Evrenin Sırları Ve Allah

2010-03-03 10:09:00

 Evrenin Sırları Ve Allah

 

Konya’mızın Manevi Mimarlarının vefat yıldönümleri münasebetiyle Sille’de düzenlenen sohbetin sonunda, İlahiyatçı yazar Abdullah Uçar kardeşimiz son çıkan “Evrenin sırları ve Allah” isimli kitabını takdim etti.Değerli kardeşimi birbirinden değerli yayımlanmış eserleri sebebiyle tebrik ettim. Bu güne kadar; Avrupa’yı aydınlatan İslam âlimleri, Kuran kursu talebelerinin el rehberi, Özet dini bilgiler, İslam âlemi neden geri kaldı?, Haçlı gururunun ezildiği yer Çanakkale, Milletimizde Peygamber sevgisi, Misyonerler (Modern Haçlılar), Terör ve İslam, Fetih ve Fatih, Aşıklar Sultanı Hz. Mevlana, Dünya’nın baş belası Siyonistler ve son kitabı Evrenin Sırları ve Allah isimli yayımlanmış eserleri mevcuttur.

Evrenin sırları ve Allah isimli kitabı hakikaten okumaya değer, insanı tahkiki bir imana götürecek bilgilerle düşünce dünyamızı berraklaştıracak güzelliktedir.

Kâinattaki zerreden kür reye var olan her şeyin, Allah inancına insanı götürdüğü bilgilerini örneklerle aktarmaktadır.

Görmediği, duymadığı, dokunmadığı şeyler hususunda insanları İmana davet ederken, mümkün olan her türlü akli ve nakli delilleri kullanarak, mantıklarına hitap ederek, onları inkâr batağından çıkarıp, ikna pazarına getirmemiz gerektiği vurgulanmıştır.

Kuran-ı Kerim’in haber verdiğine göre, Peygamberlerden bile; “Ya Rabbi! Ölüleri nasıl dirilttiğini bir göster” diyenler olmuş, Yüce Allah’ın; “İnanmıyor musun?” ikazına “İnanıyorum Ya Rabbi, ama kalbimin daha mutmain olması, hiç şüphe ve tereddüdümün kalmaması için soruyorum” diye cevap vermişlerdir. Makbul ve mahbup iman da budur. Zihnen, fikren, mantıken hiç şek ve şüphesiz bir İmandır. Allah’ın var ve bir, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna hiçbir tereddüde mahal bırakmadan inanmaktır ki, gerçek iman da budur. Bu gerçek İmana ilimle araştırmayla, Allah’ın semada ve arzda sergilediği delillerini eserlerini temaşa edip, ibret alıp, ikna olmakla mümkün olur.

Kitapta kilisenin ilim adamlarına baskısı nedeniyle, nice bilginlerin engizisyon mahkemelerinde inim inim inletildiği, nice âlimlerin diri diri ateşte yakıldığı ve nice düşünürlerin söyledikleri ilmi hakikatleri geri alıp, tekzip etmek zorunda kalmış olduklarını örneklerle sunmuştur. Bir örneği siz değerli okuyucularıma sunmak istiyorum: 1600 yılında Giordano Bruno, “İlahi kudret, sonsuz dünyalar yaratmaya müktedir iken, sınırlı bir dünya yaratmış olması fikri, bana garip görünüyor. Arzımıza benzeyen sonsuz dünyaların var olabileceğini iddia ediyorum” sözlerinden dolayı diri diri yakıldığı bilgileri verilmiştir. Engizisyon mahkemelerinin 300.000 masum kişiyi cezalandırdığı, bunlardan 32.000 kişiyi diri diri yaktığı bilinen tarihi gerçekleri aktarmıştır.

Hıristiyan dünyasının karanlık içinde yaşadığı orta çağı Müslümanlar aydınlık ve nurlu olarak yaşamışlardır. İslam’ın ilme, araştırmaya ne kadar açık ve önem verdiği tarihimizdeki bilim adamları, âlimlerin geride bıraktıkları eserlerinden de anlamaktayız.

Dünyanın yuvarlak oluşu konusunda Galileden çok önce: incelemeler yapmışlar, fikirler yürütmüşlerdir. Bu hususta: Dünyanın döndüğü, yuvarlak olduğuna dair ayetler, ima ve işaretlerden yola çıkılmıştır. Nazirat Süresinde: “Yeri devekuşu yumurtası biçiminde yaptı” buyurulmuştur. (Ayet:30)

Sa’d ve Seyyid kardeşlerin Makasıd, Fahreeddin-i Razi’nin “Müfatühül Gayb, İmam Gazalinin “Tehafütül Felasife”, Muhyiddin-i Arabinin “Futuhat” v.b. eserlerde dünyanın ve diğer yıldızların küre olduğunu bildirmişlerdir. Erzurumlu İbrahim hakkı “ Marifetname”, İbn-i Sina'nın Tıp konusunda yazdığı eserler, sıfırı bulan Müslüman Türk bilgini Harezmi, Astronomi alanında çalışmalar yapan Uluğbey, Ali Kuşçu, Ez Zerkali,İbn-i Rüşd, Nasrettin Tusi v.b. bir çok Müslüman bilim adamı hakkında bilgiler verilmiştir. Geçmişimizdeki bu muhteşem ve mükemmel olan ecdadın çalışmalarını ve mucitlerinin günümüzde de yeniden canlanması için bir ufuk açmaktadır.

Ancak eğitim ve öğretimimiz üzerinde katsayı eşitsizliği v.b. sıkıntılar devam ettikçe başarılı evlatlarımızın önü kesilmekte, adeta başarısızlık ödüllendirilmektedir. Ülkemizi yeniden maddi ve manevi anlamda en üst seviyelere yükseltmek için var olan tüm engeller kaldırılmalı yeni düzenlemelerle güzel imkânlar sağlanmalıdır.

Danıştay’ın bu hususta önceki yıllardaki verdiği kararlarında  bu konuda tek yetkilin YÖK olduğu vurgulanmıştır.Ancak YÖK’ün aldığı olumlu kararları iptal ederek de kendi kararları ile çelişmiştir.Hukuk şahsi görüş ve ideolojilerden arındırılmalı,objektif kararlar verilmelidir.İnanıyorum ki YÖK bu konuyu mutlaka olumlu olarak yakın zamanda çözüme kavuşturacaktır.

“Evrenin sırları ve Allah” isimli kitapta; bilimin şimdilik bilemedikleri yüz sorudan bazıları ilmin yanıldığı hususlardan bazıları aktarılmıştır. Ahmet Hamdi Akseki: “Allah’a İnanç zaruri ve fıtridir. Allahın varlığına kanaat için dışardan deliller aramaya gerek yoktur. Fıtratı bozulmamış olan, ruhu hasta olmayan her insan bunu bulur ve anlar.Bu yoldaki deliller sadece insanı uyarmak ve içindeki fıtri ve zaruri bilgiyi inkişaf ettirmek ve düzeltmek içindir. Peygamber gönderilmesindeki hikmet ve gayede budur.İnsanın kendi yaratılışı kendi fıtratı da bizatihi Allah’ın varlığına delalet eden bir delildir” demiştir.

Kısacası görünürde insan küçük, kâinat büyük ama gerçekte insan büyük âlem, kâinat küçüktür. İnsanın yaratılışına ve özelliklerine baktığımız zaman bu husus kolayca anlaşılır. Bu hususta, şair şöyle diyor:

            Derman aradım derdime derdim bana derman imiş

            Burhan aradım aslıma aslım bana burhan imiş.

Kitabında Abdullah Uçar, Big Bang ve Evrenin, kâinatın yaratılışından, büyüklüğünden, genişlemesinden, Samanyolu galaksimizden, Modern İlim ve Kuran, Modern İlim ve Mucize, Hadisler v.b. hususlardan bahsedilmektedir. Son olarak kitabın arka kapağındaki bilgileri aktarmak istiyorum.Bu bölümdeki aktaracağım kısa bilgiler bile bahse konu kitabın mutlaka okunmasına vesile olacağını düşünüyorum.  Okuma alışkanlığına sahip olup, yararlı, güzel eserleri sürekli olarak okumalıyız diyorum.

Kitabın arka kapağında; “İçinde 1.300.000 adet dünya sığacak büyüklükte ve kütlede olan Güneşten; 150 milyon kez daha büyük kütleli gök cisimleri, 100 milyar kez daha büyük gökadalar, 1 milyar kez daha parlak yıldızlar, Güneş gibi 1 trilyon yıldız topluluğuna sahip Samanyolları, Güneşin bir yılda yaydığı enerjiyi 6 saniyede veren gök cisimleri, Güneşimizin 5 milyar senedir yaydığı enerjinin 50 katı enerjiyi Evrene yayan yıldız patlamaları… keşfedilmektedir.

Saniyede kendi ekseni etrafında 1122 defa dönen ve bir küp şeker kadar parçası 40 milyar ton gelen nötron yıldızları, saniyede 1 milyon 120 bin km. hızla bizden uzaklaşan yıldız kümeleri keşfedilmektedir.

Saatte 1.000 km. hızla giden bir uçakla Güneş gezegenlerinin en uzağına 700 küsur yılda, bize en yakın yıldıza 16 milyon senede varılabilir. Bizim Samanyolu muzun  içinde Güneş gibi 300 milyar yıldız olduğu ve kainatta 200 milyar Samanyolu olduğu tahmin edilmektedir” denilmektedir.

Bu bilgiler bile kainatın ve her şeyin Yaratıcısı olan  Allah’ın var ve bir olduğunu açıkça göstermektedir.

Bu güzel bulguları aktardığı “Evrenin Sırları ve Allah” isimli kitabından dolayı Abdullah Uçar kardeşimi tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.

           Allah (c.c.) cümlemize; akli ve nakli deliller ışığında gereği gibi kendine tahkiki İmanla İnananlardan olmamızı nasip etsin. Sıhhat ve afiyetler dilerim.

www.omerlutfiersoz.blogcu.com

0
0
0
Yorum Yaz