KESİNTİSİZ EĞİTİMDEN KESİNTİLİ EĞİTİME ACİLEN GEÇİLMELİDİR

2012-01-25 09:34:00
KESİNTİSİZ EĞİTİMDEN KESİNTİLİ EĞİTİME ACİLEN GEÇİLMELİDİR |  görsel 1

 

       Milli Eğitim Bakanlığı’nın 18. Milli Eğitim Şura’sında alınan kararı uygulamaya yönelik yasal düzenleme çalışmasını memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz. Kesintisiz zorunlu 8 yıl yerine, kesintili zorunlu 12 yıl (4+4+4) eğitimi hedefleyen şura kararı hayata acilen geçirilmelidir.

       Kesintisiz eğitimden kesintili eğitime geçilmesi ile birlikte  “8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim” tarihe karışacaktır. Geçtiğimiz yılın sonunda Yüksek Öğretim Kurulu’nun, meslek liseleri ile düz liseler arasındaki katsayıyı eşitleyen olumlu karar alınmıştır. Katsayı eşitsizliğinin eşitlenmesinden sonra yapılması gereken ikinci aşamada yönlendirmesi ve orta kısmı olmayan meslek liseleri eğitim programının bir işe yaramayacağı gerçeğinden hareketle zorunlu kesintisiz eğitimin kesintili hale getirilmesi olmalıdır. Çünkü 14 yaşından sonra bir gencin meslek öğrenmedeki başarısızlığı ortadadır. Bunların yanında 8 yıllık kesintisiz eğitimin çocuk eğitimine uygun  olmadığı defalarca dile getirilmiştir. 6 yaşındaki bir çocuk ile 14 yaşındaki delikanlının aynı çatı altında eğitim görmesinin mahzurları bu güne kadar yazılıp,konuşuldu, somut olarak da yanlışları görülmüştür.

       Meslek liselerinin önünü kesen kesintisiz-zorunlu eğitim sonucunda Meslek Liselerinden mezun olan  evlatlarımız ne kaliteli teknik ara elmanı olabildiler,nede iyi güzel kaliteli Üniversitelere girebildiler.Bu yanlış ve haksız uygulama yönlendirmeli,kesintili eğitimle gerçek çözüme kavuşturulmalıdır. Kesintisiz eğitimin, kesintili eğitim haline getirilmesinin ve meslek eğitiminde yönlendirme sistemine geçilmesinin yararları olacağı açıktır.

       Üniversitelerde kılık-kıyafet yasağının uygulanmasının yanında kesintisiz zorunlu eğitim ile de, meslek liselerinin ülkemize hizmetinin önüne geçilen bir uygulama olduğu aşikardır. Bununla yetinilmemiş, kazara meslek liselerine, özelde tehlikeli görünen İmam-Hatip Liseleri’ne gitmek isteyenlere de farklı katsayı uygulaması ile onların önlerine geçilmeye çalışılmıştır.Bu uygulama ile de maalesef şer güçler başarılı olmuştur. Meslek lisesi mezunlarının ağzıyla kuş tutsa, kendinden daha az soru yapan normal lise mezununun girebileceği fakülteye, bölüme girmesi nerdeyse imkansız hale getirilmişti.Bütün bu olumsuzluklar,katsayı eşitsizliğinin eşitlenmesinden sonra, Kesintisiz eğitimin,kesintili hale gelmesi ile köklü bir çözüme kavuşturulacaktır.Bizler eğitim ve öğretimin en güzel ve inançlara saygılı bir şekilde verilmesinden yanayız.Kesintisiz eğitime karşıyız ama,eğitimin kesintili olarak yapılıp artırılmasına da taraftarız.

       Bugüne kadarki uygulamalar nedeniyle meslek liselerinde eğitim seviyesi ister istemez düşmüştür. Meslek Liselerimizden mezun olanların Psikolojik baskılar,yanlış uygulamalar sonucunda bilgi ve becerileri de önemli ölçüde olumsuz olarak etkilenmiştir. Türkiye, kalkınmakta olan bir ülke olarak, üretmek zorundadır. Türkiye, bilimsel - teknolojik gelişmelerin hayata geçirilmesi ve bu yolla üretimin artırılması için yetişmiş ara insan gücüne ihtiyacı olan bir ülkedir. Birçok işadamı, tesislerinde çalıştıracağı yetişmiş kaliteli ara insan gücünün olmayışından şikâyet etmektedir, doğrudur. Çünkü meslek liseleri mezunlarının üniversiteye girişte önüne konulan engeller nedeniyle, çok iyi öğrenciler bu liseleri tercih etmemektedir.

       28 Şubat post-modern darbesi tarihimizin kara sayfalarından biri olarak hatırlanacaktır.İnanıyorum ki yakın gelecekte Post-Modern darbe girişimi yapanlara bağımsız Yargı önünde hesapları sorulur ve hak ettiklere cezalara çarptırılırlar. 28 Şubat dönemi bize, vesayet rejimine karşı nasıl tavır takınılmasını gerektiğini öğretmiştir. Bizler, devletin, milletini hiçbir zaman mağdur etmek istemeyeceğini düşünürdük. Ancak devletin bazı kurumlarını ellerine geçiren ve tamamen kendi düşüncelerine göre yönetim modeli ortaya koyanların milletine nasıl zulüm yapabildiklerinin olumsuz örneklerini gördük.Artık değişen,gelişen güçlü bir Türkiye var.Yakın tarihimizde yaşanmış olumsuzlukların bundan sonra Ülkemizde yaşanmayacağına inanıyorum.Her kurum kendi görevini yapacak,böylece ülkemizin kalkınıp gelişmesi sağlanmış olacaktır.

       Milli Eğitim Bakanı sayın Ömer Dinçer bey, Türkiye'de eğitim seviyesinin yükseltilmesi için zorunlu eğitim süresinin arttırılmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Meclis'te AK Parti grubunda bu konuyla ilgili bir çalışma var. Biz de onlara destek veriyoruz, yapılan çalışmadan bizim de haberimiz var. Bir yıl okul öncesi, diğer 4 yıllarla birlikte toplam 13 yıl diyerek açıklamasına devam etmiştir;

       ''Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını iki perspektifte değerlendirmemiz mümkün. Bir tanesi teorik olarak değerlendirebiliriz. Tüm dünyadaki ülkelerin zorunlu eğitim sürelerine baktığımızda, 8 ila 14 yıl arasında değişen uygulamalar var, ama genel ortalamaya baktığımızda 11-12 yıl en çok uygulanan zorunlu sürelerden. Yine başka bir perspektiften bakacak olursak dünyanın özellikle gelişmiş ülkelerinde eğitim ortalama süreleri 10-12 yıllık bir zaman dilimini kapsıyor. Bizim ülkemizde ise toplam nüfusun ortalama eğitim süresi 6-6.5 yıl. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'de eğitim seviyesinin yükseltilmesi için zorunlu eğitim süresinin artırılmasına ihtiyaç var. Tereddütsüz ihtiyaç var. Ancak pratik açısından bakıldığında şu anda ortaöğretimde daha doğrusu üçüncü, dördüncü 4 yılda bizim okullaşma oranımız yüzde 69. Stratejik hedefimiz ise önümüzdeki dört yıllık süre içerisinde yüzde 90'nın üzerine çıkmak. Tabii zorunlu yaptığımız zaman bu hedef yüzde 100 olacak. Öyleyse bizim orta öğretimde de yüzde 100 okullaşma oranına ulaşmak durumunda kalmamız halinde çok yoğun bir şekilde fiziki altyapıya ihtiyacımız var.

       Zorunlu eğitim planlaması yapılırken şayet fiziki altyapınızın tamamlanabileceği bir süre bize tanınırsa o zaman zorunlu eğitimin olması gerektiği kanaatindeyim'' dedikten sonra Sayın Dinçer, ''İkinci dört yıllık kademede mesleki eğitimle ilgili durumda öğrencilere esnek bir yapı mı öngörülüyor'' sorusu üzerine de şunları söylemiştir: ''Eğer eğitimin süresini 12 yıla çıkarırsanız o zaman mutlaka kesintisiz yapmak durumundasınız. Bunu da yaparken özellikle ilk dört yıldan sonraki süre içerisinde giderek artan oranda çocukların kabiliyetlerine uygun bir tercih imkanı vermek gerekir. Yani başlangıçta mesleki bir yönlendirme gerektirmez. Ama yine de çocukların kabiliyetine uygun dersleri seçebileceği bir müfredatın oluşturulması ihtiyacı var. Nitekim bizim şu anda uyguladığımız müfredat da öyle. Şu anda biz hukuken kesintisiz bir eğitim yapıyor olmakla birlikte aslında müfredat olarak da bakıldığında birinci dört yıllığı ilköğretimin ilk kademesi olarak değerlendiriyoruz. Bütünüyle sınıf öğretmenlerinin geldiği bir eğitim sistemi. İkinci dört yılda yani ilköğretimin ikinci kademesinde ise giderek öğrencilerin dersleri seçtikleri veya alan öğretmenlerinin derse girdikleri bir yapı ortaya çıkıyor. Öyleyse bunu daha sistematik bir şekilde ikinci dört yılın başlangıcından itibaren 'mesleki yönlendirme' demiyorum, dikkat edin, ikinci dört yıldan itibaren çocukların giderek kendi kabiliyetlerine uygun olarak seçtikleri derslerin olduğu bir müfredat uygulanabilir. Son dört yılda ise mesleki yönlendirme yapılabilir.'' diyerek görüşlerini aktarmışlardır.

       M.E.Bakanımız Ömer Dinçer bey’e, kesintisiz eğitimin kesintili hale gelmesi için çaba sarf eden herkese kalbi şükranlarımı sunarım.Bu sorunu çözüme kavuşturanlara milletimizin hayır duaları olacaktır.Dua alacaklara şimdiden kalbi şükranlarımı sunuyorum.Sıhhat ve âfiyetler dilerim. 

       www.omerlutfiersoz.blogcu.com

0
0
0
Yorum Yaz