MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLERİ

2018-04-16 15:31:00

MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLERİ       İnsanın yaratılış gayesi; Allah (c.c.)’ın varlığına, birliğine hiçbir tereddüt, şüphe duymaksızın inanmak ve gereği gibi O’na kulluk etmektir. Birçok âyet-i kerîme ve hadis-i şeriflerde Mü’minlerin özellikleri anlatılmaktadır. Gerçek Mü’minler; hayatlarının her anını Kur’an ve Sünnette emredilenleri yerine getirip, yasaklamış olduklarından da uzak durarak, İslâm’a uygun güzel ahlâk sahibi olarak yaşarlar.      Mü’minlerin özelliklerinin genel olarak özeti; İmanın gereği emirleri, ibadetleri, Salih amelleri yerine getirip, yasaklanan bütün haramlardan uzak durup sonucunda güzel ahlâk’a sahip olmaktır. Namazını  dosdoğru kılan aynı zamanda devamlılık gösteren, Allah (c.c.)’ın âyetleri okunduğu vakit,  kalbi titreyen, zekâtı veren,  gizli ve açık Allah (c.c.) için harcayan, infak eden, içki, kumar, zina, hırsızlık, faiz, rüşvet, gıybet, yalan, iftira v. b. haramlardan büyük günahlardan uzak duran, güvenilir olan, sözünde ahdinde sebat gösteren, güzel ahlâk sahibi davranışlar sergileyen Mü’minler övülmüşlerdir. Gerçek anlamda kurtuluşa ereceklerinde bu özelliklere sahip olan Mü’minler olduğu açıkça belirtilmiştir.      Âyet-i Kerimelerde Mü’minlerin özellikleri şöyle anlatılmaktadır: “Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar. Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de anc... Devamı

İSRA (GECE YÜRÜYÜŞÜ) VE MÎRAC

2018-04-09 10:48:00

İSRA (GECE YÜRÜYÜŞÜ) VE MÎRAC            Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.) gecenin bir anında, Mescidi Aksa’dan Cenab-ı Hakkın dilediği yüksekliğe çıkarılması hadisesine Mirac denir. Bir de İsra (gece yürüyüşü) vardır. Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)’in Mescid-i Haramdan, Mescid-i Aksaya kadar olan yolculuğuna, “gece yürüyüşü” denir. Bu, gece yürüyüşü (isra) hadisesi Kuran-ı Kerim ile sabittir. İsra Sûresin 1.âyet-i kerimesinde: “Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye Muhammed kulunu Mescidi Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. O, gerçekten işitendir, görendir” buyurulmuştur.      Mîrac; Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.),  Mekke döneminde bir gece, zerreden kürreye, her şeyin yaratıcısı Allah (c.c.)’ın  daveti üzerine gerçekleşen, sonsuz kudretinin eserlerini temaşa etmesi için önce Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yaptırılan hikmet yüklü bir yolculuk ve mucizevî bir buluşmadır. Recep ayının 27.gecesi Mîrac hadisesi vuku bulmuştur. Mirac bir arınma ve Allah’a yükseliştir. Mirac’ın lügat manası, yükselmek, yukarı çıkmak anlamlarına gelmekle birlikte erdem yolculuğu, kâmilliğe yükseliştir. Sadece Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve varlığın düzeylerinde, hakikat göğünün katmanlarında değil, insanlığın Allah’a ulaşan yolunun duraklarında da gerçekleşmiş kutlu bir yolculuktur.      Merhum Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır tefsirinde: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.... Devamı

KONYA KİTAP GÜNLERİ VERİMLİ TAMAMLANDI

2018-04-02 14:06:00

KONYA KİTAP GÜNLERİ VERİMLİ TAMAMLANDI     Konya Büyükşehir Belediyesi, 19 Mart - 01 Nisan 2018 tarihleri arasında, Mevlâna Kültür Merkezinde, ‘Konya Kitap Günleri’ fuarını gerçekleştirdi. Fuar kapsamında, birbirinden değerli Yazarları, Söyleşi ve imza Günleri ile Kitapseverle buluşturdu. Kütüphaneler haftası 54. Programı çerçevesinde Konya’mızda Kültürel etkinlikler çok yoğun ve birbirinden güzel, verimli bir şekilde tamamlandı. Bu vesile ile Konya Kitap Günleri Programlarını düzenleyip, Kültür ve Sanata verdiği destekten dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek Bey’e, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Mücahit Sami Küçüktığlı’ya ve bütün emeği geçenlere kalb-i şükranlarımı sunarım.      Dinimiz İslam’ın ilk emri “Oku” olmuştur. Âyet-i Kerimelerde: “Yaratan Rabbinin adıyla oku” (Alak süresi: ayet:1) “…(Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?...”  buyurulmuştur. Okumak ve öğrenmek beşikten mezara kadardır. Biz Müslümanlardaki ana esas, ‘Bütün kitaplar, tek bir kitabı, Kur’an-ı Kerîm’i anlamak içindir.’ Kur’an-ı Kerîm’i ne kadar doğru, gerçek amacına uygun olarak anlarsak, hem dünyevi, hem de uhrevi kurtuluşumuzu sağlamış oluruz.   Kitap okumak gerçekten çok önemli bir özellik olmakla birlikte, okunacak kitapların seçimi daha da önemlidir. Çünkü kitaplar insanlar üzerinde iyi ya da kötü tesirler bırakırlar.    Konya Kitap Günlerinde;Mevlana Kültür Merkezi TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), &Cced... Devamı

KÜTÜPHANELER VE KİTAP OKUMANIN ÖNEMİ

2018-04-02 14:04:00

KÜTÜPHANELER VE KİTAP OKUMANIN ÖNEMİ       Belediyecilikte fiziki, sosyal, kültürel bütün çalışmalar önemlidir. Ancak, nesillerimizi bilgili ve donanımlı yetiştirip yarınlara hazırlamak en önemlisidir. Büyükşehir ve Selçuklu belediyelerimizin bugüne kadar yapmış olduğu güzel hizmetlerin içinde; en yararlı ve önemlisinin kütüphaneler olduğunu çok net söyleyebilirim. Konya Büyükşehir Belediyesinin oluşturup gerçekleştirdiği 100 ( yüz) kütüphaneye ikinci bir 100 (yüz) kütüphane daha ilave etmek üzere çalışılmaları takdire şayandır. Selçuklu Belediyemizin gerçekleştirdiği, içinde 365.000 kitabın bulunduğu Kütüphane sayısı da 58 ( elli sekiz) olmuştur. Çok yoğun ilgi gören kütüphanelerin sayısı ve kullanımı her geçen gün artmaktadır.       Öncülüğünü  Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek Bey’in yaptığı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Öcal Oğuz, Kültür Ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu, STK Başkanlarının katılımı ile düzenlenen basın toplantısında; Konya’nın “2020 Dünya Kitap Başkenti” olması için UNESCO’ya başvuru çalışmalarının başlatıldığı duyurulmuştur. Gerçekten, Konya’mız ‘Dünya Kitap Başkenti’ ünvanına layık güzel bir şehirdir. Kadim şehir, Konya’mızın alt yapısı bu anlamda çok güçlüdür.13. Yüz yılda Konya’mız Kültür-Sanat’ta, ilim, irfanda zirveye ulaşmıştır. Bugün yapılmakta olan yenide... Devamı

GERÇEK MÜ’MİNLER KURTULUŞA ERMİŞTİR

2018-03-26 11:00:00

GERÇEK MÜ’MİNLER KURTULUŞA ERMİŞTİR      Gerçek Mü’minlerin kurtuluşa ermiş olduklarını âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden öğrenmekteyiz. Gerçek Mü’minler; hayatlarının her anını Kur’an ve Sünnette emredilenleri yerine getirip, yasaklamış olduklarından da uzak durarak İslâm’a uygun güzel ahlâk sahibi olarak yaşarlar.      Birçok âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde; kurtuluşa erecek gerçek Mü’minin vasıfları, özellikleri sayılmıştır. Bu vasıfların genel olarak özeti; İmanın gereği olarak ibadetleri yerine getirmek ve güzel ahlâk’a sahip olmaktır. Namazını dosdoğru kılan aynı zamanda devamlılık gösteren, Allah (c.c.)’ın âyetleri okunduğu vakit,  Kalbi titreyen, zekâtı veren, gizli ve açık Allah (c.c.) için harcayan, infak eden, içki, kumar, zina, hırsızlık, faiz, rüşvet, gıybet, yalan, iftira v.b. haramlardan büyük günahlardan uzak duran, güvenilir olan, sözünde ahdinde sebat gösteren, güzel ahlâk sahibi davranışlar sergileyen Mü’minler övülmüşlerdir. Gerçek anlamda kurtuluşa ereceklerinde bu özelliklere sahip olanlar olduğu açıkça belirtilmiştir.       Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e Mü’minun sûresinin ilk on âyetinin inzalini müteakip olarak Abdullah b. Abbas’tan rivayet edilen bir hadis-i şerifte: “Bana on âyet indi ki, durumu bunlara uyan Cennete gidecektir.” buyurulmuştur. Bu âyet-i kerimeleri siz değerli okuyucularıma hatırlatmak istiyorum. Bu hatırlatma sonucu belirtilen özelliklerin hangileri bizde mevcut, hangilerinde noksanlığımız var, değerlendirme yaparak yaşayışımızı bu gerçeklere g&ou... Devamı

RAHMET, MAĞFİRET VE BEREKET GÜNLERİNİN ÖNEMİ

2018-03-19 10:26:00

RAHMET, MAĞFİRET VE BEREKET GÜNLERİNİN ÖNEMİ      Kamer’i takvimine göre yılın yedinci, sekizinci ve dokuzuncu aylarından olan, Recep, Şaban ve Ramazan aylarına verilen isim üç aylardır. Malumunuz 19 Mart pazartesi günü üç aylar başlamış olup 22/23 Mart Perşembe’yi Cuma’ ya gece de Reğaib Kandilidir.  Reğaib, elde edilmesi arzu edilen şeylere ulaşabilmek için Allah (c. c.)’a çokça yönelme anlamına gelmektedir. Allah’ın rahmet, mağfiret ve bereketinin yoğunlukla hayatımıza inmesi, kulun da Yaratıcısına yönelerek bunları sıklıkla istemesinden dolayı bu adı almıştır.  Bu vesile ile içerisinde çok önemli geceleri barındıran mübarek üç aylarımızı ve idrak edeceğimiz Reğaib gecemizi tebrik ederim. Bu güzel bereketli günlerde yapılan dualarımızın makbul olup, Âlem-i İslam’ın sıkıntılardan kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz ederim.       İçinde bulunduğumuz Mübarek üç ayların hemen başında, Reğaib kandili ile hayatımızı Manevi anlamda güzelleştirmemize bir fırsat olduğu bilinmelidir. Bu önemli günler, geceler ve aylar, bizlere; iyilik ve güzelliklere rağbet etmeyi hatırlatmakta; hayatımızla alakalı yeni kararlar alma imkânı sunmaktadır. Mesela: Namazlarını bir türlü istediği düzene koyamamış bir Müslüman için, üç aylık zaman dilimi kaçırılmayacak bir fırsattır. Üç ay boyunca namazlarını düzenli olarak kılmaya karar verip bu disiplinden taviz vermeyen kişi, namazdan kopmama adına önemli bir adım atmış sayılır.  Gerçek anlamda şuurlu bir şekilde kılınan namaz, Müslüman’ı bütün kötülüklerden alıkoyar. Rabbimiz bizleri ödüllendirmek i&... Devamı

NAMAZLA HUZURDA DURUŞ VE ARINMA

2018-03-12 12:16:00

               NAMAZLA HUZURDA DURUŞ VE ARINMA      Konya Birlik Vakfı tarafından cumartesi günleri saat:15.00 de düzenli olarak düzenlenen etkinliklerinde geçtiğimiz hafta sonu Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Akpınar kardeşimiz ‘Niçin Ve Nasıl Namaz Kılalım’ konu başlıklı sohbet gerçekleştirdi. Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Akpınar kardeşimiz sohbetinde ana hatları ile şu hakikatleri ifade etmiştir:      “Önce kendimiz için dinleyelim! Namaz kılanlar, layıkıyla namaz kılıp kılmadıklarını sorgulasın. Arada sırada kılanlar, kendilerini sorgulasın. Beynamazlar kendilerini sorgulasın. Ailemizde, çevremizdekilere namaz ruhunu taşımak için, nefsimize, çevremize namazı emretmek için, namazla yenilenmek, bizi yenileyecek namazlar için. 5 (BEŞ) VAKİT NAMAZ: VAKİT DİSİPLİNİ فَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا “…Namaz Mü’minler üzerine vakitleri belli bir farzdır.” (Nisa Sûresi âyet:103) Namaz Nedir? Namaz, Yüce Yaratıcının huzuruna çıkıp O’nun olduğumuzu göstermenin adıdır. Namaz huzura varış, huzura çıkış, huzurda duruş, huzurda doluş, huzurda huzura eriş ve huzurdan hayata geliştir. O’nunla söyleşinin, O’na ait oluşumuzun göstergesidir. Namaz dinin direğidir. Peygamberimizin gözünün nurudur, Mü’minin miracıdır, Müslüman’ın yolunu aydınlatan nurudur, kişi ile küfür arasındaki en büyük settir. Namaz, Mü’min olmanın gereği, İmanın pratiğidir. ادم  ADAM   OLMAK ÂDEM OLMAK. ÂDEM OLMANIN YOLU: Elif gibi kıyamda duracaksın, dâl gibi rükûlara varacaksın, mîm gibi secdele... Devamı

HAYATIMIZI İSLÂM’A UYGUN YAŞAMALIYIZ

2018-03-05 11:47:00

HAYATIMIZI İSLÂM’A UYGUN YAŞAMALIYIZ      Geçtiğimiz hafta pazartesi akşamı Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin düzenlemiş olduğu programın konuğu oldum. Meram Uluslararası Gençlik Akademisi’nde; “Hayat ve Ölümün Yaratılmasının Amacı”  konu başlıklı sohbetimi gerçekleştirdim.     Sohbetimde özet olarak şu hakikatleri aktardım: “Dünyaya gelişimizin var oluşumuzun bir anlamı, bir gayesi ve amacı vardır. Bizi yaratan Yaratıcımız birçok ayet-i kerimede, önderimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) de birçok hadis-i şeriflerinde; bu hususu çok net bir şekilde bizlere bildirmişlerdir.      İnsanın yaratılıp dünyaya gönderilmesinin ana gayesi kulluk yapması içindir. Bu dünyaya imtihan için gönderilmiş bulunmaktayız. İmtihanda olduğumuzu her zaman hatırlamalı, İbadet ve taatımızı yaparak kulluk görevimizin farkında olmalıyız. Âyet-i Kerimelerde:“O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat Sûresi âyet:56)buyrulmuştur.     Demek ki dünyaya gelişimizin, var oluşumuzun esasen tek bir gayesi vardır. O da kulluk görevimizin bilincinde olmak suretiyle güzel ahlâk sahibi olarak hayatımızı yaşamaktır. Fatiha suresinde; “… (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz…” buyrulduğunu, sırat-ı müstakim üzerine bir hayat yaşamanın vazgeçilmez olduğunu hatırlattım.      Hayat, anlamsız bir var oluş olmadığı gibi ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, bir hayırlı... Devamı

BUGÜN ALLAH (C.C.) RIZASI İÇİN NE YAPTIN?

2018-02-26 10:07:00

BUGÜN ALLAH (C.C.) RIZASI İÇİN NE YAPTIN?      İmtihanda bulunduğumuz dünya hayatını çok iyi değerlendirmeli, nefs muhasebemizi hiçbir zaman ihmal etmemeliyiz. Önemli olan her zaman nefs muhasebemizi yapmalı, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeli, kulluk görevimizi daha iyi yapmak için gayret sarf etmeliyiz. İmtihanda olduğumuz bu dünya hayatın da geçen her günümüzü ve yılımızı hakkıyla değerlendirebildik mi? sorusuna cevap aramalıyız. Boşuna geçen günler ve yıllarımız için üzülmeli, Nasuh bir tövbe ile hayatımızı hakkıyla değerlendirmeye gayret etmeliyiz.      Hz. Ömer (r. a.)’ın “Bugün Allah (c.c.) rızası için ne yaptın?” sorusunu her gün kendimize sormalı, ölmeden önce ölmeli ve hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz. Kendimizi hesaba çektiğimizde, yaşayışımızı Allah (c.c.) ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.)  Efendimizin istediği ölçülere uygun buluyorsak, iyi yoldayız devam etmeliyiz. Bu tavır ve davranışlarımızla imtihanda başarılı olduğumuzu düşünebiliriz. Yaşayışımız Kur’an ve sünnet ölçülerine uymuyorsa; o zaman kendimizi, hüsrana uğramaktan ve cehennem ateşinden korumak için hesaba çekmeliyiz. Çünkü imtihan hala devam ediyor. Bu güne kadar noksanlıklarımız, hatalarımız olabilir. Ama önemli olan onların farkına varıp, kesin bir pişmanlık ve tevbe ile yanlıştan dönülmeli, hayatımıza iyilik hâkim olmalıdır. “Kal ehli olmaktansa, hal ehli olmak” tercih edilmelidir. Yani çok söz söylemektense, yaşantımız ve davranışlarımızla iyi örnek olmalıyız. Eğer gerçekten söylediklerimizi davranışlarımızla bütünleşt... Devamı

SEFER VE ZAFER

2018-02-12 15:33:00

SEFER VE ZAFER      Bu dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderilmiş bulunmaktayız. Hayatımızın her döneminde bu gerçeği bilerek kulluk görevimizi en güzel bir şekilde yerine getirmemiz gerekmektedir. Hem dünyevi ve hem de uhrevi konularda bize düşen, çok çalışmak ve sorumluluklarımızı yerine getirmek olmalıdır. Biz Müslümanlar seferden sorumluyuz. Başarı ve zafer Rabbimizden bir ikram ve bir lütuftur. Tercihlerimizi iyiden, güzelden yana, hak ve hakikat merkezli yapmak zorundayız. Tercihlerimiz hak ve hakikat merkezli olduğu ölçüde, Rabbimiz, mutlaka yardımını gönderecektir. İmtihan edildiğimizi hiçbir zaman unutmadan, Allah (c.c.) ‘a gerçek anlamda kulluk yapmalıyız.     Güzel Ülke Türkiye’miz üzerinde oynanan çirkin oyunları gören aklıselim, insanlarımız kenetlenerek, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırarak bütün sıkıntılarımızı aşmak için el ele vermişlerdir. Bu dayanışma gerçek anlamda takdire şayandır. Milletimizin büyük bir özveri ile dayanışması sonucu çıktığımız seferin zafer ile sonuçlanmasını Rabbimizden niyaz ediyorum.      Güzel Ülke Türkiye’miz üzerinde, içeriden ve dışarıdan hainlerin oynadıkları çirkin oyunları gören aklıselim Türk, Kürt, Laz, Çerkez v. b. insanlarımız büyük bir çoğunlukla kenetlenerek, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırarak, terör belasından kurtulmak için yedi düvele karşı mücadele etmektedirler. Millet olarak, Ülkemiz içinde ve dışında operasyon yapan askerimize, polisimize fiili ve kavli olarak elimizden gelen desteği mutlaka sağlamalıyız. Birlik ve beraberlik içinde mücadele ettiğimiz sürece, ... Devamı

BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE ENGELLERİ AŞARIZ

2018-02-05 10:52:00

BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE ENGELLERİ AŞARIZ     Öncelikle Allah (c. c.)’ın lütfu ve Milletimizin birlik-beraberlik ruhuna sahip olması sonucu, aşamayacağımız hiç bir engel yoktur. Birlik-beraberlik, kardeşlik ruhuna sahip olanların gerçek anlamda kurtuluşa ermeleri, tefrika belasına düşenlerin de yok olup gitmeye mahkûm olduklarını sünnetullahın bir gereği olarak tarihin sahnelerinden biliyoruz. Son günlerde, milletimize saldıran iç ve dış hainlerin girişimleri karşısında en çok ihtiyaç duyduğumuz konulardan birisi, beklide en önemlisi, birlik ve beraberliktir.      Güzel Ülke Türkiye’miz üzerinde, içeriden ve dışarıdan hainlerin oynadıkları çirkin oyunları gören aklıselim insanlarımız büyük bir çoğunlukla kenetlenerek, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırarak, terör belasından kurtulmak için yedi düvele karşı mücadele etmekteyiz. Millet olarak, Ülkemiz içinde ve dışında operasyon yapan askerimize, polisimize fiili ve kavli olarak elimizden gelen desteği mutlaka sağlamalıyız. Birlik ve beraberlik içinde mücadele ettiğimiz sürece, düşmanlarımız kaybetmeye mahkûmdurlar. Allah(c. c.), inananların yardımcısıdır. Sefer bizden zafer Allah (c.c.)’tandır.      Âyet-i Kerîmelerde: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine (İslam’a) sarılın, ayrılmayın, Allah’ın size olan nimetini anın; düşmandınız, kalpleriniz arasını uzlaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar” “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düş... Devamı

HAYIRLI İŞLERDE BİRBİRİMİZLE YARIŞMALIYIZ

2018-01-29 13:31:00

                      HAYIRLI İŞLERDE BİRBİRİMİZLE YARIŞMALIYIZ        Hayırlı işlerde birbirimizle yarışmak, iyilik yapıp yardımsever olmak her Müslüman’da bulunması gereken güzel hasletlerdendir. İyi bir Mü’min olmanın önemli şartlarından birisi de, başkalarına iyilik yapmayı ve yardımcı olmayı ilke haline getirmekle mümkündür. Fertlerin maddi ve manevi alanda gelişmesi ancak hayırda, iyilikte yarışıp, kötülüklerden, günah işlemekten kaçınıp sakındırmakla mümkün olacağı bilinen hakikatlerdendir.      Allah (c. c.) âyet-i kerimelerinde: “…(Ey Mü’minler!) Siz hayır işlerde yarışın…” (Bakara Sûresi âyet: 148)   “Onlar (inananlar) Allah’a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten men ederler, hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.” (Al-i İmran Sûresi:114)        “…İyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın cezası çetindir.” (Maide Sûresi âyet: 2) buyrulmuştur.        Hayırlı işlerde birbirimizle yardımlaşıp iyilik yapmayı teşvik eden birçok hadis-i şerif de bulunmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s. a. s) bir hadis-i şeriflerinde : “İnsanların en hayırlısı, insanlara en çok faydası dokunandır.”  buyurmuşlardır.        Hayır, işlerinde birbirimizle yarışıp iyilik yapmanın ve yardımsever olmanın, ilk temel şartı, iyi niyet sahibi olmaktır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s. a. s.) “Ameller niyetler... Devamı

TOPRAK, EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA; VATANDIR

2018-01-22 11:32:00

TOPRAK, EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA; VATANDIR     Türkiye’mizin bağımsızlığına yıllardır kasteden, içeriden ve dışardan hain teröristlere olduğu gibi Afrinde de hadlerini Zeytin Dalı Harekatı ile bildiriyoruz. Asakir-i Mansure-i Muhammedîye dediğimiz Mehmetçiğimize zaferler nasip etmesini Rabbimizden niyaz ediyoruz.      Afrine harekat başladı çıktık sefere,       Ya Rab! Zafer nasip eyle Mehmetçiğimize.                                       Ömer Lütfi ERSÖZ      Dinimiz İslâm, namusumuz, neslimiz, mallarımız, milletimiz, vatanımız, bayrağımız ve kısacası kutsal değerlerimiz uğruna yapılan mücadele sonucunda hayatını kaybeden Müslüman kardeşlerimize şehit, yaralılarımıza da gazi ismini vermektedir. Vatan, bütün kutsal değerlerimizin toplandığı yerdir. Vatan, sadece bir toprak parçası değil, bütün değerlerimizin özgürce yaşandığı bir ortamdır. Vatan olmaksızın millet, millet olmaksızın da devlet olamaz. Bir milletin gerçek anlamda varlığı, vatanın varlığına, aynı zamanda hür ve bağımsız olmasına bağlıdır. Vatan, gerektiğinde uğrunda can verilen ve üzerinde medeniyet kurulan yerdir.  Mithat Cemal KUNTAY, bir beytinde bu gerçeği şöyle dile getirmektedir:      Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,      Toprak, eğer uğrunda ölen varsa; Vatandır.       Merhum Bilge Kral Aliya Izzetbegoviç’in dediği gibi ‘ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler’ Milletimiz, birlik ve ber... Devamı

SAĞLIK ALANINDAKİ GÜZEL DEĞİŞİM VE GELİŞMELER

2018-01-15 13:45:00

SAĞLIK ALANINDAKİ GÜZEL DEĞİŞİM VE GELİŞMELER DOKTORLARIMIZIN İLGİ VE ALAKALARINA TEŞEKKÜRLER      Hakikaten, son yıllarda birçok alanda olduğu gibi sağlık alanında da çok önemli, güzel değişimler ve gelişmeler olmuştur. Özel hastanelerle birlikte, Eğitim Araştırma, Tıp Fakülteleri ve Şehir Hastanelerinde çok güzel olumlu değişim ve gelişmelere şahit oluyoruz. Adeta aralarında tatlı bir yarış yaşanmaktadır. Bu tatlı rekabetten de hastalarımız en güzel bir şekilde yararlanmaktadır.      Babam Seyit Mehmet Ersöz 2008 yılında her iki dizinden Konya Numune hastanesinde ameliyat olmuş, aparatları takılmıştı. Ameliyattan birkaç yıl sonra rahatsızlığı yeniden nüksetti ve sağ dizinden ikinci kez 2012 yılında Konya Kızılay hastanesinde ameliyat oldu. Ameliyatlarında insan vücuduna en uyumlu titanyum aparatlar takılmıştı. Birkaç sene içinde ikinci ameliyat ile takılan aparatlar sonucunda vücudunda iltihaplar oluşup, ağrıları artmaya başladı. İşinin uzmanı birçok Doktor kardeşlerimize muayene ettirip tedavisini yaptırmak istedik. Her birinin ortak görüşü sonucunda iltihaplı olan sağ ayaktaki aparatın çıkarılıp, yerine öncelikle antibiyotikli dolgu yapılıp, yaklaşık bir iki ay sonra da yapılan geçici dolgu çıkarılıp, yerine kalıcı aparatının konması gerektiği ifade edildi. Yaptığımız istişare sonucunda, bizlerde ameliyatın yapılmasına karar verdik. Geçtiğimiz yılın Şubat ayı içerisinde ameliyatın birinci safhası, yaklaşık iki ay sonra ikinci safhası da Medline (Akademi) hastanesinde gerçekleştirildi. Ameliyat sonrası çekilen filmlerde aparatın konumu gayet iyi görünüyordu. Ameliyattan yaklaşık yedi ay sonra düşmeyip bir yerlere çarpmamasına rağmen artan ağrıları üzerine aparatının yerinden çıktığını çeki... Devamı

ŞARTLARINA RİAYET EDEREK DUA ETMENİN ÖNEMİ

2018-01-08 15:39:00

                            ŞARTLARINA RİAYET EDEREK DUA ETMENİN ÖNEMİ        Duanın şartlarına riayet ederek dua etmenin önemi çok büyüktür. Duanın kabulü için, duanın şartlarına sebeplerine, erkânlarına uyarak samimi bir şekilde Allah (c. c.)’tan istenmelidir. Günahlar duanın kabulüne engel olmaktadır. O’nun içindir ki, Nasuh bir tövbe ve istiğfardan sonrası dua yapılmalıdır. Duanın kabulü için abdestli olarak,  temiz bir lisan ile verilen sadakalardan sonra haram şeyleri istemeyip, helâl ve meşru olan şeyleri Rabbimizden istemek en güzelidir. Gizli yapılan dua daha hayırlıdır. Müslüman, Hulusi kalp ile içinden gelerek dil dökerek Allah(c.c.)’tan isteklerini talep etmelidir. Samimi olarak yapılan dua mutlaka kabul olunur.        Âyeti kerimelerde: “(Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Resûl'ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; onun için azap yakanızı bırakmayacaktır!” (Furkan Sûresi âyet:77) “Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.”  (Araf Sûresi âyet: 55) “(Onlar mı hayırlı) yoksa darda kalana kendine yalvardığı zaman karşılık veren ve (başındaki) sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hâkimleri kılan mı? Allah'tan başka bir ilâh mı var! Ne kadar da kıt düşünüyorsunuz!” (Neml Sûresi âyet:62) “Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min ... Devamı

İMAN, İBADETİN KAYNAĞI, İBADET İSE İMANIN GIDASIDIR

2018-01-02 11:20:00

İMAN, İBADETİN KAYNAĞI, İBADET İSE İMANIN GIDASIDIR        İman ile İbadet arasında sıkı bir ilişki vardır: İman, ibadetin kaynağı ve sebebidir. İbadet ise, İmanın desteği, gıdası ve muhafazasıdır. İbadetler yapıldıkça iman kuvvetlenir, ibadetler terk edildiği zaman da zayıflar.      İman sözlükte; tasdik etmek, onaylamak, kabullenmek, itimat etmek, gönülden benimsemek gibi anlamlara gelmektedir. Terim olarak İman; “Allah‘tan başka İlâh yoktur, Muhammed, Allah’ın elçisidir gerçeğini, Kelime-i Tevhîdi yani, “Lâ İlâhe İllallah, Muhammedurrasulullah’ı” Kalp ile tasdik, dil ile ikrardan ibarettir. “İbadet” kelime olarak: “Kulluk, Allah’a kulluk etme” anlamına gelir. İslami bir terim olarak ibadet; Allah’ın emirlerine uymak. O’nun rızasını kazanmak gayesiyle yapılan her türlü iyi hareket” demektir. İbadet, namaz kılmak, oruç tutmak, rızkını helal ve meşru yollardan kazanmak vb. emirleri yerine getirmeyi ifade eder. Yapılan her şey yeter ki Allah(c.c.)’ın rızasına uygun olsun ve o niyetle yapılsın! Bu şekilde değil de, bilerek çıkar sağlamak için yapılan ibadetlerin hiçbir değeri yoktur. Böyle ibadetler Allah katında makbul değildir. İbadet; imanın uygulaması, doğru ve hak olduğuna inanılan esasların günlük hayatta yaşanmasıdır. İbadetler, beden ve ruhlarımızı disipline eder, hareketlerimizi ölçülü hale getirmemizi sağlar. Bunun sonucunda da güzel ahlaka ulaşırız.      Allah (c.c.)’ın bize sayısız iyilik ve nimetleri vardır. Bizi yoktan yaratan, bize hayat bahşeden, kâinatı emrimize veren, akıl gibi güzel ve özel bir ikram lütfedip, eşrefi mahlukat olarak yaratan Allah(c.c.)’dır. Allah(c.c.) bizlerden sadece; Verdiği büt&... Devamı

ŞANS OYUNLARI VE YILBAŞI KUTLAMALARI HARAMDIR

2017-12-25 17:00:00

   ŞANS OYUNLARI VE YILBAŞI KUTLAMALARI HARAMDIR       İslâm; şans faktörüne dayalı olan her türlü tertip ve oyunları yasaklanmıştır. Müslüman, hayatını helâller dairesinde yaşayıp, bütün haramlardan kaçınmak zorundadır.      Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Akpınar’ın şans oyunları ile ilgili olarak geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu açıklamayı siz değerli okuyucularıma aktarmak istiyorum:      “Diyanet İşleri Başkanlığı Din işleri Yüksek Kurulu; ‘Şans faktörüne dayalı olan piyango, toto, iddia, müşterek bahis, ganyan gibi tertip ve oyunlar kumardır ve haramdır. Bu tür kumarların, geniş kitlelerin iştirak etmesi sebebi ile zararı daha da yaygın olmaktadır.’ Bir şeyin helâl-haram oluşu herkesin yapmasından belirlenmez. Helâli-haramı din belirler. Haramı yapan kişi sonuçlarına katlanır. Herkes piyango alıyor bende alayım anlayışı yanlıştır. Helâl rızık çok önemlidir. Şans oyunları emeksiz kazanç olduğu için haramdır. Piyango, şans oyunları da kumar olduğu için haramdır.  Milli piyango alırken, para çıkarsa o parayla hayır yaparım diyenler büyük bir hataya düşmektedirler. Kirli suyla abdest alınmaz.”      Piyango ve benzeri haramların kesinlikle Millisi olamaz. Bir şeyin Milli olması demek, milletin inancına ve değerlerine uygun olması demektir. İslâm’a ve milletimizin değerlerine uymayan, her türlü haram işler de yasaklanmalı, çalışıp, alın teri ile kazanmanın önemi öğretilmelidir. İnanıyorum ki, yetkililerimiz bugüne kadar birçok problemi çözdüğü gibi, devlet eliyle yapılan bütün şans oyunlarını da kaldırarak, var olan yanlıştan vazgeçm... Devamı

KUR’AN- KERÎM, BUNALIMLARIN ŞİFA KAYNAĞIDIR

2017-12-18 11:39:00

KUR’AN- KERÎM BUNALIMLARIN ŞİFA KAYNAĞIDIR       İnsan beden ve ruhtan müteşekkildir. Nasıl ki bedenin yaşaması için yemeye, içmeye ihtiyacı varsa, bunun gibi ruhun da manevi gıdaya ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası da tam anlamıyla Allah (c.c.)’ın rızasına uygun işler yapıp, yasakladığı fiillerden uzak durmakla mümkündür.      Âyet-i Kerimede: ”Biz, Kur’andan öyle bir şey indiriyoruz ki O, Mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.” ( İsra Sûresi âyet: 82) buyrulmuştur. Mü’min, Kur’an’dan feyz almasını bildiği için, bu maksatla okumakta, dinlemekte ve yaşayışını O’na uygun olarak emirleri yapıp, yasaklananlardan da kaçınmaktadır. Bu güzel ve olumlu yaklaşım sonucu, bu özelliklerle dopdolu olan Mü’min’in kendisine Kur’anı Kerim âyetleri şifa ve rahmet olmaktadır. Mü’mine şifa olmasına karşılık, Zalimin hüsranının artması, O’nun Kur’andan uzak durması, kendisi ile Kur’an arasına mesafe koyup, düşmanlık yapması sebebiyledir. Nasıl ki Doktorun yazdığı ilacı hasta kullanmaz da sonucunda hastalığı artarsa, zaliminde hüsranının artması, ilaçtan uzak duran hastanın durumu gibi, Kur’andan ve Sünnetten uzak durması, hüsranının artmasına vesile olmaktadır.      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz Kuran'a göre hayatımızı yaşamamız konusunda şöyle buyurmaktadır: "Kuran, maddi ve manevî bunalımların en hayırlı şifa kaynağıdır" "Kuran'a sarılınız. O'nu hayat rehberi tanıyınız. Çünkü O, Allah'ın kelâmıdır". Kur’an-ı Kerîm’i okuyup, anlayıp emirlerini yerine getirip, yasaklarından da kaçınırsak, kulluk g... Devamı

ŞEB-İ ARÛS (DÜĞÜN GECESİ)

2017-12-14 14:32:00

ŞEB-İ ARÛS (DÜĞÜN GECESİ)        Malumunuz Celâleddîn-i Rûmî, 17 Aralık 1273 tarihinde Rahmeti rahmana kavuşmuştur. Bu yıl Hakka vuslatının 744. yıldönümüdür.  Cenab-ı Allah (c. c.)’a duyduğu aşktan dolayı, ölümünü, Şeb-i Arûs (düğün gecesi), gerçek sevgiliye kavuşma olarak değerlendirmiştir. Bu yüzden de Hz. Pir’in, Ölüm gecesi günü, bu ruha uygun olarak düğün gecesi mutluluğunda, Manevi Güzelliklerle dopdolu olarak değerlendirilmektedir.       Celaleddin-i Rûmi, ölümü; kişinin aslına dönüşü olarak tanımlamış, İnsanın kaynağının ilâhi bir cevher olması hasebiyle "Allah'a dönüş" olarak telâkki etmiştir. Bir başka ifadeyle ölüm, "Cismin ortadan kalkması değil, Allah'a doğru uçmasıdır." "Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan" der. Kendinin ölüm ve vuslat anlayışını, Kur'an-ı Kerim'in bir âyetinin ışığı altında tetkik edip anlamak mümkündür: "Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra ancak bize döndürüleceksiniz" (el-Ankebût, 29/57).        Ölüm gecesini düğün gecesi olarak değerlendirmesini derinlemesine düşündüğümüz zaman ne kadar anlamlı olduğunu anlarız. Kişi çok sevdiği baba, anne, eş, çocuklarından, mevki, makam, para, şan şöhret, dünya ve içinde ne varsa her birinden, Allah’ı en çok sevmek zorundadır. İşte bu anlamda, kişi dünyada iken düğün gecesinde eşine kavuşmakla nasıl mutlu olursa; gerçek sevgiliye de ölümle kavuşulmaktadır. Onun içindir ki,  Celaleddin-i Rûmi, Öl&uum... Devamı

KUDÜS YENİDEN FETHEDİLMEYİ BEKLEMEKTEDİR

2017-12-14 14:32:00

KUDÜS YENİDEN FETHEDİLMEYİ BEKLEMEKTEDİR        Malumunuz geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın “Kudüs’ü resmen İsrail’in başkenti olarak tanıma zamanı gelmiştir.Tel Aviv’deki büyükelçiliğimizin Kudüs’e taşınması talimatını verdim” açıklaması sonucunda Türkiyemiz başta olmak üzere bir çok ülkeden organize olunmuş büyük tepkiler gelmektedir.        Kudüs, İstanbul'un,Konya'nın, Sivas'ın, Diyarbakır'ın Kardeşi ve dostudur. Hatta insanlığın çoğunluğunun kutsalıdır.Herkes barış içinde yaşamalıyken maalesef, savaşın fitili yakılmıştır.Kudüs, bizim gözümüzün nurudur.Kırmızı çizgimizdir. Kudüs’ü terör devleti İsrail’in, ABD’nin  insafına terk edemeyiz ve etmeyeceğiz. Mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.       Birçok Peygamberin Tevhid mücadelesine ev sahipliği yapmış olan üç semavi dinin Kıblesi olmuş, çevresi mübarek kılınmış Mescid-i Aksâ Kudüs’te bulunmaktadır.Katar’a yaptırım uygulamak için efelenen iki yüzlü zavallı Suudi Arabistan ve bazı Arap Ülkelerinin liderlerinden bu konuda ses çıkmadığı gibi Kukla zavallı Müftülerin fetvaları ile İsrail ile savaşmanın caiz olmadığı yalakalıklarına başlamışlardır. Bütün Mazlumlara sahip çıkan, dünya beşten büyük diyen, zalimlerin yüzüne sen zalimsin diyebilen Türkiye’mizin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milletimizin büyük bir çoğunluğu bu hususta tepkilerini açıkça ifade etmişlerdir.  Sadece tepki göstermekle yetinilmemiş,Birleşmiş milletler kararlarını hiçe sayan Kud&uum... Devamı

ALLAH (C.C.)’IN SAĞLAM İPİ, İSLÂM’A SARILMALIYIZ

2017-12-14 14:30:00

ALLAH (C.C.)’IN SAĞLAM İPİ, İSLÂM’A SARILMALIYIZ          Allah (c.c.)’ın sağlam ipi, İslâm’a sarılmamız biz Müslümanların ana görevidir. Güç ve kuvvet, âlemlerin, zerreden kürreye her şey’in yaratıcısı Allah (c.c.)’a aittir. Rabbimizden başka Otorite ve güç yoktur. Korkulardan korkmadan, korkuları korkutarak, sadece ve sadece Allah (c.c.)’ tan korkmamız gerekmektedir.       Âyet-i Kerîmelerde: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine (İslam’a) sarılın, ayrılmayın, Allah’ın size olan nimetini anın; düşmandınız, kalpleriniz arasını uzlaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar” “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.” (Al-i İmran Sûresi âyet:103, 105)     “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurat Sûresi âyet:10) buyrulmuştur.      Korkulardan korkanı, korkular er geç bulur;      Ancak Allah’tan korkan, korkulardan kurtulur…                                                       Cengiz Numanoğlu      Allah (c.c.)’ın sağlam ip... Devamı

MEVLİD-İ NEBÎ HZ. MUHAMMED (S.A.S.) EFENDİMİZİN ROL MODEL ÖRNEK

2017-11-28 10:36:00

MEVLİD-İ NEBÎ HZ. MUHAMMED (S.A.S.) EFENDİMİZİN ROL MODEL ÖRNEK HAYATI      Çarşambayı Perşembeye bağlayan 29/30 Kasım gecesi, Mübarek Mevlîd Kandilidir. Mükemmel canlı örnek, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), dünyayı bu gece şereflendirmiştir. Peygamberimizin Hz. Muhammed (s.a.s.) 20 Nisan (12 Rebiul Evvel) 571 yılında Mekke de dünyaya gelmiştir. Doğumu vesilesiyle her zaman olduğu gibi O’nu yeniden anmanın hazzını ve şerefini yaşamaktayız. Muhammedül Emin Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin  rol model örnek  hayatını öğrenerek hayatımızı O’nun gösterdiği doğrultuda yaşamalıyız.        Âyet-i Kerîmelerde:   “(Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ Sûresi âyet:107)”  “Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın.” (Muhammed Sûresi âyet:33) “(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Ali İmran Sûresi âyet:31 “Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.” “Allah'ın izniyle, bir davetçi ve nûr saçan bir kandil (Rehber) olarak ( gönderdik).”(Ahzâb Sûresi âtyet:45-46)“Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler,  şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!” (Nisâ Sûresi âyet:69) “Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret g&uu... Devamı

ÖĞRETMENLERİMİZİN 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ CANI GÖNÜLDEN...

2017-11-22 10:32:00

ÖĞRETMENLERİMİZİN 24 KASIM  ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ CANI GÖNÜLDEN KUTLUYORUM          Eğitim-Öğretim, bir milletin ilerlemesinde, cehaletin giderilmesinde en etkin ve en vazgeçilmez bir yöntemdir. Gençlerimizi eğitip yarınlara hazırlamak Öğretmenlerimizin asli görevleridir. Öğretmenlerimiz, elleri öpülmesi gereken güzel insanlardır. Bu güzel insanları, her zaman hatırlayıp hayırla yâd etmek durumundayız. Sembolikte olsa, Öğretmenlerimizin, yılda bir defa maddi ve manevi ihtiyaçlarının konuşulup, hatırlanıp çözümüne yardımcı olunması da güzeldir. Uzunca bir dönem Öğretmen olarak görev yapmış bir kardeşleri olarak, Öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü canı gönülden kutluyorum.       İslam, ilim alanında devamlı olarak ilerlemeyi bütün Müslümanlara farz kılmıştır. Zira İslam’ın nazarında insanlığı yücelten ve ayakta tutan yegâne unsur ilimdir. Dinimiz İslam, okumaya, araştırmaya, düşünmeye büyük yer ve önem vermiştir. Allah (c. c.) ilk emrinde “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku.”  (El- Âlak Sûresi âyet:1) buyurmuştur. İnsanları ilme teşvik eden şu Ayeti-i Kerime ne kadar geniş bir anlam taşır : “(Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.” (Zümer Sûresi âyet:9)     Peygamberimiz Hz. Muhammed (s. a. s.) ilmin yüce değerini şu şekilde ifade buyurmuştur: “ İlim, İslam’ın hayatı ve ... Devamı

İNSAN, BAŞIBOŞ BIRAKILMAMIŞTIR

2017-11-13 11:45:00

İNSAN, BAŞIBOŞ BIRAKILMAMIŞTIR      İnsanın yaratılıp dünyaya gönderilmesinin ana gayesi kulluk yapması içindir. Bu dünyaya imtihan için gönderilmiş bulunmaktayız. İmtihanda olduğumuzu her zaman hatırlamalı, İbadetleri yaparak kulluk görevimizin farkında olmalıyız. Başıboş bırakılmadığımız her halimizin ve davranışımızın, adeta video kameraya çekildiğini unutmamalıyız. Kiramen kâtibin meleklerince her anımızın yazıldığı, yaptığımız işlerin amellerin zerre miktarı da olsa karşımıza Ahiret yurdunda çıkarılacağını her zaman hatırlayıp, güzel ahlâk sahibi olarak yaşamalıyız. Bu dünyaya, başıboş olarak gönderilmeyip, imtihan için gönderildiğimiz gerçeği Kur’an ve Sünnet’te açıkça haber verilmiştir.     İnsan hayatını anlamlı kılan, ona değer katan temel özellik, insanın bir vazife ve sorumluluk varlığı oluşudur. Bu sebeple, vazifelerini ihmal eden ve sorumsuz bir hayat yaşayan insanlar, gerçek anlamda insanlık değerini yitirmiş olurlar. Bu dünyada bir kısım insanlar, insanlığının gereği olan vazifeleri ihmal etmiş ve bunların sorumluluğundan kurtulmuş olabilirler. İlâhî sorumluluktan kurtulmak ve Allah’ın huzurunda hesap vermekten kaçmak hiç kimse için mümkün değildir. Bunun aksini düşünmek, ahlâk nizamını ve bu nizamın temeli olan mutlak adaleti inkâr etmek sonucuna götürür.      Âyet-i Kerîmelerde: “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır!” (Kıyame Sûresi âyet:36) “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?  Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalan... Devamı

TOKAT KİTAP GÜNLERİ FUARI

2017-11-06 14:09:00

TOKAT KİTAP GÜNLERİ FUARI      Tokat Belediyesi, 31 Ekim- 08 Kasım 2017 tarihleri arasında, Cumhuriyet Meydanında kurulan Çadırda, Birincisini gerçekleştirdikleri ‘Tokat Kitap Günleri’ Fuarı kapsamında, birbirinden değerli Yazarları, Söyleşi ve İmza Günleri ile Kitapseverle buluşturdu. Bu vesile ile Tokat Belediye Başkanı Sayın Eyüp Eroğlu’ na, Organizatör Ahmet Ali Ortadeveci’ ye, davete icabet eden Yayınevi, Yazar, Okuyucu ve emeği geçen bütün kardeşlerimize kalb-i şükranlarımı sunarım.     Tokat Kitap Günleri Fuarına, 85 Yayın evi, 101 Yazar katılarak 167 etkinlik gerçekleştirilmiştir. Çok yoğun bir okuyucu katılımı ile birlikte, Söyleşiler, İmza Günleri yapılmıştır. Konya’mızdan Tokat Kitap Fuarına; Prof. Dr. Caner Arabacı, Ahmet Aka; Ömer Lütfi Ersöz, Melahat Ürkmez, KızımSema Ersöz, Ayşe Ünüvar, Hüzeyme Yeşim Koçak, Sahura Yağmur Arıcan, Ergün Öztürk, Seyit Ali Eser,Cemil Paslı, Ömer Aslan,İsmail Detseli gibi birbirinden değerli gazeteci, yazar,  akademisyen kardeşlerimiz katılmıştır.      Kitap okumak gerçekten çok önemli bir özellik olmakla birlikte, okunacak kitapların seçimi daha da önemlidir. Çünkü kitaplar insanlar üzerinde iyi ya da kötü tesirler bırakırlar. Dinimiz İslam’ın ilk emri “oku” olmuştur. Âyet-i Kerimelerde: “Yaratan Rabbinin adıyla oku” (Alak süresi: ayet:1) “…(Resûlüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?...”  buyurulmuştur. Okumak ve öğrenmek beşikten mezara kadardır.       Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’in Bedir Savaşında elde ettiği esirlerin bazılarını Müslüman &... Devamı

KUR’AN İLE SÜNNET, TOHUM İLE TOPRAK GİBİDİR

2017-10-30 10:29:00

KUR’AN İLE SÜNNET, TOHUM İLE TOPRAK GİBİDİR           Son dönemlerde bize Kuran yeter diyerek Sünnete düşman olan, Sünneti devre dışı bırakmaya çalışan zavallılar türemiştir. Kuran-ı Kerimde beş vakit namazdan bahsedilmekte olup, kaç rekât ve nasıl kılınacağını ise Sünnet ’ten öğrenmekteyiz. Sünnet, devre dışı olursa, namaz gibi en önemli bir ibadeti bile yerine getirme imkânından Müslümanları mahrum bırakırız. Hatta Zekât, Hac v.b. ibadetler de Sünnet’e tabi olunmadan yapılamaz. Buna hiç kimsenin hakkı da yetkisi de yoktur. Tabiri caizse, Kuran-ı Kerim İslam’ın anayasasıdır. Sünnette yasaları hükmündedir.      Kur’an ile Sünnet birlikteliği, tohum ile toprak veya et ile tırnak gibidir. İnsanlık tarihi incelendiğinde hiçbir İlâhî Kitap, Peygamber siz gönderilmemiştir. Bundan dolayı, Allah(c.c.)’ın gönderdiği Kitabı, aramızdan seçtiği Peygamberinin aracılığına başvurmadan anlamaya çalışmak ya da Vahiy siz bir Peygamber telakkisi oluşturmak yanlış bir din anlayışının ortaya çıkmasına yol açacaktır. Hadis siz din, Peygamber siz din demektir. Bu da yeni bir din icat etmek anlamına gelir. Müslüman, kesinlikle Sünnete düşmanlık edemez, O’nu devre dışı bırakamaz. Vahiy denilince ilk akla gelen Kur’an’dır. Ancak; hadisin/sünnetin de Vahiy ile önemli bir ilgisinin olduğu da aşikârdır.      İslâm, Kur’an ve Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin sünneti olmak üzere iki temel kaynağa dayanmaktadır. Dinin sahibi olan Allah(c.c.), Kur’an’ı gönderirken Peygamberini de, İslâm’ın insanlar tarafından nasıl yaşanacağını göstermesi için görevlendirmiştir. S&u... Devamı

SABIR VE TEVEKKÜLÜN ÖNEMİ

2017-10-23 10:33:00

SABIR VE TEVEKKÜLÜN ÖNEMİ       Bu dünyaya İmtihan edilmek üzere gönderildik. Biz Mü’minler; İslâm’ın emirlerini yapıp, yasak ettiklerinden de kaçınmalıyız. Yaratılış gayemizin amacı kulluktur.Bundan dolayıdır ki; bazen korku, bazen ölüm, açlık, mallarımızın ve ürünlerimizin eksiltilmesi, yok edilmesi, fakirlik, zenginlik v. b.  sebeplerle imtihan ediliriz. İmtihanımızı kazanmak için sıkıntılarımızın olduğu dönemde isyan etmeden, nimetlerin bol verildiği dönemlerde de israf etmeden, Ya Rabbi! bu güzellikleri imkânları verende alan da sensin diyerek, Sabır ve Tevekkül ile birlikte teslimiyet göstermeliyiz.      Sabır nedir? Sözlük Manası:Tahammül etmek, Zorluklara karşı dayanmak, belâ ve musibetler anında şikâyetçi olmamak gibi anlamlara gelmektedir. Dini anlamda Sabır ise; Allah (c. c.)’tan gelen, belâ ve musibetlere karşı isyan etmeden şükür ve Rıza ile karşılayabilmektir. Ayrıca ibadetleri yaparken, nefsin ve şeytanın yanlışa yönlendirmelerine karşı durabilmek demektir.Tevekkül; Kişinin sebeplere sarılarak yapabileceği ve yapması gerekenleri yaptıktan sonra gücünü aşan hususlarda, neticenin hayırlı ve bereketli olmasını  Güç ve Kudreti Sonsuz  olan Allah(c.c.)’tan dilemesidir.Yüce Allah(c.c.)’ın hikmetli iradesine tam teslim olmak ve hakkımızdaki takdirine rıza göstermek, Müslümanın asli kulluk görevidir.      Kalbin Allah(c.c.)’a tam itimad ve güven duyması  bu anlamda çok önemlidir.Güven ve itimad olmazsa, tevekkülden söz edilemez. Kalp, gönül,  Allah(c.c.)’tan baş‏kası‎na açık bırakılamaz.Ancak ve ancak Allah(c.c.)’dan yardım istenir ... Devamı

GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ

2017-10-16 15:02:00

GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ      Bir milletin ilerlemesinde Maddi ve Manevi güzelliklere sahip olmasındaki en etkili gücün Eğitim-Öğretinden geçtiği aşikârdır. Geleceğimizin teminatı gençlerimizin okullarımızda Öğretmenlerimiz tarafından en iyi şekilde sahip çıkılarak, bilgili, güzel ahlâk sahibi olarak yetiştirilmeleri en büyük arzumuzdur. Ancak; ebeveynlere, Sivil Toplum Kuruluşlarına da büyük görevler düşmektedir. Her birimiz bugüne kadarki, maddi ve manevi yardımlarımızı artırarak, geleceğimizin teminatı gençlerimize sahip çıkmalıyız.      Türkiye’mizde, son yıllarda, maddi ve manevi çok güzel hizmetler yapılmıştır. Özgürlüklerin önü açılmış,  kardeşliğin temini için adımlar atılmış, insanlarımızın her birine değer verilmiş, Meslek Lisesi Mezunlarına uygulanan; Katsayı adaletsizliği  giderilmiş, Meslek Liselerinin Orta Kısımları açılmış, Hafızlık ile ilgili engeller kaldırılmış, Kesintisiz eğitim, kesintili hale dönüştürülmüş, Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler seçmeli ders olarak, Orta Okul ve Liselere konulmuş, Yıllardır kanayan bir yaraya, neşter vurulup, Başörtüsü yasağı kaldırılarak, bütün kamu kurum ve kuruluşlarında serbest bırakılmıştır. Ders Kitaplarının içeriği elden geçirilmiş ve halen elden geçirilmeye devam etmektedir. Değerlerimiz ile çelişen, yanlı ve yanlış bilgiler ayıklanmaktadır.      Tam arzu edilen şekliyle sıkıntılarımızı aştığımız zaman, hem Ortaöğretimde, hem de Üniversiteye girişte sınavların kaldırılmasının da bir zorunluluk olduğuna inanıyorum. İlk kademe sonunda öğrencinin yetenek ve kapasitesine uy... Devamı