise kalıcı ve gerçek olduğunu anlamaya çalıştık. Ramazan ayında yaptığımız ibadetleri ve kazandığımız güzel hasletleri Ramazan sonrasında da devam ettirmeliyiz. İbadetlerimizi en iyi şekilde her zaman yapmakla yükümlüyüz. Farz olan amelleri, hiçbir eksiltme veya ilave yapmaksızın emredildiği şekliyle yapmakla emrolunduk. İbadetlerde devamlılık esastır. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) nafile ibadetler hususunda; “Amellerin Allah Teâla’ya en sevimli olanı, az da olsa devamlı yapılanıdır.”  buyurmuştur.       Cenab-ı Allah(c.c.): “Namaz kılanlar ki, onlar namazlarında devamlıdırlar.” (Meâric Sûresi âyet: 23), “Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine itaat et.”(Hicr Sûresi âyet:99), “İnsanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”(Zariyat Sûresi âyet:56) buyurmaktadır.      Ramazan ayında oruç tuttuk, namazlarımızı da genel olarak cemaatle beraber kılmaya büyük gayretler gösterdik. Cemaatle beraber namaz kılma alışkanlığımızı ömür boyu devam ettirmeliyiz. Zira cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan Yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu unutmamamız gerekir. Ramazanda kazandığımız bir diğer alışkanlık da sabırdır. Hayatımızın tamamında olması gereken özelliklerden birisi de sabırdır. İbadetlere devam etmede de ve günah işleme... Devamı

Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler

2016-06-28 10:10:00
Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler |  görsel 1
Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler |  görsel 2

    ÂYETLERİN IŞIĞINDA PEYGAMBER KISSALARI VE HELÂK OLAN KAVİMLER      Âyetlerin Işığında Peygamber Kıssaları Ve Helâk Olan Kavimler isimli kitabım yayımlandı. Öncelikle hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederim.     Kitabımda özet olarak şu hususlar açıklanmıştır. “Hz. Adem(a.s.)’dan Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e kadarki dönem içinde yaşanmış bir çok kıssayı Kur’an-ı Kerimden öğrenmekteyiz. Kıssalardan, bütün Peygamberlerin kavimlerini; Allah (c.c.)’a inanmaya, O’nun tek olduğu, eşi ve benzerinin olmadığı, kısacası öz olarak Tevhid İnancına davet ettiklerini anlamaktayız. Hak ile Batıl Mücadelesinin yapıldığı açıkça vurgulanmaktadır. Kur’an-ı Kerim de, helâk olan çeşitli kavimler, helâk olma sebepleri, Allah (c.c.)’ın emirlerine uyulup, yasaklarından kaçınılması gerektiği,  Peygamberlerin verdikleri kutsal mücadeleleri örnekleri ile anlatılmaktadır. Kur’an-ı Kerim deki kıssalar, ibret almamıza, geçmişte yaşayanların düştükleri yanlışlara düşmememize vesile olması için ayrıntıları ile haber verilmektedir.      Âyet-i Kerîmelerde :“Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberi onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki, Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekte idiler.” (Tevbe:70)       “Nitekim onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah ... Devamı

GEL BU YAZ KUR'AN-I GÖNLÜNE YAZ

2016-06-20 15:49:00
GEL BU YAZ KURAN-I GÖNLÜNE YAZ |  görsel 1

GEL BU YAZ KUR’AN-I GÖNLÜNE YAZ      Malumunuz 17 Haziran 2016 Cuma günü ilköğretim ve Ortaöğretim de eğitim-öğretimin yılı sona ermiş olup, öğrencilerimiz, yaz tatiline girmişlerdir. Öğrencilerimiz eğitim-öğretim yılı boyunca çok güzel bilgiler öğrenmişlerdir. Yaz döneminde de Kur’an-ı Kerîmi, dini bilgileri öğrenmeleri için çok güzel tercihler sunulmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Gel Bu Yaz Kur’an-ı Gönlüne Yaz’ Şiarıyla Camilerin ve Kur’an Kursların şenlendirilmesini amaçladığı kurslara evlâtlarımızı mutlaka gönderelim.      Yaz Kur’an Kursları 20 Haziran Pazartesi günü başlamış olup üç dönem halinde devam edecektir. Hem Kuran-ı Kerim’in okunması öğretilecek, hem de dini bilgiler, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in hayatı hakkında birbirinden önemli bilgiler verilecektir. Yaz Kur’an Kursları,26 Ağustos Cuma günü sona erecektir. Hala yazılmayan kardeşlerimiz varsa, bu imkânı güzel bir fırsat bilerek, en yakın Kuran Kurslarına, Camilere kayıtlarını yaptırsınlar. Kuran-ı Kerim,  bizim gerçek mirasımızın en önemli kaynağıdır. Hadis-i Şerifte:” Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerimi öğretenleriniz ve öğrenenlerinizdir.” buyrulmuştur. Başta aile reisleri olmak üzere, aile fertlerinin Kur’an-ı Kerîmi öğrenmelerini tesis etmek önemli vazifelerindendir. Bu sorumluluğun gereği mutlaka yerine getirilmelidir.       Evlâtlarımızı yaz tatilin de, Yaz Kur’an Kurslarına göndererek dini bilgilerinin en güzel şekilde öğrenmelerini sağlayalım. Bu açıdan yaz Kur’an Kurslarımızın önemi çok büyükt&u... Devamı

İNFAK, ZEKÂT VE SADAKANIN ÖNEMİ

2016-06-15 11:34:00
İNFAK, ZEKÂT VE SADAKANIN ÖNEMİ |  görsel 1

İNFAK, ZEKÂT VE SADAKANIN ÖNEMİ      İslâm; İnfak, Zekât, Sadaka gibi emirlerle maddi yardımları, ihtiyaç sahiplerine vermemizi emretmektedir. Yardımlaşma, kardeşlik duygularımızın kuvvetlenmesi, zenginle fakir arasındaki kaynaşmanın sağlanması gibi çok önemli güzellikleri içinde barındırmaktadır.      İnfak, Zekât, Sadaka, kısaca Yardımlaşma konularındaki âyet-i kerimelerden bazılarını aktararak konunun önemini belirtmek istiyorum.      “De ki: Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Siz hayıra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe Sûresi âyet: 39)                    “Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça «iyi»ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.” (Âl-i İmran Sûresi âyet:92)   “Onlar (O kullar), İnfak ettikleri (harcadıkları) vakit israf etmezler, cimrilik de etmezler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” (Furkan Sûresi âyet:67)   “Yine sana iyilik yolunda ne infak edeceklerini (harcayacaklarını) sorarlar. «İhtiyaç fazlasını» de. Allah size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.” (Bakara Sûresi âyet:219)      Zekât; fakirin zenginin malı üzerindeki zorunlu bir alacağıdır. Zekât parası ile hayır kurumları yapılamaz. Sadece ve sadece fakirin hakkı olup, ihtiyaçları için harcanır.  Cami, Okul, Kuran Kursu, Hasta hane yaptırma v. b. amaçlı verilen her türlü yardım, infak emri gereğince yapılmaktadır. Zekât’ta verilecek olan miktar ... Devamı

Kur'an-ı Kerîm İle Olan İrtibatımızı Artırmalıyız

2016-06-08 09:30:00
Kuran-ı Kerîm İle Olan İrtibatımızı Artırmalıyız |  görsel 1

KUR’AN-I KERÎM İLE OLAN İRTİBATIMIZI ARTIRMALIYIZ      Kuran-ı Kerim Cenab-ı Allah (c.c.) tarafından Cebrail (a.s.) aracılığı ile Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)' e ilk olarak Ramazan ayı içerisinde bulunan Kadir gecesinde vahye dilmiştir. İlk vahiy Ramazan ay’ı içerisinde Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e gönderildiği için, Ramazan ayına Kuran ay’ı diyebiliriz. Kur’an-ı Kerim’i, Ramazan ayında daha iyi anlayıp, okuyup yaşamak için çaba göstermeliyiz. Bu güzel özelliğimizi Ramazan dışında da devam ettirerek, Kur’an-ı Kerimle olan irtibatımızı artırarak devamlılık kazandırmalıyız.      Kur’an-ı Kerim’in Mü’minlere şifa olmasına karşılık, Kâfirlerin hüsranını artması, Kâfirler’in Kur’andan uzak durması, kendisi ile Kur’an arasına mesafe koyup, düşmanlık yapmaları sebebiyledir.      Âyet-i Kerimelerde:“Sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah, Size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Hadîd Sûresi âyet: 9) “Şüphesizki bu Kur’an en doğru yola iletir;  iyi davranışlarda bulunan Mü’minlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.” ( İsrâ Sûresi âyet: 9) buyrulmuştur.      Müslümanlar Kuran-ı Kerim'i okumak, an­lamak ve yaşamakla emrolunmuşlardır. İnandığı ve Hayat Nizamı edindiği Kuran'a karşı Mü’minin ilk vazifesi, O'nu sık sık okumak, okuduğunu anlamak ve anladığını da yaşamak olmalıdır. Kuran'ın ilk emri "Oku” iken şüphe­siz Kuran'ı okuyamama diye bir mazeret olamaz. Her Müslüma... Devamı

RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZÂD AY'I RAMAZAN HOŞ GELDİN

2016-06-06 08:47:00
RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZÂD AY'I RAMAZAN HOŞ GELDİN |  görsel 1

RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZÂD AY’I RAMAZAN, HOŞ GELDİN      Kısmet olursa Önümüzdeki 5 Haziran Pazar akşamı ilk teravih namazını kılıp, gecesinde ilk sahura kalkıp 6 Haziran Pazartesi gününden itibaren de Oruçlarımıza niyetleneceğiz. Üç aylar’ın sonuncusu, kendisinde Kur'an-ı Kerim’in indirildiği, içinde bin ay­dan daha hayırlı olan, Kadir Gecesinin bulun­duğu, Oruç Ay'ı olan, on bir ayın sultanı Ramazanı Şerifimizi tebrik eder, kurtuluşumuza vesile olmasını Rabbimizden dilerim.      Cenab-ı Allah (c.c.) âyet-i kerimesinde: "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size sayılı günlerde farz kılındı, içinizde hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyi­lik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tut­manız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır. Ramazan ayı ki onda Kuran, İnsanlara yol göstererek yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ay’ı idrak eden, onda oruç tutsun, hasta veya yolculukla kalan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir." buyurulmuştur. (Bakara Suresi Ayet :183,184,185)        Ramazanda bu ümmete Kuran, oruç ve çok rahmet verilmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz Hadisi Şeriflerinde: "Ramazan'ın evveli Rahmet, Ortası mağfiret, sonu da cehennemden azâd olmaktır."... Devamı

KOSOVA PRİŞTİNA 13. UFUK TURU

2016-05-25 17:45:00
KOSOVA PRİŞTİNA 13. UFUK TURU |  görsel 1

KOSOVA PRİŞTİNA 13. UFUK TURU      Konya Sivil toplum kuruluşları platformunun düzenli olarak 12 yıldır düzenlediği Ufuk Turu kurumsal bir kimlik kazanmıştır. 2016 Yılındaki 13. Ufuk Turu ilk defa yurt dışında19-23 Mayıs tarihlerinde Kosova Priştinada gerçekleştirilmiştir. Platform’un çatısı altında; Cemiyet, dernek, vakıf, sendika v.b. farklı düşüncelere mensup 160 kuruluş bulunmaktadır. Flatform; farklılıkları bir zenginlik olarak görüp, olmazsa olmaz ortak kazanımların muhafazasının sağlanması ve ortak değerlerimizin üzerinde ittifakın temini için önderlik edip, örnek çalışmaları yaparak marka olmayı hedeflemiş bulunmaktadır.      Sivil Toplum Kuruluşları mensupları, gönüllüleri, genel olarak, hem dünya, hem de ahiret hayatında kurtuluşa, huzura kavuşabilmek için maddi ve manevi yönden büyük fedakârlıklarda bulunan, insanların en hayırlısı, insanlara en çok faydası dokunandır düsturunu kendilerine rehber edinmiş, Allah (c.c.)’ın rızasını kazanmak için çalışan güzel insanlardan müteşekkildir.      Konya ve kırkın üzerinde İl’den toplam 217 STK temsilcisi ile 19 Mayıs saat 19.00 da Konya havaalanından Kosova Priştina’ya yaklaşlık 2 saat 15 dakikalık uçuştan sonra ulaştık. Programın icra edileceği Otel’e yerleştik.  Oda arkadaşı olarak Sürdürülebilir Çevre Derneği adına Şuayp Gökalp, İki Doğu- İki Batı Derneği adına katılan Yücel Kemandi kardeşlerimizle kalmamız plânlandığı için bizlerde büyük bir muhabbetle birlikteliğimizi sürdürdük. İlk günün sabahı oda arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız yürüyüşle Pirinayı, genel olarak gezme imkânına sahip olduk.     Programın Birinc... Devamı

BERÂTINI ALANLARDAN OLMAMIZ DUASI İLE...

2016-05-18 09:22:00
BERÂTINI ALANLARDAN OLMAMIZ DUASI İLE... |  görsel 1

BERÂTINI ALANLARDAN OLMAMIZ DUASI İLE…      Berât Gecesi, Kameri takvimin 8. ay'ı olan Şaban'ın 15. gecesidir. 21/22 Mayıs 2016 Cumartesiyi Pazar’a bağlayan gece, Berât Kandilidir. Bu vesile ile Berât Gecenizi tebrik eder, her iki cihanda kurtuluşa erenlerden olmamızı Yüce Mevla’dan niyaz ederim.      Berât kelimesi, sıkıntıdan, borçtan, suç ve cezadan kurtulmak, beri olmak anlamına ge­lir. tosir. Yani bugün 5/6 TemmuzBerât Gecesinde, günahlardan, işlenen manevi suçlardan kurtuluşumuz için ibadet-taat, dua ve niyaz içerisinde en güzel bir şekilde değerlendirmeliyiz. Berat Gecesinde, Berat edenlerden olmamızı Yüce Mevlâdan niyaz ederim. Hayatımızın her dönemini kulluk görevimizin bilinciyle geçirmeliyiz. Sadece önemli gün ve gecelerde değil, her zaman ibadetlerimizi yapmalıyız.     Berat Gecesinde, mağfirete ermek ve günahlardan temizlenmek için dua ve niyazlarımızı artırmalıyız. Yüce Allah (c.c.)’ın  bu gecede, dili ve kalbi ile kendisine yöne­lenleri, kendisinden bağışlanmalarını is­teyen Mü’minleri, affedeceğini, bağışlayacağını ümit ediyoruz. Yeter ki, Müslüman tam bir dil ve gönül bağı ile Al­lah (c.c.)'a yönelmiş olsun.      Bu gece, her insanının mukadderatının tayin edildiği bir dönüm zamanıdır. Çok feyizli, bereketli olan Berât gecesini uyanık bir şekilde geçirmemiz tavsiye olunmuştur. Gecesini ibadetle ihya eder, gündüzde de Oruçlu olursak güzel olur. Rabbimizden, bağışlanma, helâlinden geniş rızık, hastalıklarımıza şifa ve başka ne gibi dileklerimiz varsa dualarımızla istemeliyiz. Önemli gün ve gecelerde diğer günlerden daha fazla bir şekilde farzlara ilav... Devamı

KUR'AN VE SÜNNET ECZANESİNDE HER DERDE DEVÂ VARDIR

2016-05-10 10:42:00
KURAN VE SÜNNET ECZANESİNDE HER DERDE DEVÂ VARDIR |  görsel 1

KUR’AN VE SÜNNET ECZANESİNDE HER DERDE DEVÂ VARDIR      Müslümanlarının en çok ihtiyaç duydukları konulardan birisi, beklide en önemlisi, birlik ve beraberliktir. Birlik ve beraberlik ruhunu kaybeden toplumlar, her şeylerini kaybetmek zorunda kalırlar. Fertleri birbirine düşmüş milletler, yok olup gitmeye mahkûmdurlar. Tarih bunun en büyük şahididir. Dinimiz İslâm, birlik, beraberlik ve kardeşlik hukukunun önemini, fitne ve tefrikanın da son derece tehlikeli olduğunu açıkça belirtmiştir. İslâm, Tevhid (birlik ) dinidir, mensuplarının da birlik ve beraberlik içinde olmalarını emreder. Müslümanların ırk, dil, renk, bölge ve benzeri unsurlarla bölünüp parçalanmamalarını, Tevhid’in gereklerinden sayar. Kur’an ve Sünnet’te her sorunun mutlaka bir çözümü vardır. Bütün anlaşmazlıklar bu ana kaynaklara bağlı kalınarak çözüme kavuşturulmalıdır.      Kur’ân eczanesinde, her derde devâ vardır;      Son kullanma tarihi: Kıyâmete kadardır…        Cengiz Numanoğlu      Müslümanlar olarak dinimizin bu husustaki emirlerine uyup, yasaklarından kaçınırsak milletçe huzur içinde yaşayabiliriz. Bu sayede hem dünyada, hem ahirette mutlu oluruz. Âyet-i Kerîmelerde:“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.”“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her... Devamı

Mîrac Kandili

2016-05-02 14:56:00
Mîrac Kandili |  görsel 1

MÎRAC KANDİLİ      Malumunuz 03/04 Mayıs Salı’yı Çarşambaya bağlayan gece Mirac Kandili’dir. Bu vesile ile Mirac Kandilimizi tebrik eder, her iki cihanda kurtuluşa erenlerden olmamızı Yüce Mevla’dan niyaz ederim.      Mîrac; Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), Mekke döneminde bir gece, Zerreden Kürreye, her şeyin Yaratıcısının daveti üzerine gerçekleşen, sonsuz kudretinin eserlerini temaşa etmesi için önce Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yaptırılan hikmet yüklü bir yolculuk ve mucizevî bir buluşmadır. Recep ayının 27.gecesi Mîrac hadisesi vuku bulmuştur. Miraç bir arınma ve Allah’a yükseliştir. Mirac’ın lügat manası, yükselmek, yukarı çıkmak anlamlarına gelir. Erdem yolculuğu, kâmilliğe yükseliş hikâyesidir. Sadece Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve varlığın düzeylerinde, hakikat göğünün katmanlarında değil, insanlığın Allah’a ulaşan yolunun duraklarında da gerçekleşmiş kutlu bir yolculuktur.       Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.) gecenin bir anında, Mescidi Aksa’dan Cenab-ı Hakkın dilediği yüksekliğe çıkarılması hadisesine Mirac denir. Bir de İsra (gece yürüyüşü) vardır ki, Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)’in Mekke-i Mükerremedeki, Mescid-i Haramdan, Mescid-i Aksaya kadar olan yolculuğuna, “gece yürüyüşü” denir. Bu, gece yürüyüşü (isra) hadisesi Kuran-ı Kerim ile sabittir. İsra Sûresin 1.âyet-i kerimesinde: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye Muhammed kulunu Mescidi Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan mü... Devamı