KURAN-I KERÎM MÜ’MİNLER İÇİN ŞİFA VE RAHMETTİR

 

Kuran-ı Kerim; Yüce Râbbimizin Cebrail (a.s.) aracılığı ile Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'e indirdiği ilâhi kanunların bütünüdür. Kuran-ı Kerim bütün akıl sahipleri için bir hidayet kaynağıdır.

Âyet-i Kerimede:”Biz, Kur’andan öyle bir şey indiriyoruz ki O,Mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.” ( İsra Sûresi âyet: 82) buyrulmuştur.

Mü’min, Kur’an’dan feyz almasını bildiği için, bu maksatla Okumakta, dinlemekte ve yaşayışını O’na uygun olarak emirleri yapıp, yasaklananlardan da kaçınmaktadır. Bu güzel ve olumlu yaklaşım sonucu, bu özelliklerle dop dolu olan Mü’min’in kendisine Kur’anı Kerim âyetleri   şifa ve rahmet olmaktadır. Mü’mine şifa olmasına karşılık, Zalimin hüsranının artması, O’nun Kur’andan uzak durması, kendisi ile Kur’an arasına mesafe koyup, düşmanlık yapması sebebiyledir. Nasılki Doktorun yazdığı ilacı hasta kullanmazda sonucunda hastalığı artarsa, zaliminde hüsranının artması,ilaçtan uzak duran hastanın durumu gibi, Kur’andan uzak durması, hüsranının artmasına vesile olmaktadır.

Âyet-i Kerimelerde:” Sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah, Size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Hadîd Sûresi âyet: 9)

“Şüphesizki bu Kur’an en doğru yola iletir ; iyi davranışlarda bulunan Mü’minlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.” ( İsrâ Sûresi âyet: 9) buyrulmuştur.

Müslümanlar Kuran-ı Kerim'i okumak, an­lamak, ve yaşamakla emrolunmuşlardır. İnandığı ve Hayat Nizamı edindiği Kuran'a karşı Müminin ilk vazifesi O'nu sık sık okumak olmalıdır. Kuran'ın ilk emri "Oku” iken şüphe­siz Kuran'ı okuyamama diye bir mazeret olamaz. Her Müslüman Kuran'ı okumayı ken­disi bilmeli ayrıca aile fertlerine ve öğre­tebileceği kimselere öğretmelidir. Peygam­berimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Hadis-i Şerifle­rinde şöyle buyurmuşlardır: "Sizin en hayırlınız, Kuran'-ı öğrenenleriniz ve öğretenlerinizdir" "Her kim Kuran'dan bir harf okursa ona bir sevap vardır. Her bir sevap ise on katı ile mükâfatlandırılacaktır". "Kıyamet gününde, Kuran, Allah'ın huzurunda kendisini okuyan ve yaşayan kişi için Allah (c.c..)'a niyaz eder;

“Ya Rabbi! Ondan razı ol der. Allah (c.c.)'da o kişiden hoşnut olur".

Kıldığımız namazlarımızda Kuran okuyo­ruz. Her gün her an Kuran'la iç içe olmalıyız. Kuran-ı anlamalıyız ve O'na göre yaşamamız gerekmektedir. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur: "İşte bu (Kuran), indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Artık Kuran'a uyun ve Allah’tan  korkun ki size merhamet edilsin" (En'am Sûresi âyet: 155)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz Kuran'a göre hayatımızı yaşama­mız konusunda şöyle buyurmaktadır: "Kuran, maddi ve manevî bunalımların en hayırlı şifa kaynağıdır".

"Kuran'a sarılınız. O'nu hayat rehberi tanıyınız. Çünkü O, Allah'ın kelâmıdır".

Allah'ın kelâmı (emir ve yasakları)’nın in­sanların koyduğu yasalara üstünlüğü;  Al­lah'ın yaratıklarına üstünlüğü gibidir. Yaratan,yarattıklarının ihtiyaçlarını da en iyi bilendir.Emirleri ve Yasakları da yaratılanların yararına uygun olarak koymaktadır.Genel olarak yararlı olan hiçbir şey yasaklanmamıştır.Kısacası Yaratan iyi,güzel ve faydalı işleri yapmamızı,kötü,çirkin ve zararlı işlerden de uzak durmamızı istemektedir.Yaratıcımızın koyduğu kurallar,evrensel normlardır.Zamanın değişmesi ile değişikliğe uğramazlar.Mesela:Hırsızlık,rüşvet,yalan,iftira,gıybet,şiddet,öldürme,içki,kumar ve benzeri yasaklar dünde kötü fiillerdi,bugün de kötü,kıyamete kadarda kötü olarak vasıflandırılacaktır.Bu hükümlerin kıyamete kadar değişmeden kalması ve doğru olduğunun bilinmesi,Yaratıcımızın, bizleri kötülüklerden koruma amaçlı yasaklarıdır.Hiç bir aklı selim kişi kalkıp da,hırsızlık veya diğer yasaklar güzel niye yasaklanıyor diyemez.Evrensel anlamda zararları,inanan,inanmayan akl-ı selim kişilerce bilinen gerçeklerdendir.

İşte bu sebepledir ki; Allah(c.c.), emir ve ya­saklarını ihtiva eden,  Kuran'la amel eden toplumları yükseltir. O'nun izinden gitmeyenleri de alçaltır.

Tatbik olunmayan bilgilerden bir menfaat edinilemeyeceği gibi, inanılan, okunan, anlaşılan, fakat yaşanmayan Kurandan da özlenen faydalar sağlanamayacaktır. Kur’an ayında, yeniden özlenen şekliyle Kur’anla buluşalım.

Cenab-ı Allah (c.c.),   Kuran’ı Kerimi okuyan, anla­yan ve anladığı ile amel eden Müslüman­lardan olmamızı nasip eylesin.  Kuran, gönüllerimizin baharı, kalplerimizin şifası, hayat yolumuzun nuru, kabirlerimizin aydınlığı ve rahmete gark olmamızın vesilesi olsun. Sıhhat ve afiyetler dilerim.

       www.omerlutfiersoz.blogcu.com

 

Eklenti Başlığı
Yorum Yaz