GEVALE KALESİ (TAKKELİ DAĞ)

2017-07-03 15:04:00

GEVALE KALESİ (TAKKELİ DAĞ)

     TYB Konya Şubesinin Selçuklu Belediyesi ile birlikte geçtiğimiz hafta sonu düzenlediği  “Yazılacak çok şeyimiz var, Gevale’den Konya’yı Fotoğraflıyoruz” Programı çerçevesinde, Konyalı Yazarlar, fotoğraf sanatçıları, basın mensupları ve akademisyenler ile birlikte Takkeli Dağ’a çıkma imkânına sahip olduk.  Takkeli Dağ da, Necmeddin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çaycı ve ekibi tarafından karşılanarak, yapılan Restorasyon çalışmaları hakkında bilgilendirildik. Prof. Dr. Ahmet Çaycı, Takkeli Dağ da yapılan kazı çalışmaları ve çıkarılan tarihi kalıntılar hakkında bilgiler verdi. Tarihi Gevale Kalesini gezdirerek gerekli rehberlikleri ekibi ile birlikte yaptılar. Sorulan sorulara gerekli cevapları vererek güzel bir bilgilendirme imkânı sağladılar.

     İlk ziyaret yerimiz; Frigler döneminde yapıldığı tahmin edilen ve dağın yamacına oyulmuş bulunan tapınak olduğu tahmin edilen bölümüne olmuştur. Prof. Dr. Ahmet Çaycı bu alanın ilk yapılış amacının bir tapınak olduğunu tahmin ettiklerini, ancak ilerleyen zamanlarda hizmet amaçlı kullanılmış olabileceğini belirtti. Sonrasında Kalenin alt kısmında yer alan bir sarnıç ziyaret edildi. Burada verilen bilgilerde, Anadolu da Urarulardan beri görülen, kaleden gizli çıkış olarak kullanılan tünellerin bir suyoluna bağlanması geleneğinin, burada da kullanıldığını ve sarnıcın gizli bir tünel ile kaleye bağlandığını ifade etti. Sarnıca çıkan Tünel’in bir bölümünün açıldığını, diğer bölümünün ise ilerleyen günler içerisinde yapılacak olan çalışmalarla açılmaya çalışılacağı bilgisi verildi.

     Kale burcu, kalelerde savunma amaçlı oluşturulan, savunmayı çok rahat bir şekilde yapabilmek için inşa edilen kale bölümüdür. Bahse konu yapılar, düz kale surlarının ön cephesine bir çıkıntı oluşturacak şekilde inşa edilir. Kazı çalışmalarında görev alan Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Şimşir,  bugüne kadar tespiti yapılan beş kale burçları ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgiler vermiştir.

     Sarnıç bölümünden sonra kaleye doğru tırmanışa geçtik. Tepeye doğru tırmanışımızda kaya mezarlarını görme imkânına da sahip olduk. Tepenin diğer tarafında çok sayıda IV. Yüzyıla ait kaya mezarı tespit edildiği, ilerleyen zaman içinde yapılacak kazılar sonrasında bölgenin en büyük Metropolitinin bulunacağının tahmin edildiği bilgisi verildi.

     Kale’nin bulunduğu zirveye çıkınca gerçek bir tarihi doku ile karşılaştık. Kale surları kalıntıları ile birlikte müştemilatlara ait temellerin de gün yüzüne çıkarılmış olduğunu müşahede ettik. Zirvedeki iki adet sarnıçtan birinin zindan olarak kullanıldığının tahmin edildiği belirtildi. Prof. Dr. Ahmet Çaycı; kaynaklarda Selçuklu ve Karamanoğulları dönemlerinde Prenslerin Gevale Kalesine hapsedildiklerine dair malumatların yer aldığını, bahse konu zindanında burası olduğunu tahmin ettiklerini belirtti. Zirvede hamam bölümünün de kazılar sonucunda ortaya çıkarıldığını, Kaledeki gözetleme bölümlerinin de büyük bölümünün restore edilmeye başlandığını gördük. Zaman zaman Sultanların da Gevale Kalesinde kaldıkları tarihi kayıtlarda belirtilmiş olduğu için Saray kalıntısının da arandığını ancak bu konuda henüz somut bir veriye ulaşılmadığını öğrenmiş olduk.

    Prof. Dr. Ahmet Çaycı;  Gevale adının Frig dilinde Kibele’den bozma olduğunun düşünüldüğünü ve bu bölgenin Anadolu’nun en kadim yerleşim yerlerinden birisi olduğu, ancakilerleyen dönem içerisinde yapılacak kazı çalışmaları sonucunda elde edilecek somut veriler ışığında daha doğru bilgiler verebileceklerini belirttiler.

     Gevale Kalesi Selçuklu ve Karamanoğulları dönemlerinde de önemli olup, Konya’nın savunmasında kilit rol oynamıştır. Gevale Kalesine sahip olmayan, Konyaya sahip olamaz anlayışı tarihi bir gerçek olarak bilinmektedir. Konya’nın Fatih Sultan Mehmet Han tarafından alınmasından sonra Gevale Kalesi yıktırıldığı için o tarihten itibaren de önemini kaybetmiş olarak görünse de, yapılan çalışmaların tamamlanması sonrasında Konya’mızın kültür ve turizmine canlılık kazandıracak bir cazibe merkezi olacağını düşünüyorum.

 

    Takkeli dağın zirvesindeki Gevale Kalesinin burcunda arkadaşımızın okuduğu ikindi ezanı sonrasında namazımızı eda ettik. Toplu hatıra fotoğrafı çektirildikten sonra program tamamlanmış oldu. Konyalı Yazarların Konya’mızın sembollerinden birisi olan Takkeli Dağa çıkarak, şehri tepeden temaşa edip, Gevale Kalesi hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi vesilesiyle, başta TYB Konya Şube Başkanımız Sayın Prof. Dr. Hayri Erten’e, Sayın Prof. Dr. Ahmet Çaycı’ya, Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’a ve  emeği geçen bütün kardeşlerimize kalb-i şükranlarımı sunar, sıhhat ve âfiyetler dilerim.   

     omerlutfiersoz@gmail.com

42
0
0
Yorum Yaz