İBADETLERİN DEVAMLI OLANI MAKBULDÜR

2017-06-28 10:53:00
İBADETLERİN DEVAMLI OLANI MAKBULDÜR |  görsel 1
İBADETLERİN DEVAMLI OLANI MAKBULDÜR |  görsel 2

İBADETLERİN DEVAMLI OLANI MAKBULDÜR

     Mü’minler olarak, rahmet, mağfiret, feyz ve bereket dolu, bir Ramazan-ı Şerifi daha geride bırakmış bulunuyoruz. Büyük bir coşku ile her gün düzenli olarak, Kur’an-ı Kerîm’i Okuyup, anlayıp, hükümlerini hayatımıza tatbik ederek maddi ve manevi huzura erdik. Namazlarımızı büyük bir huşu ve huzur içinde kılmanın hazzını yaşadık. Oruç tutarak nefislerimizi terbiye etme imkânına sahip olduk. Ramazan ayı boyunca sabrı, yardımlaşmayı, zorluklara karşı dayanmayı, paylaşmayı, dayanışmayı ve kardeşliği en iyi bir şekilde uygulamalı olarak öğrendik. Dünya nimetlerinin gelip geçici, ahiret nimetleri ise kalıcıdır. Ramazan ayında yaptığımız ibadetleri ve kazandığımız güzel hasletleri, Ramazan sonrasında da devam ettirmeliyiz. İbadetlerin devamlı olanı makbuldür. İbadetlerimizi en iyi şekilde her zaman yapmakla yükümlüyüz. Farz olan amelleri, hiçbir eksiltme veya ilave yapmaksızın emredildiği şekliyle yapmakla emrolunduk. İbadetlerde devamlılık esastır.

      Âyet-i Kerîmelerde:“Namaz kılanlar ki, onlar namazlarında devamlıdırlar.” (Meâric Sûresi âyet: 23), “Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine itaat et.”(Hicr Sûresi âyet:99), “İnsanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”(Zariyat Sûresi âyet:56) buyrulmaktadır.

      İbadetlerde devamlılık Müslüman’ın asli görevidir. Sabır ve Sebat ile devam edildiği takdirde, neticede çok büyük birikimlerin meydana geleceği muhakkaktır. İbadetlerimizde devamlılığın önemi çok büyüktür. Deryaları derya yapan yağmur damlalarının sürekliliğidir. Damlalar birike birike umman olur. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) nafile ibadetler hususunda; “Amellerin Allah Teâla’ya en sevimli olanı, az da olsa devamlı yapılanıdır.”  (Müslim, Müsâfirîn, 218,Buhârî, Rikâk,(18)  buyurmuşlardır.

     Ramazan ayında oruç tuttuk, namazlarımızı da genel olarak cemaatle beraber kılmaya büyük gayretler gösterdik. Cemaatle beraber namaz kılma alışkanlığımızı ömür boyu devam ettirmeliyiz. Zira cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan Yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu unutmamamız gerekir. Ramazanda kazandığımız bir diğer alışkanlık da sabırdır. Hayatımızın tamamında olması gereken özelliklerden birisi de sabırdır. İbadetlere devam etmede de ve günah işlememe noktasında da sabırlı olmalıyız.

     Allah’ın izniyle; yağmur nasıl yeryüzünü temizler ve toprağa bereket verirse, devamlı yapılan ibadetler sebebiyle de kötülüklerden, günahlardan aynı şekilde arınıp, temizlenebiliriz.  Allah (c. c.)'ın sevgisine mazhar olabilmek için ibadetlerimize devam etmeliyiz. Müslüman, Ramazan bitti diye İbadet ve taat'tan uzak duramaz. Güzel davranışları devam ettirerek, her türlü kötülüklerden gereği gibi kaçınır. Ramazan-ı Şerif dışında da Kur'an ve Sünnet çerçevesinde hayatını yaşamaya özen gösterir. Allah(c. c.)'a ve Resulü Hz. Muhammed (s. a. s.)'e karşı görevlerimizi hiç bir zaman aksatmamalıyız. Bilmeliyiz ki, ibadetlerde devamlılık makbuldür ve çok önemli bir esastır.

     Ramazan-ı Şerîfte eda edilen ibadetler ve taâtlar ile erişilen müstesna kulluk derecemizin durumu, ekilen bir tohum gibidir. Bu tohumun verimli veya verimsiz olması, yılın her gününde de aynı anlayışla ibadetlerin yapılıp yapılmaması ile doğrudan ilgilidir. Ramazan’da kazandığımız güzel hasletleri ve kalbî olgunluğu, Ramazan’dan sonra da devam ettirmeliyiz. İmanımızın bir gereği olarak, ibadetlerimizi devamlı ve düzenli bir şekilde yerine getirmeliyiz ki; güzel ahlâk’a erişebilelim. Kısaca belirtmek gerekirse; İman + İbadetler = Güzel Ahlâk’ tır.

    Unutmamak gerekir ki, İslâmi bir yaşam, belli zamanlara has bir özellik değildir. Esasen ömür boyu devamı istenen bir takva hayatıdır. Ramazan-ı Şeriften sonra ibadet hayatımız hususunda rehavete kapılmamalıyız. Ramazan da kazanılan güzel hasletleri, manevi hatıraları unutmamak, halisane niyet ve amelleri terk etmemek gerekir. Böylece Ramazanda elde ettiğimiz manevi iklimi muhafaza ederek, Ramazan dışındaki aylarda da devam ettirmiş oluruz ki gerçek anlamda kurtuluş o zaman elde edilebilir.

     Dinimiz İslâm’a göre,  namaz, oruç, hac ve zekât ibadetleri çok önemlidir. Ancak, Allah’a kulluk ve O’na yakınlaşma niyetiyle, emredilenleri yapıp, yasaklananlardan kaçındığımız her davranış, ibadettir. İbadetler; imanımızın ve ahlakımızın olgunlaşmasını, sağlamlaşmasını sağlar. İbadetler; gönüllerimize Allah sevgisini çok sağlam bir şekilde yerleştirir, aklımızı, bedenimizi ve ruhumuzu kötülüklerden korur. Bizleri gerçek özgürlüğe, aynı zamanda dünyada, ahirette huzur ve mutluluğa kavuşturur.

     Ramazan ayında kazandığımız güzel alışkanlıklarımızı, Ramazan sonrasında da devam ettirerek gerçek kurtuluşa erişmek için çalışmalıyız. Dualarınızda buluşmak dileği ile sıhhat ve afiyetler dilerim.

     omerlutfiersoz@gmail.com     

0
0
0
Yorum Yaz