FAİZ(RİBÂ) HAKSIZ BİR KAZANÇTIR

2009-02-18 22:00:00

 

   
   
Faiz hak edilmeyen fazlalık ve haksız kazanç demektir. Faiz Müslümanlara haram kılınmış, yasaklanmıştır. Faiz zulümdür ve haramdır; çünkü faiz alan, hiçbir riske girmeden, emek sarf etmeden, zahmet çekmeden, her nasılsa elde ettiği bir sermaye sayesinde gelir elde ederken bu sermayeyi kullanan, bununla yatırım ve üretim yapmaya teşebbüs eden, emek ve zahmet çeken kimseler faizciye (tefecilere, bankalara ve mevduat sahiplerine) sermayeden fazla ödeme yapmaktadırlar. Bu ödeme, müteşebbis (emeği çeken, işi yapan, yatıran, üreten) kazanmasa da, zarar etse de, evini barkını satmak mecburiyetinde kalsa da yapılmaktadır.

       Faiz bir malın fiyatını yükseltmekte,bütün insanlığı ekonomik anlamda sömürme aracı olarak kullanılmaktadır.Aynı cins ister peşin ister zamana bağlı değiştirilsin,bu değişiklik anında alınan her fazlalık faizdir.Mesela:Buğdayı buğdayla,hurmayı hurmayla, altını altınla değiştirirken alınacak her fazlalık faizdir.Ancak cins değişikliklerindeki azlık veya fazlalık faiz değildir.Buna bir örnek verelim:Bir ton buğdayı,bir ton üç  yüz kilo arpa ile anlaşma sonucu değiştirilebilir.Bu caizdir,faiz değildir.Aynı cins mallardan veya paralardan alınan borçlar için de hiçbir fazlalık olmaksızın alınan kadar ödenmelidir.Aksi halde alınacak her fazlalık faiz olur.100 gram altın borcu için,101 gram istense ve verilse faiz olur.

      Allah, insanlar sömürülmesin haksız kazançlar olmasın diye faizi yasaklamıştır.Bunu somut örnekle açıklarsak daha iyi anlaşılır:Diyelim ki,kumaş üretecek olan bir kişi fabrikasını kurabilmek için faizli kredi kullanırsa,geçmişte yüzde yüz ellilere varan faiz oranları da uygulandı.Hesabı kolayca anlaşılır yapmak için yüzde yüz faizle alındığını düşünsek,metresi 10tl olan kumaşa faize verilen 10 TL ilave edilecek maliyet 20 TL olarak hesaplanacaktır.Sonucunda yüzde elli kârla satıldığını düşünelim 10 TL daha ilave edilince kumaşın metresi 30 TL den satılacaktır.Dolayısıyla alıcıların daha çok para ödemesi söz konusu olmaktadır.Metresi 30TL ye satılan kumaşı bin kişi satın alırsa,içine eklenen faiz düşülerek satıldığını düşünsek maliyeti olan 10TL yüzde elli kârla satılsa 15TL de satılacaktır.Bu durumda ucuz olduğundan dolayı alabilecek müşteri sayısı artacaktır.Bu defa üç bin kişi satın alınca talebin artmasına bağlı olarak fabrika üretimini artıracaktır.Üretim artınca işçi sayısını da artırmak zorunda kalacaktır.Önceleri tek vardiya çalışılan fabrikada  bu sayede üç vardiya çalışılacaktır.Bu durumdan herkes memnun olur.Çünkü kimsenin zararı söz konusu değildir.Daha çok işçi çalışacağı için işsizliğe çare olacak,satın alan tüketiciler ucuzluğundan yararlanmış olacaktır.Ayrıca fabrikatör,faiz ekleyerek sattığı zaman da yüzde elli kazanıyordu bu durumda da yüzde elli kazanacak,ancak faizli olarak bin kişiye sattığı 1000 metre kumaştan 10.000TL kazanacaktı,faizsiz olunca 3000 kişiye satılan üç bin metre kumaştan 30.000TL kazanacaktır.Bu durumda kârı daha çok olacağından memnuniyeti söz konusu olacaktır.Bu durumda hiçbir kesim,üreten,tüketen,çalışan bu durumdan şikayetçi olmadığı gibi memnun olacaktır.Allah(c.c.) kimse zarar görmesin diye bu haksız kazancı,faizi haram kılmıştır.İnsanların yararına olan hiçbir şey haram kılınmamış,zararlı olanlar ise yasaklanmıştır.Fertlerin ve ülkelerin ekonomik anlamda kurtuluşu,Faizi terk etmeleri ile mümkündür.Aksi halde günümüzde kapitalist sistemlerde yoğun olarak görmeye başladığımız kriz sürekli ve kalıcı olarak devam eder.Sonucunda insanları perişan eder. İslam  kâr ve zararda ortaklık seçeneğini tercih etmiştir.

       Kainatı içindeki zerreden küreye ne varsa her birini yaratan Yüce Mevla, yarattığı kullarına nelerin yararlı,nelerin zararlı olduğunu bildiğinden bu gerçekleri emir ve yasak olarak bildirmiştir.Bu gerçekleri kabul edip İnananlar kurtuluşa mutlaka erecektir.İnanmayanlar da; hem maddi hem de manevi olarak her iki hayatta cezalarını çekeceklerdir.

       Konumuzla ilgili birkaç ayet ve hadis-i zikredelim:“Faiz yiyenler(kabirlerinden) ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alış veriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır. Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez” (Bakara 275-276)

      “ Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz”.( ALİ İMRAN 130)

     “ İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır”.(Nisa 160-161)

     Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz, “Her menfaat sağlayan borç faizdir” (1) buyururlar. Bu da alacaklının borç verirken, bir müddet sonra ne kadar fazla isteyeceğini şart koşmasıyla gerçekleşir. (Feyzü'l-Kadir, 5:27. Hadis No:6336)    Müslümanlar yardımlaşma ,karz-ı hasen (karşılıksız borç verme)özelliklerine sahip olmalı,parayı veren yardımcı olanla parayı alanın zarar etmeyeceği,faiz olmayacak çözümlere yönelmeleri gerekir.

    Bu meselede şöyle bir yol da tercih edilebilir ki, bu en iyisi ve en sıhhatlisidir. Borç verme, altın üzerinden v.b.  yapılabilir. Böylece faiz şüphesi de ortadan kalkmış ve her iki tarafın hakları da korunmuş olur.

     Bu vesile ile faiz ve tüm haramlardan uzaklaşıp,emredilenleri yapmamızı Yüce Mevla’dan niyaz eder,sıhhat,afiyet ve mutluluklar dilerim.

      

 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz