ÖLÜM

2007-12-26 10:38:00


Ölüm insanı gerçekten derinden etkileyen bir gerçektir. Ayet-i kerimelerde “Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döneceksiniz.” (Ankebut suresi-ayet:579 “Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. O belli bir vakte bağlanmıştır.” (Al-i İmran suresi-ayet:145) “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size yetişecektir.” (Nisa suresi-ayet:78) “Ecelleri geldiği vakit ne bir lahza geri bırakabilirler ve ne de ileri (öne) alabilirler.” (Nahl suresi-ayet:61) buyurulmuştur.

Ölüm, aramızdan ayrılan sevdiğimiz insanları hatırlamanın, onları hayırla yad etmenin ve ayrıca hayatını devam ettiren insanların kendilerini hesaba çekmenin yoğun olarak yaşandığı dönemlerdir. Ölümden etkilenip, en yakınını kaybeden nice insanların kendi davranış ve yaşayışlarına daha çok özen gösterdiği bir gerçektir. Ama zaman içinde bu düşüncelerde  de büyük erozyonlar olmaktadır.

Müslüman’ım diyen bir insan kendini hesaba çekilmeden önce hesaba çekmeli, ölmeden önce kendini ölmüş gibi değerlendirmelidir. Bu hesaplaşma sonucu yaptıkları, yapması gerekirken yapmadıkları, yasaklanmış olan haramlardan ne kadar uzak durduğu konularında kendini değerlendirmelidir. Bu değerlendirmede Allah ve Resulü’nün emirlerini gerçekten yapıyor mu? veya yasaklarından kaçıyor mu?... Bu değerlendirmeler sonucu ibadetleri yapıyorum ve yasaklardan da tam anlamıyla kaçınıyorum diyebiliyorsak, iyi yoldayız ve devam etmeliyiz. Tam tersi hayatımızda ibadet yoksa, haramlardan da içtinap etmiyorsak o zaman bizim için büyük sıkıntılar var demektir.

Bu imtihan dünyasında güzel amellerle iyi huylu, ahlak sahibi olanlar her iki alemde de kazanırlar.

Geçtiğimiz hafta vefatının 800.yıl dönümünü hayırla yad ettiğimiz büyük mütefekkir ve mutasavvıf Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi, ölüm gecesine “Şeb-i Arus” düğün gecesi, gerçek sevgiliye kavuşma gecesi diyerek ölüm ve sonrası için mükemmel bir açıklama getirmiştir. Kişi nasıl evlendiğinde eşine kavuşmakla mutlu olmuşsa, kendinden, eşinden, anne-baba, para, mal,mülk,mevki, makam v.b. dünya ve içindeki ne varsa her birinden, inandığı Rabbini fazla sevmesi gerekmektedir. İşte bu her şeyden çok sevdiği Rabbine ölümle kavuşunca ona düğün gecesi demiştir.

Şair bir beytinde ölümü şu şekilde güzelce ifade etmiştir:

Ölüm, ne yakın bize ölüm, ne uzak bize ölüm.

Ölümsüzlüğü tattık, ne yapsın bize ölüm.

Ayrıca, Gazneli Sultan Mahmut, ölümle ilgili;

Yoklansın kafası mezarda her ölenin

Farkı var mı bakalım hükümdarla kölenin.

Diyerek gerçeği güzelce ifade etmiştir.

Gerçekten, hükümdarla kölenin farkı yoktur. Üstünlükleri takvalarındadır. Bu vesile ile yapacağımız her işimizi iyi düşünmeli, ölümden sonra hesabını verebileceğimiz bir şekilde hayatımızı yaşamalıyız.

0
0
0
Yorum Yaz