HACAMAT (KUPA TEDAVİSİ) NEDİR?

2013-05-28 10:44:00
HACAMAT (KUPA TEDAVİSİ) NEDİR? |  görsel 1

  Hacamat (Kupa Tedavisi) nedir? Sağlığı korumak veya hastalıktan kurtulmak için vücudun belli noktalarına, ihtiyaç olması halinde beynin bıngıldak noktası ile boyun baş kesişme noktasındaki çukur bölge hariç olmak üzere hemen hemen her yerine kupa kapatmaya, kan almaya dayanan bir tadavi yöntemidir. kısacası vücutta hastalıklara neden olan kirli kanın, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed ( s.a.s.)’ in de uyguladığı şekilde dışarı alınması işlemidir. Hacamat’ın tarihçesi çok eskilere dayanmaktadır. M.Ö. 1550 yıllarında hacamat’ın uygulandığı tarihi kayıtlarda anlatılmaktadır. Ancak biz Müslümanları ilgilendiren önemli tarafı ise; Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hadis-i şeriflerinde: ”Tedavi olageldiğiniz şeyler arasında en hayırlısı hacamattır.” (Nesai) Cabir(r.a.)’dan Peygamber Efendimiz(s.a.s.) :”Eğer kullandıklarınızda bir hayır varsa veya hayır olacaksa bu kan aldırmakta bal şerbetinde ve ateşle dağlanmakta olur. Fakat ben dağlanma ile tedaviyi yasaklıyorum. “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)” (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3) Hacâmatın vakti, her ayın 17, 19 ve 21. günleridir (Müslim; 1202, 1577, Tirmizi; 2126, İbn Mace; 3479, 3486, Ebu Davud; 3861) Hacamat yaptırmanın en ideal zaman dilimlerinin, Kameri ayların 17,19,21 ve 23. Günleri olduğu, Pazar, Pazartesi, Salı, ve Perşembe günleri güneş doğduktan  iki-üç saat sonra, aç olarak, abdestli bir şekilde dua okumak suretiyle yapılmasının en uygun olduğu ifade edilmektedir. Efendimiz (a.s.),bizzat kendisi hacamat yaptırmış ve hacamatı yapan kişiye ücretini ödemiştir. ”Hacamat yapan ne iyi kuldur; fazla kanı giderir, beli hafifletir, gözü ... Devamı

REGAİB GECESİ

2013-05-14 18:38:00
REGAİB GECESİ |  görsel 1

  ALLAH (C.C.)’A YÖNELİŞ’İN, RAĞBET’İN VE BEREKET’İN ARTTIĞI MÜBAREK GECE   Mekânın ve zamanın Yaratıcısı olan Yüce Allah (c.c.), bunların arasından bazı zaman ve mekânlara çok daha fazla değer vermiştir. Değer verilen zaman ve mekanlarla ilgili bilgiler; Kur’an-ı Kerim’in bazı âyet-i kerimelerinde ve Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) de bazı hadis-i şeriflerinde ifade buyrulmuştur. Mekke, Kudüs ve Medine şehirleri, “üç aylar” ,Reğaib Kandili, Mirac Gecesi, Berât Gecesi, Kadir Gecesi, Cuma, Ramazan ve Kurban Bayramı Geceleri, Mevlîd Kandili v.b.bazı  gün ve geceler, aylar, Yüce Rabbimizin değer verdiği, İnsanların da değer vermesini istediği mekân ve zaman dilimleridir. Malumunuz, Mübarek  üç aylara geçtiğimiz Cumartesi gününden itibaren girmiş bulunuyoruz. 16/17 Mayıs Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece Reğaib Kandilidir. Recep, Şaban ve Ramazan aylarını bünyesinde barındıran Mübarek Üç Aylar, mukaddes zaman dilimlerinin en önemli olanlarıdır. Reğaib, elde edilmesi arzu edilen şeylere ulaşabilmek için Allah’a çokça yönelme anlamına gelmektedir. Allah’ın Rahmet, mağfiret ve bereketinin yoğunlukla hayatımıza inmesi, kulun da Yaratıcısına yönelerek bunları sıklıkla istemesinden dolayı bu adı almıştır.  Bu vesile ile idrak edeceğimiz Reğaip kandilinizi tebrik eder, Alem-i İslam’a hayırlı olmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz ederim.            İçinde bulunduğumuz Mübarek üç ayların hemen başında, Reğaib Kandili ile hayatımızı Manevi anlamda güzelleştirmemize bir fırsat olduğu idrak edilmelidir. Bu önemli aylar, kandiller bizlere; iyilik ve güzelliklere rağbet etmeyi hatırlatmakta... Devamı

ŞİİR VE BAŞKALDIRI

2013-05-02 08:59:00
ŞİİR VE BAŞKALDIRI |  görsel 1

  Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubemiz ‘in düzenlediği  Kültürel Etkinlikleri, Geçtiğimiz Cumartesi günü, İl Halk Kütüphanesi Salonun da icra edilmiştir. Kültürel Etkinlikler de Şair Sıtkı Caney, “Şiir ve Başkaldırı” başlığı altında söyleşi ve şiir dinletisi programını gerçekleştirmiştir. Programa AK Parti İl Başkanı Av.Ahmet Sorgun bey’in yanı sıra akademisyenler, şairler ve yazarlar ile öğrenciler katılmıştır. Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubemiz ’in Kültürel Etkinlikleri, hakikaten  birbirinden güzel programlarla devam etmektedir. Sıtkı Caney Söyleşisine  “Bir yerde çatışma varsa, orada sanat kendini göstermeye başlar. Şiir zaten başlı başına bir başkaldırıdır” diyerek başlamıştır. Diğer sanat dallarında olduğu gibi şiirin de çatışmadan doğduğunu öz olarak anlatan Sıtkı Caney, Çatışmanın bireysel ve toplumsal olabileceğini, ferd’in ruh dünyası ile çatışabileceğini, toplumunda değerleri ile yabancılaşması sonucu çatışmanın kaçınılmaz olduğunu, hem söyleşisinde hem de program sonrasındaki birlikteliğimizde ifade etmişlerdir. Ayrıca  akılla gönlün de çatışma içinde olabileceğini belirtmiştir. Bir yerde çatışma varsa, orada sanat kendini göstermeye başlar. Şiir zaten başlı başına bir başkaldırıdır. Bunu en çok dillendirenlerden biri de Üstad Necip Fazıl Kısakürek’tir diyerek örneklendirmiştir. Şairliğin, kadim kaynaklara başvurarak hakikati arama azmi, bir devrimi, dönüşümü gerçekleştirme sanatı olduğunu açıklamıştır. Ateist bir şairin yazdığı isyan içerikli bir şiirle, Müslüman bir şairin yazdığı başkaldırı şiiri arasında fersah fersah fark olduğunu belirtmiştir. Müslüman bir şair ’in ... Devamı

SÖZ KONUSU PEYGAMBERİMİZ HZ.MUHAMMED(S.A.S)OLUNCA SÖZLER BİTİYOR

2013-04-23 21:06:00
SÖZ KONUSU PEYGAMBERİMİZ HZ.MUHAMMED(S.A.S)OLUNCA SÖZLER BİTİYOR |  görsel 1

SÖZ KONUSU  PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED (S.A.S.) OLUNCA SÖZLER BİTİYOR Kutlu doğum haftası münasebetiyle geçtiğimiz hafta boyunca Ülkemizin hemen hemen her yerinde birbirinden güzel programlar düzenlendi.20 Nisan Cumartesi günü Aziziye Kültür Merkezinde; Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi ile Karatay Belediyesi'nin ortaklaşa düzenlediği Kutlu Doğum Programının Konuğu Prof.Dr. Şair Nurullah Genç idi.TYB Konya Şube Başkanımız M.Ali Köseoğlu ve Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli bey’lerin kısa selamlama konuşmaları sonucunda kürsüye Prof.Dr. Nurullah Genç bey geldi. Prof.Dr. Nurullah Genç Sözlerine ;Söz konusu olan Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s) Efendimiz olunca sözler bitiyor aslında diyerek başladı. Ayrıntılı bir şekilde hayatını, çocukluğunu, yağmur şiir’ine kadar olan zamanın nasıl geçtiğini anlattı. Dedesi’nin 1918 yılında Ruslara esir olduğunu , esarette bile İslâm’ı en güzel bir şekilde yaşadığını, hizmetçisi olduğu ailenin 1921 yılında kendine Rus Vatandaşlığına kaydını yaptırmak istediklerinde, bana gerçekten yardımcı olmak istiyorsanız, beni memleketime gönderin talebinde bulunmuş, sonucunda dört yıllık esaretten sonra memleketi olan Erzurum’un Horasan ilçesine bağlı bir dağ köyü olan Dikili’ye gelmiştir. Dedesi Dikili köyünde bir Konak yaptırmıştır. Uzun kış günlerinde sohbet ve muhabbetin en güzellerinin bu konak’ta yapıldığını anlatmıştır. Aslında Yağmur Şiiri’nin oluşmasında bu Konak evinin ve orada Babasının ve dostlarının yaptıkları sohbetlerin,  Naat’ların  ve Şiir’lerin ezbere okunduğu ortamlardan geldiği için alt yapısının sağlamlığını ifade etmiş olan Prof.Dr.Nurullah Genç, dinleyenleri adeta mest etmiştir. Sanat ve hayat bağ... Devamı

HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR

2013-02-27 15:34:00

 Ayet-i kerimelerde “Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döneceksiniz.” (Ankebut suresi-ayet:57) “Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. O belli bir vakte bağlanmıştır.” (Al-i İmran suresi-ayet:145) “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size yetişecektir.” (Nisa suresi-ayet:78) “Ecelleri geldiği vakit ne bir lahza geri bırakabilirler ve ne de ileri (öne) alabilirler.” (Nahl suresi-ayet:61) buyurulmuştur. Ölüm, aramızdan ayrılan sevdiğimiz insanları hatırlamanın, onları hayırla yad etmenin ve ayrıca hayatını devam ettiren insanların kendilerini hesaba çekmenin yoğun olarak yaşandığı dönemlerdir. Ölümden etkilenip, en yakınını kaybeden nice insanların kendi davranış ve yaşayışlarına daha çok özen gösterdiği bir gerçektir. Ama zaman içinde bu düşüncelerde de büyük erozyonlar olmaktadır. Müslüman’ım diyen bir insan kendini hesaba çekilmeden önce hesaba çekmeli, ölmeden önce kendini ölmüş gibi değerlendirmelidir. Bu hesaplaşma sonucu yaptıkları, yapması gerekirken yapmadıkları, yasaklanmış olan haramlardan ne kadar uzak durduğu konularında kendini değerlendirmelidir. Bu değerlendirmede Allah ve Resulü’nün emirlerini gerçekten yapıyor ve yasaklarından kaçınıyor muyuz? Bu değerlendirmeler sonucu ibadetleri yapıyorum ve yasaklardan da tam anlamıyla kaçınıyorum diyebiliyorsak, iyi yoldayız ve devam etmeliyiz. Tam tersi hayatımızda ibadet yoksa, haramlardan da kaçınmıyorsak o zaman bizim için büyük sıkıntılar var demektir. Ölüm insanı gerçekten derinden etkileyen bir gerçektir. Gerçekten yaklaşık altı ay önce Annem’in,şimdi de Kayın Pederin vefatları bizleri derinden etkile... Devamı

Şeb-i Arus (Düğün Gecesi) Gerçek Bir Vuslattır

2012-12-19 21:28:00

Malumunuz 17 Aralık’ta Hz.Mevlana Celaleddini Rûmi’nin Vefatının 739.Yılı etkinlikleri en güzel bir şekilde icra edilerek gönüller,manevi haz,coşku ve mutluluklarla doldu. Şeb-i Arûs’un manası, düğün gecesi demektir. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi, Yüce Mevla’ya duyduğu aşktan dolayı kendi ölümünü, sevgiliye kavuşma, yani düğün gecesi olarak değerlendirmiştir.Bu yüzden de Hz.Pir’in Ölüm gecesi günü, bu ruha uygun olarak düğün gecesi mutluluğunda, Manevi Güzelliklerle dop dolu olarak değerlendirildi. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi’nin gel çağrısına bir çok ülkeden binlerce insan gelmektedir.Bu törenler,hem O’nun çağrısına kulak verilmesine,hemde Konyamızı ziyaret edip güzellikleri,kendi ülkelerinde anlatmalarına vesile olmaktadır. Mevlananın Gel çağrısı çok zaman yanlış değerlendirilmektedir.Halbu ki Mevlana tevbe ederek,değişip İslam’ı benimseyerek gel demektedir.Yoksa eskiden yaptığın yanlışları yapmaya devam et demiyor.Onları terk et.Yaptığın yanlışlar ne kadar çok olursa olsun,Müslüman olunca günahlardan aklanma imkanı vardır demiştir. Hamdım,Piştim ve Yandım diye hayatını kısaca mükemmel özetleyen Mevlananın bir çok sözü de amaç dışı olarak kullanılmaktadır.”Bu gün yeni şeyler söylemek lazım”Mısrasında beklirtilen ifade İslam dan uzaklaşmayı kesinlikle kaydetmemektedir.Bir bütün olarak değerlendirmelerine baktığımız zaman,her bir beytinin,ayet ve hadisleri açıklayan veciz sözler olduğu görülmektedir.Bir taraftan ben Kuran’ın köleyim.Hz.Muhammed (s.a.s.)’in ayağının tozuyum.Kim benden bu özelliklerimden başka sözleri bana atfederse,ben o sözlerden de onu söyleyenlerden de şikayet&... Devamı

Yaratılışımızın Gayesi Konulu Söyleşi Ömer Lütfi Ersöz- 03-12-20

2012-12-10 21:14:00

KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEMİZİN DÜZENLEDİĞİ ‎2. KONYA KİTAP GÜNLERİ KAPSAMINDA,YAZARALAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBEMİZİN ORGANİZE ETTİĞİ "YARATILIŞIMIZIN GAYESİ" KONULU SÖYLEŞİMİN VİDEOSU EKTEKİ LİNKTEDİR.ARZU EDEN KARDEŞLERİM SEYREDEBİLİRLER.EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜRLER EDERİM.     Devamı

Yaratılışımızın Gayesi Konulu Söyleşi ve İmza Günü

2012-12-05 09:15:00
Yaratılışımızın Gayesi Konulu Söyleşi ve İmza Günü |  görsel 1

  Malumunuz Konya Büyükşehir Belediyemizin düzenlediği  30 Kasım-09 Aralık 2012 tarihleri arasında, Zindankale Sanat Galerisindeki  2.Konya Kitap Günleri kapsamında birbirinden değerli Yazarlar, Söyleşi ve İmza Günleri ile kitapseverlerle buluştular.Bu etkinlikleri düzenleyen Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tahir Akyürek bey’e,Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Mücahit Sami Küçüktığlıbey’e, bu hizmette emeği geçenlere,İmza günüme, Yaratılışımızın Gayesi konu başlıklı Söyleşime katılan tüm dinleyenlerime kalbi şükranlarımı sunarım. Böyle bir Organizasyonun içinde, Konya da bulunan Yazar Kardeşlerimiz için imza  günleri ve Söyleşiler  yapma fırsatı verip sahip çıkan çok değerli Yazarlar Birliği Konya Şube Başkanı Mehmet Ali Köseoğlu bey’e ve ayrıca bütün emeği geçenlere teşekkürler ediyorum.03 Aralık Pazartesi akşam  Şahsıma da İmza günü ve Söyleşi  imkânı verilmiştir.Allah (c.c.) hizmet edenlerden razı olsun.Söyleşi sonrası Konya Büyükşehir Belediyemizin hediyesi Zatıma takdim edildi.Gönülden teşekkürler ediyorum. Söyleşimin sonunda Konya Milletvekilimiz Sayın Dr. Mustafa Baloğlu bey’e,eserim Damıtılmış Damlalar’ı takdim ettim. “Yaratılışımızın Gayesi”konulu söyleyişimde, özetle şunları paylaşmaya çalıştım. İman’ın esas olduğu, ibadetlerin de İmanı besleyen güzellikler olduğu ana hatları ile izah edilmiştir. İstiklal Marşımızın Şairi Merhum Üstad Mehmet Akif Ersoy; İmandır o cevherki İlahi ne büyüktür İmansız olan paslı yürek sinede yüktür diyerek mükemmel bir anlatımda bulunduğu ifade edilmiştir. Cenab-ı Allah (c.c.)âyet-i kerimesin... Devamı

SİGARANIN MADDİ VE MANEVİ ZARARLARI

2012-11-20 23:08:00

         Sigaranın insan sağlığına maddi ve manevi yönden vermiş olduğu zararları içenler dahil herkes bilmesine rağmen, aynı yanlışa devam edilmesi düşündürücüdür.                                               Sigaranın içerisinde dört bin çeşit zehir bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır; boya sökücü Aseton, böcek öldürücü Nikotin, roket yakıtı Metorol, otomobillerin egzozlarından çıkan zehirli gaz Karbon Monoksit, kanser yapıcı Piren, Dibenzakridin, Tolvidin, akü yapımında kullanılan Kadmiyum, gaz odalarında öldürücü olarak kullanılan Hidrojen Siyanür, temizlik maddesi Amonyak, endüstride çözücü olarak kullanılan Telven, fare zehri Arsenik, haşarat öldürücü DDT, çakmak gazı Bütan, Fenol, Naftalin v.b.dir.                                                                                Ülkemizde yirmi beş milyon kişinin sigara içtiğini yirmi milyon kişinin de duman altı olup, pasifken aktif hale geçtiği bilinen gerçeklerdendir. Son günlerde de yoğun bir şekilde sigara ve zararları tartışılmaktadır. Sigara yasağı hususunda ilk olarak 4207 sayılı yasa ile Toplu taşıt araçlarında ve bazı mekanlarda içilmesi yasaklanmıştı. Bu yasağın uygulamadaki sıkıntı ve aksaklıklarını gideren yeni düzenleme ile tüm kapalı alanların yasak kapsamına alınıp tavizsiz uygulanması sonucu sigara içmeyenlere büyük yararı olmuştur. Ümit ediyorum ki yakın gelecekte... Devamı

SABIR VE NAMAZ İLE ALLAH (C.C.)'TAN YARDIM DİLEYİNİZ

2012-11-07 08:50:00
SABIR VE NAMAZ İLE ALLAH (C.C.)'TAN YARDIM DİLEYİNİZ |  görsel 1

        SABIR VE NAMAZ İLE ALLAH (C.C.)’TAN YARDIM İSTEMELİYİZ Öncelikle sabır nedir? Sorusunun cevabını verelim.Sözlük Manası:Tahammül etmek,Zorluklara karşı dayanmak,belâ ve musibetler anında şikayetçi olmamak gibi anlamlara gelmektedir.Dini anlamda Sabır ise;Allah (c.c.)’tan gelen, belâ ve musibetlere karşı isyan etmeden şükür ve Rıza ile karşılayabilmektir.Ayrıca ibadetleri yaparken,nefsin ve şeytanın yanlışa yönlendirmelerine karşı durabilmek demektir. Âyet-i Kerimelerde:“Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.” (Bakara Sûresi âyet:45) Sabır ve Namaz, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu giderir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar. Taberânî’nin rivayetine göre, Resûlullah (s.a.) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı. «Allah’a saygıdan kalbi ürperenler» diye tercüme edilen «hâşiîn» zümresine namaz kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söylemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar Allah sevgisi ile kalpleri dolmuş kimselerdir. “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!” (Bakara Sûresi âyet:155) buyrulmuştur. Dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderildik. Yaratılış gayemizin amacı kulluktur. Bundan dolayıdır ki; bazen korku, bazen ölüm, açlık, mallarımızın ve ürünlerimizin eksiltilmesi, yok edilmesi, fakirlik  v.b.  sebeplerle imtihan ediliriz. Nefsimize zor gelen bu sıkıntılı ... Devamı

Ömer Lütfi Ersöz Konya Tv'de İz Bırakanlar Programının Canlı

2012-11-02 13:10:00

Ömer Lütfi Ersöz Konya Tv'de Muhammed Acıyanın sunduğu İz Bırakanlar Programı'nın Canlı yayın konuğu oldu. Devamı

DİN NASİHATTİR

2012-10-31 10:43:00

                                               DİN NASİHATTİR Bu yazımda siz değerli okuyucularıma; âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin ışığında çok özlü ve mükemmel ifade edilen öğütleri, nasihatleri aktarmayı uygun gördüm.Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) hadisi şeriflerinde “Din Nasihattir” buyurmuşlardır. Üstad Cengiz Numanoğlu’nun Babam Derdi ki Yavrum isimli muhteşem şiiri, çok güzel bir nasihattir. Yararlı olacağı ümidi ile aktarıyorum.   BABAM DERDİ Kİ YAVRUM ! Küçüğü küçümseme; Küçücük bir darbeden, kalp kırılır mı deme. Orman nasıl yanarsa, bir kibriti çakmakla; Hayırlar da kül olur, bil ki başa kakmakla... Bak: BAKARA / 264 - MÜDDESSİR / 6   BABAM DERDİ Kİ YAVRUM ! Kibir şeytana hastır, Şeytanla dost olanın, âkibeti iflâstır. Dünya hırsı doyurmaz, yedikçe aç kalırsın; Kibirde yükselirsen, kabirde alçalırsın...   BABAM DERDİ Kİ YAVRUM ! Çürük tahta boyanmaz; Boyansa da sıratta, ilk adıma dayanmaz. Bil ki; o gün ameller, karşımızda duracak; Önce kendi nefsimiz, bizden hesap soracak... Bak: İSRÂ / 14   BABAM DERDİ Kİ YAVRUM ! Dostun postuna kanma, Allah’tan başkasına, güvenip de yaslanma. Var gününde sevilir, el üstünde olursun; Dar gününde kendini, yapayalnız bulursun...   BABAM DERDİ Kİ YAVRUM ! Öfke kanla beslenir; Şeytan âdemoğluna, “öldür!” diye seslenir. Vehimler, vesveseler, öfkeye katran döker, Şeytan ancak, eûzu besmeleyle diz çöker... Bak: A&rsqu... Devamı

DERSHANELER KAPATILMALI MIDIR?

2012-10-10 10:59:00

Eğ itim-Öğretim tüm insanlık için vazgeçilmez ana unsurlardandır. Eğitim-Öğretim alanındaki fırsat eşitsizlikleri mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır.Okullarımızda verdiğimiz eğitim-öğretimin kalitesi yükseltilmelidir.Okullarımızın fiziki donanımları,öğretmen kadroları tam ve noksansız bir hale getirilmelidir.Son dönemlerde çok olumlu çaba ve gayretlerin sonucunda ümitleneceğimiz güzellikler oluşmaya başlamıştır. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde, dershanelerin kapatılması ile ilgili düşüncelerini şu sözlerle aktarmıştır: "Bundan kim gücenirse gücensin, kusura bakmasınlar. Bu benim halkımın vatandaşımın ortak talebidir. Şunu soruyor haklı olarak, ‘Okullar niye var? Okul varsa dershane niye var? Benim parası olmayan, gücü olmayan vatandaşım tabii dershaneye yavrusunu gönderemiyordu. Evinde davarı olan varsa onu satıyordu, kolunda bileziği olan varsa onu satıyordu. Çocuğunu dershaneye gönderiyordu. Şimdi bu adalet mi? Bunu biz nereye kadar savunabiliriz? Ey dershaneciler, eğer bu ülkede eğitime, öğretime hizmet verecekseniz gel okul aç, okullar kur. Biz de sizden hizmet alımı yapalım, sizin sınıflarınızı öğrencilerle biz dolduralım. Bedeli neyse bunun bedelini biz verelim. Sizi açıkta bırakacak değiliz. Biz yatırımdan kurtulmuş oluruz, siz de hizmetinize aynen devam edersiniz. Bakıyorsun, ‘bu güzel teklif’ demiyorlar. Bunun adımını atacağız ve er geç, 2013-2014’e de biz o sistemle girmiş olacağız” diyerek net tavrını ortaya koymuştur. Başbakanımızın açıklamalarından önümüzdeki eğitim-öğretim yılın dan itibaren dershanelerin kesinlikle kaldırılacağını anlıyoruz.Yıllardır bende dershanelerin kapatılması  gerektiği görüşünü hep savunagelmişimdir. Dershanelerle... Devamı

TUM YAZILARIM-2012

2012-01-01 10:44:00

  ..:: MEDYA ::.. YAZILARIMIN YAYIMLANDIGI GAZETELERDEN BİRKAÇ ÖRNEK HAC RESİMLERİ RESİMLER VİDEOLAR ŞİİRLERİM ..:: OCAK ::.. 2012 4/1/2012: KIYAMET 11/1/2012: Trende,Uçakta İçki Servisi Kötü Örnektir  18 /1/ 2012: 19 MAYIS KUTLAMALARI 25 /1/2012: KESİNTİSİZ EĞİTİMDEN KESİNTİLİ EĞİTİME ACİLEN GEÇİLMELİDİR ..:: ŞUBAT ::.. 2012 01/2/ 2012: MEVLÎD KANDİLİ 08 /2/ 2012: ASIMIN NESLİ DİNDAR GENÇLİK YETİŞTİRMEK 15/2/ 2012: GÜNEŞ DÜRÜLÜP KATLANDIĞI ZAMAN ..:: MART ::.. 2012 28/03/ 2012: KURUMSAL ÜYELİK ERDEMİ ..:: NİSAN ::.. 2012 4/4/ 2012: BİR MENKIBE VE NASİHAT 11/4/2012: Kademeli,Kesintili Eğitim Hayırlı Olsun 18/4/2012: ALEMLERE RAHMET HZ. MUHAMMED (S.A.S.) 25/4/2012: KOMŞU VE KUL HAKKI ..:: MAYIS ::.. 2012 08/5/2012: Evlât Sevgisi Ve Terbiyesi 09/5/2012: Trafikte Kurallara Uymanın Önemi 16/5/2012: UETD AVRUPALI TÜRK DEMOKRATLAR BİRLİĞİNİN ETKİNLİKLERİ 23/5/2012 : Üç Aylar Ve İdrak Edeceğimiz Reğaib Kandili 30/5/2012 : HAK, HUKUK VE ADALET’TEN YANA DOLU DOLU GEÇEN 63 YIL ..:: HAZİRAN ::.. 2012 11/6/2012 : SELEFİ SALİHİNDEN ALTIN ÖĞÜTLER 13/6/2012 : MÎRAÇ GECESİ YAZ KUR'AN KURSLARININ ÖNEMİ 20 Haziran 2012 Dinlerarası Diyalog Olabilir Mi? ... Devamı

KİTAP OKUMAK ÇOK ÖNEMLİ BİR ÖZELLİKTİR.

2009-05-20 12:26:00

  Kitap okumak gerçekten çok önemli olmakla birlikte, okunacak kitapların seçimi daha da önemlidir. Çünkü kitaplar insanlar üzerinde iyi yada kötü tesirler bırakırlar.Okuma alışkanlığının küçük yaşlarda kazandırılması elzem olan bir husustur. Çocuğun ruh dünyasını da olumlu etkileyip, bilgili ve kültürlü yetişmesini sağlayacak şekilde, uygun olan hikaye, roman v.b. kitapları okumaları sağlanmalıdır. Sonrasında dünya klasiklerinden ilmi, dini içerikli doyurucu kitaplardan tercih edilenlerin okunması tavsiye edilmelidir. Kendi çocuklarımıza ve yakınlarımıza okunmasını istediğimiz eserleri, kendi okuduğumuz eserlerden tavsiye etmeliyiz. Kendimiz kitap okuma hususunda çok güzel örnek olmalıyız.Kitap okumak insanın ufkunu açar.  Bilgi ve birikimini arttıracağı için belirli bir bilincin, şuurun olmasını sağlar. Olayları doğru analiz edip, mukayeseli bir şekilde sonuçlandırma yeteneği kazandırır.Okumak, insan için en etkili ve en kolay öğrenme yoludur. Bizim kültürümüzde ve inancımızda öğrenmenin yaşı yoktur. İslam’a göre; ilim beşikten mezara kadar tüm Müslümanlara farzdır. Bu hususta kadın, erkek ayrımı yoktur. Geçmişte ecdadımızın en ileri seviyeye ulaşıp, başarılı olmasının sebebi eğitim-öğretime, okuyup, araştırmaya verdiği önemden dolayıdır. Ayet-i Kerimede “ Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur  mu?” (Zümer suresi.Ayet :9) buyurulmuştur. Tabi ki bilenle bilmeyen, okuyanla okumayan bir olmaz. Geri kalmış toplumların bir çoğunun kaynağında bilgisizlik ve eğitimsizlik yer almaktadır.Okuma alışkanlığını düzenli olarak devam ettirenler, çok zengin kelime dağarcığına da sahip olurlar. Bu birikime sahip olanlar; hikmetli ve etkileyici konuşarak, hitap ettikleri kişilerde o... Devamı

“İSLAM’DA AİLE”KONULU PANEL

2009-04-22 09:43:00

                     Geçtiğimiz günlerde, Kutlu Doğum haftası münasebetiyle birbirinden güzel etkinlikler gerçekleştirilmiştir.            Konya İl Müftüsü Muhterem Şükrü Özbuğday beyefendinin şahsıma vermiş olduğu davetiyedeki etkinliklere katıldım.Kendilerine ve emeği geçenlere en kalb-i duygularımla şükranlarımı sunuyorum.           İlk günkü açılışta, protokolün doyurucu konuşmaları sonrasında ki musiki ziyafeti gönüllerin coşmasına vesile oldu. Aynı gün akşamında ise, “İslam’da aile” konulu panel programı icra edildi. Panel Başkanlığını S.Ü. İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ahmet Önkal bey yaptı. Kendileri açılış konuşmasında Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in insanlara olan yardım severliğinden örnekler verdi.Bu yardımseverliğini ve davranışlarındaki güzelliği hem kendi ailesi içinde  hem de toplumun tüm fertlerine uygulamalı olarak göstermiştir denildi.“Peygamber Efendimizin(s.a.s) yanında on  dinar olduğu bir dönemde ihtiyacı olan bir gömleği dört  dinara satın aldığını, hemen sonrasında üzerindeki gömleği lime lime olmuş bir fakiri görünce kendi isteğine uygun olarak satın aldığı gömleği ona verir.Kendisine tekrar dört dinara bir gömlek daha satın alır.Sonrasında sokakta ağlayan bir kız çocuğunu görür ve “Niye ağlıyorsun evladım” diye sorunca, kız çocuğu, efendisinin kendisine iki dinar verdiğini ve un alması için gönderdiğini söyler. “Yalnız verilen parayı kaybettim.Efendimin beni dövmesinden ve bana kızmasından korkuyorum” deyince &... Devamı

SİGARANIN MADDİ VE MANEVİ ZARARLARI

2008-01-16 12:51:00

Sigaranın insan sağlığına maddi ve manevi yönden vermiş olduğu zararları içenler dahil herkes bilmesine rağmen, aynı yanlışa devam edilmesi düşündürücüdür. Sigaranın içerisinde dört bin çeşit zehir bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır; boya sökücü Aseton, böcek öldürücü Nikotin, roket yakıtı Metorol, otomobillerin egzozlarından çıkan zehirli gaz Karbon Monoksit, kanser yapıcı Piren, Dibenzakridin, Tolvidin, akü yapımında kullanılan Kadmiyum, gaz odalarında öldürücü olarak kullanılan Hidrojen Siyanür, temizlik maddesi Amonyak, endüstride çözücü olarak kullanılan Telven, fare zehri Arsenik, haşarat öldürücü DDT, çakmak gazı Bütan, Fenol, Naftalin v.b.dir. Ülkemizde yirmi beş milyon kişinin sigara içtiğini yirmi milyon kişinin de duman altı olup, pasifken aktif hale geçtiği bilinen gerçeklerdendir. Son günlerde de yoğun bir şekilde sigara ve zararları tartışılmaktadır. Sigara yasağı hususunda ilk olarak 4207 sayılı yasa ile Toplu taşıt araçlarında ve bazı mekanlarda içilmesi yasaklanmıştı. Bu yasağın uygulamadaki sıkıntı ve aksaklıklarını gideren yeni düzenleme ile tüm kapalı alanların yasak kapsamına alınıp tavizsiz uygulanması sonucu sigara içmeyenlere büyük yararı olmuştur. Ümit ediyorum ki yakın gelecekte sigara içme yasağına dış mekanların eklenmesi ile özel kabin içinde sigara içme mekanları yapılarak zararlarından tamamen arınırız. Ülkemizin genç nüfusunu çok iyi koruyup, sigara, içki, kumar, uyuşturucu, esrar, bali v.b. olumsuzluklardan bilgi ve birikimlerini arttırarak, bizler de iyi örnek olarak uzak tutmalıyız. Maalesef yapılan bir ankette; sigaraya kimden etkilenerek başladınız? sorusuna %82 anne-baba... Devamı