İMAN VE SALİH AMELLERİN ÖNEMİ

2017-09-25 10:06:00

İMAN VE SALİH AMELLERİN ÖNEMİ

       İslâm’ın beş temel şartlarından ilki, İslâm dininin İnanç yönünü, diğerleri de temel ibadetlerini teşkil eder. İman; İnanmak, İnanç anlamına gelmektedir. Kelime-i Şehadet, İslâm’ın beş temel şartının birincisi ve en önemlisidir. Kelime-i Şehadet, Kelime-i Tevhîd; İslâm’a girişin temel şartıdır. Diğer ibadetler bu temel üzerine bina edilir. Kelime–i Şahadet: “Eşhedü enlâ ilâhe illellah ve eşhedü enne Muhammed en abdühü ve Rasuluh” demektir. Anlamı: “Ben şahitlik eder, inanırım ki, Allah(c.c.)’tan başka İlâh yoktur. Ve yine şahitlik eder, inanırım ki, Muhammed (s.a.s.) Allah(c.c.)’ın kulu ve elçisidir.” Kelime-i Tevhid; Lâ İlâhe İllallâh Muhammedür Resulullah. Anlamı: Allah‘tan başka İlâh yoktur, Muhammed (s.a.s.),Allah’ın Resulüdür. Kelime-i Şehadeti, Kelime-i Tevhid’i, dil ile söyleyip, kalp ile de tasdik etmek gerekir. Kelime-i Şehadeti, Kelime-i Tevhid’i; kendi hür iradesi sonucunda, dili ile söyleyip, kalb-i ile de tasdik eden Müslüman olur.

     İnsanın gerçek anlamda kurtuluşu, mutluluğu için, öncelikle sağlam bir İman’a sahip olması ve İmanın gerektirdiği şekilde Salih amellerle dolu bir hayat yaşaması gerekmektedir. İman çok önemli bir özellik olmakla birlikte, Salih amellerle desteklenmeyen İman’ın korunması, muhafazası da çok zordur. İman ile birlikte Salih amellerde gerekir. Çünkü İman’ı besleyen, güçlendiren ana unsur Salih amellerdir. Dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderildik. Yaratılış gayemizin amacı kulluktur. Bundan dolayıdır ki; korku, ölüm, açlık, mallarımızın ve ürünlerimizin eksiltilmesi, yok edilmesi, fakirlik v.b. sebeplerle imtihan ediliriz. Nefsimize zor gelen bu sıkıntılı anlarımızda isyan etmeden, Ya Rabbi; her türlü imkânları verende, alan da sensin diyerek teslimiyet gösterebilmek, sabır ile mukabelede bulunmak, kurtuluşa erme vesilesidir.

    İlâhi emirler doğrultusunda yapılan, Allah (c.c.)’ın hoşnut olacağı çalışmalara, Salih amel denir. İman’a dayanmayan çalışmaların hiçbir önemi yoktur. İman esastır, ibadetler ise İmanın güçlü olmasını sağlayan özelliklerdir. Bu hususu bir örnekle açıklamak gerekirse; Orta Okul diploması olmayan bir kişi, gayri resmi olarak herhangi bir Liseye devam etse, yapılan her sınava katılsa ve her birinde başarılı olsa, bu kişinin sonuçta Lise diploması alması mümkün olabilir mi? Elbette mümkün olmaz ve Lise diploması alamaz. Lise diploması alması için öncelikle Orta Okulu bitirmesi gerekmektedir. Aynen bu örnekte olduğu gibi, İman’a sahip olmadan yapılacak her güzel davranışın kazandıracağı hiçbir yarar, sevap yoktur. Salih amellerin kabul olmasının temel şartı İman’dır.

     İman ile İbadet, Salih amel arasında sıkı bir ilişki vardır: İman, ibadetin kaynağı ve sebebidir. İbadet ise, İmanın desteği, gıdası ve muhafazasıdır. İbadet ettikçe, iman gürleşir. İman, kalpte yanan, aydınlatan, parlayan bir ışık, bir mum gibi düşünülürse, ibadetlerde, o yanan mum’u koruyan cam fanus gibidir. Bu ışık kaynağının bedenimizin her tarafını aydınlatması, hareket ve iş haline gelmesi iyi ameldir. Kökü İman olan İslam ağacının, meyveleri ibadet ve güzel ahlaktır. İman olmadan ibadetlerin bir yararı yoktur. İbadet olmaksızın imanı muhafaza etmek çok zordur. Hafif bir esintide sönüveren fanusu olmadan korumasız yanan bir mum gibidir. Onun içindir ki ibadetleri yaparak imanımızı sağlama almalıyız. Salih ameller, Kuran ve Sünnet’te emredilenleri yapıp, yasaklananlardan da kaçınmakla elde edilir.  

       Âyet-i Kerimelerde:  “İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.” “İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.” “İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.”(Bakara Sûresi âyet:25, 82, 277) “İnanıp da iyi işler yapanlara gelince -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklar.” (A’raf Sûresi âyet:42)  “İnanıp, iyi işler yapanları da, içinde ebediyen kalmak üzere girecekleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye koyarız.” ( Nisâ Sûresi âyet:57) “Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr Sûresi âyet:1-3) buyrulmuştur.

     İnsan’ın dünyadan beraberinde götürebileceği tek şey vardır. O da sadece amelleridir. Bu hususta Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s):”Ölen kimseyi üç şey kabre kadar takip eder; çevresi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri kendisiyle kalır. Çevresi ve malı geri döner, ameli kendisiyle kalır.” (Riyâzüs Sâlihin,c.1,No:104) buyurmuştur.

     Gerçek anlamda İman eden, İmanının gereği, Salih amelleri hayatına hakim kılanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.  

     omerlutfiersoz@gmail.com

 

 

  

0
0
0
Yorum Yaz