KUTSAL HAC YOLCULUĞU MEKKE-1

2010-01-13 09:01:00

KUTSAL HAC YOLCULUĞU

MEKKE-1

 

Malumunuz Kutsal Hac yolculuğumuzun ilk bölümü olan Medine’ye ait bilgileri iki yazımda siz okurlarıma aktarmıştım. Kısmet olursa bu ve sonraki yazılarımda da Mekke’de yaşadıklarımız ve ziyaret ettiğimiz yerler hakkında bilgiler vereceğim.

            Medine’den 12 Kasım günü sabah namazı müteakip ayrılma hazırlıklarımızı tamamladık. Saat 9.00’da Medine’den Mekke’ye doğru hareket ettik. Medinelilerin ve Medine üzerinden Mekke’ye gidenlerin mikat yeri (İhrama girme yeri) olan Medine’nin yaklaşık 15 km güneyinde bulunan Zülhuleyfedir. Aynı zamanda Abar-ı Ali diye bilinen yerdir. Toplam ihrama girme yeri olarak bilinen beş nokta bulunmaktadır. Zulhuleyfe, Cufhe, Karn, Yelemlem ve Zat-ü Irk’tır. Medinelilerin ve o istikametten Mekke’ye gidenlerin ihrama girdikleri yere Zulhuleyfe, Şamlıların ve Şam cihetinden gidenlerin ihrama girdikleri yere Cuhfe,Necd ve Kuveyt tarafından Mekke ye gidenlerin ihrama girdikleri yere Karn,Yemenlilerin ve o taraftan Mekke ye gidenlerin ihrama girdikleri yere Yelemlem, Mekke ye Irak yönünden gidenlerin ihrama girdikleri yere  Zat-ü Irk denilmektedir.

            Mikat sınırları ihramsız geçilmez. Belirttiğim ihrama girme yerlerine uğramayanlar bunların hizalarında ihrama girebilmektedirler. Deniz ve hava yolu ile yolculuk yapanlar gemi ve uçaklara binmeden önce ihrama girebilecekleri gibi,  bu taşıtlara bindiktendik ten sonra da ihrama girebilirler.

            Bizler Umre için ihramlarımızı otellerimizde giymiştik. Zulhuleyfe, Abar-ı Ali de ihram namazını kıldıktan sonra Umreye niyet edip, telbiye  (lebbeyk) getirerek ihrama girmiş olduk. Bu noktadan itibaren de ihram yasakları başlamış oldu. Yaklaşık 450 km lik yolu yedi saatlik bir yolculuktan sonra Mekke’ye ulaştık.Mahbesi cin bölgesindeki İstanbul 1(bir)oteline yerleştik. Kısa bir istirahatten sonra 24. kafile 4.gurup olarak Umremizi yapmak üzere Kâbe-i Muazzama’ya gittik. Babüs Safa kapısından girdik.

         Kâbe’yi ilk gördüğümüz anda yapılacak duaların müstecap olduğunu bildiğimizden, Kâbe’yi ilk defa görür görmez Ya Rabbi bugüne kadar özel ve Ümmet-i Muhammed için yaptığım tüm duaları kabul ediver diye dua ettim. Sonrasında Umre tavafına niyet ettik ve Hacerül Evsedi selamlayıp Umre tavafımıza başladık. Kâbe’nin etrafını Hacerül Esvedden, Rükn-i Irakı, Rükn-i Şami, Rükn-i Yemani köşelerini dönerek Hacer-ül Esved’in bulunduğu köşeye gelince ilk şavtımızı tamamlamış olduk. Bu şekilde toplam yedi defa Kabenin etrafını okuduğumuz dualar sonucunda dönerek yedi şavt sonucu tavafımızı tamamladık.İlk üç şavtta erkeklerin sağ omuzlarının açık olarak tavaf etmeleri sünnettir. İki parçadan oluşan ihramımızdan belden aşağı kısmı örten’e  izar,belden yukarıyı örten kısma ise rida denilmektedir.İlk üç şavt ta ihramın rida parçası sağ kolun altından alınarak örtülmektedir.Sağ omuzun açık bırakılmasına ızdıba denilir.Aynı zaman da kısa adımlarla ve gösterişli,çalımlı yürümeye de remel denilmektedir.Bu iki husus kendisinden sonra Say yapılan tavafların ilk üç şavtı içindir.Nafile tavaflarda remel ve ızdıba yoktur.

        Sonrasında iki rekât tavaf namazımızı kıldık ve duasını yaptıktan sonra say yapmak üzere safa tepesine gittik. Kâbe’ye dönüp selamlayıp niyetimizi yaptıktan sonra Safa ile Merve arasında toplam yedi defa gidip geldik. Dualarımızı okuduk. Yeşil ışıkla belirlenen yerlerde Hervele yaparak daha canlı ve gösterişli yürüdük. Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)’in müşriklere karşı sergilediği yürüyüşü hatırlayıp, sünnete uygun tavır sergiledik. Merve tepesinden de Kâbe’yi her uğrayışımızda selamlayıp, son yedinci şaftta dualarımızı yaparak, Say’ımızı bitirmiş olduk. Sonrasında tıraş olduk. Böylece ihram yasakları kalkmış oldu.

        Otelimizde istirahatımızı yaptık. Otelimizin aşçıları da Türkiye’den götürülmüştü. Yemeklerimiz de hakikaten güzeldi.Yemeklerimiz Otellerimizde hazırlandığından dolayı tüm hacı kardeşlerimizin zamanlarının bir çoğunu Kabe de geçirmesine vesile olmuştur.Önceleri Hac ibadeti için giden kardeşlerimiz zamanlarından çok önemli bir bölümünü yemek yapmaya harcadıklarından ibadete ayıracakları zamandan azalttıklarını üzülerek ifade etmekteydiler.Bu yönüyle bakıldığı zaman son yıllardaki hacılarımızın daha rahat ettikleri ve ibadetlerine bolca zaman ayırabildiklerini söyleyebilirim. Tervin gününe kadar ki yaklaşık 15 günlük süre içerisinde her gün namazlarımızın büyük çoğunluğunu Kâbe’de kılarak, nafile tavaflar yaparak, hatimler okuyup, dua ve niyazla feyizli, bereketli güzel günler geçirdik. Bu arada fırsat buldukça önemli olan bazı mekânlara giderek ziyaretler yaptık. Kısmetse gidilen ziyaret yerleri ile Arafat, Müzdelife, Mina, Şeytan taşlama,Ziyaret tavafı, Umre, Veda Tavafı gibi hususları  diğer yazımda ele alacağım.

        Tadı damağımda kalan bu mübarek Kâbe’de yeniden bulunup, Umreler, Tavaflar, Haclar yapmayı Cenab-ı Allah cümlemize tekrar tekrar nasip etsin. Kâbe’de kılınan bir rekât namaz yüz bin rekata, okunan bir hatim yüz bin hatime eşdeğerdir. Bu güzel ve feyizli mekânlardan gereği gibi faydalanmayı Rabbim cümlemize nasip etsin.Sıhhat ve afiyetler dilerim.

 

www.omerlutfiersoz.blogcu.com

0
0
0
Yorum Yaz