MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLERİ

2018-04-16 15:31:00

MÜ’MİNLERİN ÖZELLİKLERİ

      İnsanın yaratılış gayesi; Allah (c.c.)’ın varlığına, birliğine hiçbir tereddüt, şüphe duymaksızın inanmak ve gereği gibi O’na kulluk etmektir. Birçok âyet-i kerîme ve hadis-i şeriflerde Mü’minlerin özellikleri anlatılmaktadır. Gerçek Mü’minler; hayatlarının her anını Kur’an ve Sünnette emredilenleri yerine getirip, yasaklamış olduklarından da uzak durarak, İslâm’a uygun güzel ahlâk sahibi olarak yaşarlar.

     Mü’minlerin özelliklerinin genel olarak özeti; İmanın gereği emirleri, ibadetleri, Salih amelleri yerine getirip, yasaklanan bütün haramlardan uzak durup sonucunda güzel ahlâk’a sahip olmaktır. Namazını  dosdoğru kılan aynı zamanda devamlılık gösteren, Allah (c.c.)’ın âyetleri okunduğu vakit,  kalbi titreyen, zekâtı veren,  gizli ve açık Allah (c.c.) için harcayan, infak eden, içki, kumar, zina, hırsızlık, faiz, rüşvet, gıybet, yalan, iftira v. b. haramlardan büyük günahlardan uzak duran, güvenilir olan, sözünde ahdinde sebat gösteren, güzel ahlâk sahibi davranışlar sergileyen Mü’minler övülmüşlerdir. Gerçek anlamda kurtuluşa ereceklerinde bu özelliklere sahip olan Mü’minler olduğu açıkça belirtilmiştir.

     Âyet-i Kerimelerde Mü’minlerin özellikleri şöyle anlatılmaktadır: “Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar. Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.” “Ey İman edenler! Allah’tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten Mü’minler iseniz.” (Bakara Sûresi âyet:3-5, 278)

     “Mü’minler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğunda İmanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir. Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah Yolunda) harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçek Mü’minlerdir. Onlar için Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır.” (Enfal Sûresi Âyet-i Kerime 2-4)

     “Gerçekten Mü’minler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler. Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar ki, zekâtı verirler ve onlar ki, İffetlerini korurlar; ancak eşleri yahut ellerinin sahip olduğu hariç. Çünkü onlar (eşleri ile olan ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar. Şu halde kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir. Yine onlar (o Mü’minler) ki, emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler ve onlar ki, namazlarına devam ederler. İşte, asıl bunlar vâris olacaklardır; (Evet) Firdevs’e vâris olan bu kimseler, orada ebedi kalıcıdırlar.” ( Mü’minun Sûresi Âyet-i Kerime:1-11)

     “Onlar, ne ticaret nede alış-verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (Nûr Sûresi âyet:37)

     “Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selam!» derler (geçerler);Gecelerini Rablerine secde ederek ve kıyam durarak geçirirler. Ve şöyle derler: Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır. Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir! (O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar. Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir ilâh’a yalvarmazlar (şirk koşmazlar), Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı(nın cezasını) bulur; Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır. Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. Kim tövbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler. Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar (Ve o kullar): Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl! Derler.” (Furkan Sûresi âyet:63-74) buyrulmuştur.

      Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Mü’minlerin özelliklerini bildirdiği hadis-i şeriflerinde: “ Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez; onu tehlikeye atmaz…” (Buhari, Sahih, ‘Mezalim’, 3; Müslim, Sahih, ‘Birr’,58) “Mü’minde şu iki haslet bulunmaz: cimrilik ve kötü huy.” (Tirmizi, Sünen, ‘Birr’, 41) “Müslüman, elinden ve dilinden Müslümanların emin olduğu kimsedir.” (Buhari, Sahih, ‘İman’, 3; Müslim,sahih, ‘İman’,58
     Hayatımızın her anını İslâm’a uygun yaşamak zorundayız. Allah (c.c.)’ın bizi her an görüp gözettiğini bilerek, bu hakikatin şuurunda olarak, O’nu görürcesine ibadet ve taât içerisinde olmalıyız. Rabbimizin bizi her an görüp gözettiği şuuruna vakıf olarak ihsan derecesinde yaşantımızı sürdürmeliyiz. Bu özelliğe sahip olan Mü’minler, hem dünya hem de âhiret yurdundaki güzelliklere sahip olup, gerçekten de kurtuluşa erme lutfuna mazhar olurlar.

     Mü’minler, kâfirlere karşı çetin fakat kendi aralarında birbirlerine karşı çok şefkatli, merhametli olmak durumundadırlar. Kabalıktan, çirkinlikten uzak, yumuşak huylu olarak hayatımızı yaşamalı, örnek şahsiyetler olmalıyız. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)’in rol model hayatını kendimize örnek edinmeliyiz. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ahlâkı ile ahlâklanmalıyız.

     Gerçek anlamda kurtuluşa erecek güzel ahlâk sahibi Mü’minlerin özelliklerine sahip olmamızı Allah (c. c.)’tan niyaz eder, sıhhat ve afiyetler dilerim. 

     omerlutfiersoz@gmail.com

0
0
0
Yorum Yaz