FİTRE, ARİFE GÜNÜ VE RAMAZAN BAYRAMI

2017-06-22 11:16:00

FİTRE, ARİFE GÜNÜ VE RAMAZAN BAYRAMI      Evveli Rahmet, ortası Mağfiret ve sonu da Cehennemden azad olmak olan Ramazan-ı Şerif, 24 Haziran Cumartesi günü son bulacak ve kısmet olursa 25 Haziran Pazar günüde Mübarek Ramazan Bayramı başlayacaktır. Bu vesile ile bütün Müslüman Kardeşlerimin, içinde bulunduğumuz Ramazan-ı Şerfilerini, idrak edeceğimiz arife gününü ve Ramazan Bayramını en içten dileklerimle tebrik ederim. Sıhhat, âfiyet ve mutluluklar içerisinde daha nice bayramlara ulaştırmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz ederim.      Rahmeti Rahmana kavuşan aile fertlerimizin, ehl-i iman’ın kabirlerini ziyaret edip, tefekkür etmeli, Yasin-i şerifler, Fatihalar okunup ecir ve mükâfatlarını bağışlamalıyız. Kabir ziyaretleri ölülerimize karşı duyduğumuz sevgi ve saygının bir ifadesidir. Ayrıca kabir ziyareti, insanlara ahireti hatırlatır. Bu ziyaretler vesilesi ile bir gün mutlaka öleceğimizi hatırlamış oluruz. Bu hatırlama aslında hayatımızı daima güzel ahlak esaslarına göre yaşamamız gerektiğini de beraberinde getirir. Dünyanın imtihan yeri olduğu, dolayısı ile bu imtihanda mutlaka başarılı olmamız gerektiği anlayışı bizlerde hâkim olmalıdır. Aslında ölüm, dinimize göre bir yok oluş değil, gerçek manada var oluşun başlangıcıdır.      Dünyada iken sevdiğimiz, saydığımız ve ziyaret ettiğimiz kimselerin kabirlerini ziyaret, onları unutmadığımızın, sevgi ve saygımızı devam ettirdiğimizin en açık belirtisidir. Kabir ziyareti sırasında, saygılı olmak, kabirleri çiğnememek, yüksek sesle ağlayıp feryat etmemek gerekir.      Ramazan Bayramını; Orucunu tutan, ibadetlerini tam yapan Müslümanlar kutlamaya hak kazanmıştır. Bazı insanlarımız bilmeden, bazıları da... Devamı

Gençleri Zararlı Alışkanlıklardan Korumak İçin :Çalışmalıyız

2016-03-01 09:25:00

GENÇLERİ ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN KORUMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ      Malumunuz 1-7 Mart tarihleri Yeşilay Haftası olarak kutlanmaktadır. Yeşilay, sigara, içki, uyuşturucu v.b. diğer zararlı alışkanlıklar ile mücadele eden, insanımızı ve özellikle de gençleri, bahse konu olumsuzluklardan koruyup, kurtarmak için çalışan, Kamuya Yararlı bir Cemiyettir.      Yeşilay’ın çalışmaları, memleketimizin her tarafında faydalı olan, Ülke ve toplumumuz menfaatine hizmet eden çok yararlı gönüllü, sivil bir kuruluştur. Aslında her birimiz, birer Yeşilay gönüllüsü olmalıyız. Öncelikle kendi evlâtlarımızı ve aynı zamanda yakından uzağa ilkesince de, insanlarımıza, özelliklede gençlere ulaşarak her türlü zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlayıp, ahlâklı, dürüst fertler olarak yetiştirmeliyiz.      Madde bağımlılığı, neredeyse insanlık tarihi kadar eski olup, bu güne gelen ve insanlığın sağlığını bozan, tehdit eden, dünyanın en önemli sorunlarından biridir. Sağlıklı olmak; beden, ruh ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlanmaktadır. Bahse konu bu tanımı tamamen yok edip, bozabilen ana unsur madde bağımlılığıdır. Madde bağımlılığı, kişiyi bedenen bozmakta, vücuda fizyolojik yönden büyük zararlar vermekte, ruhen çökertmektedir. Madde bağımlıları, psikiyatri kliniklerinde tedavi edilmektedirler. Sağlığı bozulan fertlerin sosyal yönden de; aile içinde ve arkadaşlarla ilişkilerinin bozuk olması kaçınılmaz bir sonuçtur.      Bütün sağlık problemlerinde olduğu gibi, madde bağımlılığında tedavi maliyetleri, korunma maliyetlerinden çok yüksektir. Yaşam boyu madde kullanım oranları Erkeklerde % 3,5 Kadınlarda % 2,6 ol... Devamı

GEÇEN YILLARA ÜZÜLÜP, GELECEĞİMİZİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

2013-01-02 10:41:00
GEÇEN YILLARA ÜZÜLÜP, GELECEĞİMİZİ DEĞERLENDİRMELİYİZ |  görsel 1

  GEÇEN YILLARA ÜZÜLÜP, GELECEĞİMİZİ DEĞERLENDİRMELİYİZ Maalesef, Müslümanım diyen bazı İnsanlarımız bir yıl’ın tamamlanıp, yeni bir yıl’ın başlamasını çılgınca sevinerek kutlayabilmektedirler. Halbuki Müslüman geçen zamanlarını, yıllarını iyi değerlendiremediği için kendi nefsini hesaba çekmeli, yanlışlarını terk etmeye vesile kılmalıdır. Çünkü her geçen yıl ölüme ve kıyamete yaklaştığımız bilinen  bir gerçektir.Her geçen yıl imtihan dünyasındaki kalacağımız süre azaldığına göre sevinilecek bir tarafı yoktur.Fakat değerlendirilemeden geçirdiğimiz bütün yıllar için gerçek anlamda üzülmeliyiz. Üzülmeliyiz ki, bu  pişmanlığımız, bu tövbemiz temizlenmemize vesile olsun. Hakikaten, İslam gibi güzel bir nimete sahip olduğumuz için ne kadar şükretsek azdır. Tüm kusur ve noksanlıklarımıza rağmen Hamdolsun Müslümanız. İslam’ın kadrini kıymetini dünyada iken tam anlamı ile bilmeli, hesap gününden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz ki kurtuluşa erebilelim. Kıyamet Süresinde: “Kıyamet gününe yemin ederim. Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim ki (diriltilip hesaba çekileceksiniz.) insan kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter. Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister. “Kıyamet günü ne zamanmış?” diye sorar. İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneş ile ay bir araya getirildiği zaman! O gün insan “kaçacak yer neresi!” diyecektir. Hayır hayır! (kaçıp) sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur. O gün... Devamı

HZ. MEVLÂNA’NIN YEDİ SIRRI VE HZ.MEVLÂNA’DA İLÂHİ AŞK KİTAPLARI

2012-12-26 08:40:00
HZ. MEVLÂNA’NIN YEDİ SIRRI VE HZ.MEVLÂNA’DA İLÂHİ AŞK KİTAPLARI |  görsel 1

     Yeni Konya Gazetemizin köşe yazarlarından olan, Değerli Kardeşim Kazım Öztürk bey geçtiğimiz günlerde ziyaretime gelerek,Hz.Mevlâna’nın Yedi Sırrı ve Hz. Mevlâna’da ilâhi aşk kitaplarını imzalayıp zatıma takdim ettiler.Bu nazik davranışından dolayı değerli kardeşimi en içten dileklerimle kutlar,daha nice böyle güzel Kitaplar’a imza atmasını Rabbimden niyaz ederim. Kazım Öztürk; 1949 yılında Konya’da doğdu. İlkokul ve İmam hatip lisesini Konya’da bitirdi. İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu.  Ülkemizin çeşitli yerlerinde ve Yurt dışında; eğitimcilik ve yöneticilik yaptı. Çeşitli Dernek ve Vakıflarda; Başkanlık,Kurucu Başkanlık, Başkan Yardımcılığı, Basın Danışmanlığı, Dergilerde: Genel yayın Yönetmenliği görevleri ifa etmiştir. Kazım Öztürk’ün:Çocuklarımıza Pratik Dini Bilgiler, Konya'da Dini hayat, Mevlana'nın Tefekkür Dünyası, İsrail İhaneti ve Gazze, Şems-i Tebrizi'nin Evrensel Mesajları, Hz. Mevlana'nın Evrensel Mesajları. İbn-i Arabi'nin Evrensel Mesajları, Hz. Mevlana'da İlahi Aşk Hz.Mevlâna’nın Yedi Sırrı isimli toplam dokuz eseri yayımlanmıştır. Bir çok gazete, dergi, internet sitelerinde Makaleleri Yayımlanmış olup, birçok Radyo ve Televizyon programları da mevcuttur. Hz. Mevlâna’nın Yedi Sırrı kitabın’a , Güneş gibi olŞefkatte,Merhamette,Gece gibi ol ayıpları örtmekte,Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte,Ölü gibi ol öfkede,asabiyette,Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette,Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol , Hz. Mevlâna’nın Yedi Öğüdü ile giriş yapmıştır. Halden âlâ halsizliğim,sözden âlâ sessizliğim,Ya Rabbi! Ben seni... Devamı

HİCRET VE HİCRİ YILBAŞI

2012-11-14 18:24:00
HİCRET VE HİCRİ YILBAŞI |  görsel 1

Malumunuz, 15 Kasım 2012 Perşembe gününden itibaren Hicri 1433. Yıl tamamlanmış ve 01 Muharrem 1434. yıla girmiş olacağız. Bu vesile ile idrak edeceğimiz Hicri Yılbaşınızı tebrik ederim. Hicretten 17 yıl sonra Hz Ömer (r.a.)’ınhalifeliği döneminde Hz Ali (r.a.)’ınteklifiyle; Peygamberimizin Hz. Muhammed(s.a.s)’in ,Mekke-i MükerremedenMedîne-iMünevvereye hicret ettiği 622 Mîlâdi yılı başlangıç sayılmış ve isim olarak “Hicrî Yıl” denilmiştir. Mîlâdî takvimde Güneşin hareketleri esas alınmış,Hicri Takvimde ise Kamer (ay)’ın hareketi esâs tutulduğu için , “Hicrî Yıl, Kamerî Sene” veya “Sene-i Kameriyye” olarak isimlendirilmiştir. Hicrî sene,mîlâdî ve rûmîtârihler gibi 12 ay esâsına dayanır ve Muharrem ayı ile başlar, Zilhicce ile sona erer.Ayların adları: Muharrem, Safer, Rebîul-evvel, Rebîül-âhir, Cemâzil-evvel, Cemâzil-âhir, Receb, Şâbân, Ramazân, Şevvâl, Zil-kâde, Zil-hiccedir. Müşriklerin, Müslümanlar’a karşı uyguladıkları eza ve cefaları arttırmış olmalarından dolayı Miladi 622 yılında Müslümanların, MekkedenMedineye hicret etme izni Allah (c.c.) tarafından Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)’e verilmiştir. Âyet-i Kerimede:“Onlar ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır.” (SaffSûresi âyet:8) buyrulmuştur. Kâfirler Allah’ın dinine, kitabına ve delillerine sihir, şiir ve kehânet diyerek iftiralar uydursalar da Allah’ın dini yücelecek, kafirler istemeselerde, nurunu tamamlayacaktır.Nurununtamalanması için İslâm’ın rahatça yaşanabileceği,o’nu ... Devamı

ŞEFAÂT MESELESİ

2012-09-26 09:31:00
ŞEFAÂT MESELESİ |  görsel 1

                                    ŞEFAÂT MESELESİ Şefaât konusunda çok farklı değerlendirmelere şahit olmaktayız.Bazen ölçünün kaçırıldığını ifrat ve tefrit yaklaşımlarla açıklamaların yapıldığını görmekteyiz.Konunun açıklanması için şahsi görüşlerimden ziyade âyet-i kerimelerin ışığında siz okuyucularımı aydınlatmak istiyorum. Âyet-i Kerimelerde: “ Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.”(Bakara Sûresi âyet:255)  “Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden Allah’dır. Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte O Rabbiniz Allah’tır. O halde O’na kulluk edin. Hâla düşünmüyor musunuz!” (Yunus Sûresi âyet:3)  “De ki: Bütün şefâat Allah'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.” (Zümer Sûresi âyet:44)  “Yaklaşan gün hususunda onları uyar! Çünkü o onda dehşet içinde yutkunurken yürekleri ağızlarına gelmiştir. Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenir şefaat&cce... Devamı

ÖLÜMDEN SONRA TEKRAR DİRİLMEK

2012-09-19 09:26:00
ÖLÜMDEN SONRA TEKRAR DİRİLMEK |  görsel 1

                      ÖLÜMDEN SONRA TEKRAR DİRİLMEK Alemlerin gerçek sahibi Cenab-ı Allah (c.c.), biz kullarını imtihan etmek, hangimizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir,güç,kuvvet sahibi ve çok bağışlayıcıdır.Yaratılışımızın gerçek gayesinin,Allah (c.c.)’a kulluk,ibadet ve taâtta bulunmamız gerektiği, âyet ve hadislerde açıkça bildirilmiştir. Dünya hayatı doğumla başlar, ölümle sona erer.Ölümden sonra gerçek hayatta,Ahiret yurdunda hesaba çekilmemiz için yeniden diriltileceğiz.Sonucunda bu dünya hayatında yapılanların karşılığı ahirette, mükafat veya ceza olarak mutlaka gerçekleşecektir.  Hayat, anlamsız bir var oluş olmadığı gibi ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, bir hayırlı faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerin karşılığını bulacağımız ebedî varlık sahasına geçişi sağlayan bir dönüm noktası ve Peygamber (s.a.s.)’in de belirttiği gibi bir uyarıcıdır. Ölümden sonra tekrar dirilme ile ilgili bazı âyet-i kerimeleri aktarmak istiyorum.“İnsan der ki: «Öldüğüm zaman sahi diri olarak (kabrimden) çıkarılacak mıyım?»İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır? Öyle ise, Rabbine andolsun ki, muhakkak surette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.Sonra her milletten, rahmân olan Allah'a en çok âsi olanlar hangileri ise çekip ayıracağız.    Allah’a en çok âsi olanların ayrıl... Devamı

TEŞEKKÜR

2012-09-17 17:35:00
TEŞEKKÜR |  görsel 1

                                                    TEŞEKKÜR Merhume anneciğime, Rabbim  Cennetinde Yüce Makamlar ihsan etsin.Merhume anacığımın hastalığı esnasında gerekli fedakarlıkları yapan Selçuk Üniversitesi Selçuklu Hastanesi Dekanı Prof.Dr. Oktay Sarı bey’e,Müdürü Kudret Sabancı Bey’e,Plastik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Zekeriya Tosun bey’e, emeği geçen tüm Doktorlarına,Hemşirelerine, Cenazesine katılan, taziye için gelen,telefonla arayıp taziyede bulunan Ak Parti Konya Milletvekili Harun Tüfekçi bey’e, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan bey’e,Ak Parti Konya İl Başkanı Av.Ahmet Sorgun bey’e, Başkan Yardımcısı Mustafa Dündar bey’e,Konya Gazeteciler Cemiyet Başkanı Adem Alemdar bey’e, Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şube Başkanı Mehmet Ali Köseoğlu bey’e,Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Haşmet Okur bey’e,Genel Sekreter Yardımcıları Abdülmelik Ötegen bey’e,Ercan Uslu bey’e,Daire Başkanı, Müdür ve çalışanlarına,Meram Belediye Başkanı Serdar Kalaycı bey’e,Yazar Cengiz Numanoğlu bey’e,Konya Otobüscüler Dernek Başkanı Özkaymak Şirket Yetkilisi Özkan Özkaymak bey’e, İsmail Özkaymak Bey’e,Başkan Yardımcısı Ermenek Turizm sahibi Ulusoy sorumlusu Osman Nevzat Ünsal bey’e, Kontur Turizm Genel Müdürü Ertuğrul Sarıhan bey’e,Metro Turizm Genel Müdürü Ahmet Yılmaz bey’e,Meram Turizm sahibi Bilal Demirtaş bey’e,Lüks Aksel Müdürü Arif Kart bey’e,Lüks Konya Yazıhane sahibi Resul Arslan bey’e,Semet yazıhane sahibi Mehmet Sarı bey’e,Esnaf Kemal Pekkutucu bey’e,S.Ü... Devamı

CANIM ANNECİĞİM,MEKANIN CENNET OLSUN

2012-09-12 00:08:00
CANIM ANNECİĞİM,MEKANIN CENNET OLSUN |  görsel 1

                               CANIM ANNECİĞİM,MEKÂNIN CENNET OLSUN      Ölüm insanı gerçekten derinden etkileyen bir gerçektir.04 Eylül 2012 Salı günü sabah saat 06.00 sularında Annemi kaybettik.Gerçekten Annem’in ölümü bizleri derinden etkilemiştir.Rahatsızlığı sebebiyle tedavisi için 12 Temmuz 2012 günü Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırılmıştı.Yapılan tetkikler sonucu akciğerine pıhtı attığı, emboli rahatsızlığı olduğu teşhisi konuldu.Yaklaşık olarak iki haftalık tedavisi sonrası genel olarak iyileşme oldu.Konya ya evine, 26 Temmuz da  dönmüş bazı sıkıntıları olmakla birlikte kendi işini görecek konuma gelmişti.04 Ağustos  akşam saatlerinde abdest almak için girdiği banyodan ayağı kayıp düşmesi sonucunda sağ kol ve sağ kalça kırılması sonucu Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi hastanesinin öncelikle aciline,sonrasında Ortopedi bölümüne,durumu ağırlaşınca Reanimasyon Yoğun bakım ünitesine kaldırıldı.Tedaviye olumlu sonuç vermesi sonucu yeniden Ortopediye, bir gün sonra kötüleşince yeniden yoğun bakıma alındı.Yoğun bakımlık durumdan çıkınca tedavisi için 22 Ağustos günü akciğerdeki yoğun enfeksiyonun tedavisi için göğüs bölümüne nakledildi.04 Eylül Salı günüde Hakkın Rahmetine kavuştu.        Büyük bir üzüntü içinde olmıza rağmen, bizleri gerçekten sakinleştirip huzurlu kılan çok önemli güzelliklere de Merhum anacığımın vefatından kısa süre önce şahit olduk. Hastanede kardeşlerim ve bazı yakınlarımızl... Devamı

HARAMLARDAN İÇKİ VE KUMAR

2012-08-29 09:35:00
HARAMLARDAN İÇKİ VE KUMAR |  görsel 1

    Toplumlardaki sosyal huzursuzluğun ana sebeplerinden bazıları,Allah (c.c.)’ın yasakladığı içki ve kumardır.İnsanı yaratılış gayesinden uzak tutan İçki, Kumar, Zina v.b.  haramlar, insan hayatını sıkıntıya sokan, aile ve toplumda huzursuzluk çıkarılmasına vesile olan pisliklerdir. Bu ve benzeri haramların tamamı İlâhi dinlerin her birinde de haram kılınmıştır. İslâm’dan önce Araplarda çok yaygın bir şarap,içki içme alışkanlığı bulunduğu için, Allah Teâlâ; içkiyi  yavaş yavaş tedirici olarak  yasaklamıştır. Âyet-i Kerimelerde:“Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gıdalar edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır”.(Nahl Sûresi âyet:67)    Âyette geçen «seker» kelimesi, sarhoşluk veren şey, yani içki demektir. Bu âyet Mekke’de inmiştir ki, henüz o zaman içki haram kılınmış değildi. Bununla beraber burada içkinin «güzel rızık»tan ayrı zikredilmesi, Kur’an-ı Kerim’in , o zaman dahi içkiyi hoş bir şey saymadığını gösterir. Böylece bir bakıma içkinin iyi bir rızık olmadığına dolaylı olarak işaret buyurulmuştur. Bundan sonra, sırasıyla, içkide bazı zahirî faydalar yanında büyük bir kötülük bulunduğunu (Bakara, 215), sarhoş olarak namaz kılmanın haram olduğunu (Nisâ, 43) ve nihayet içkinin şeytanın işlerinden bir murdar olduğunu bildiren ve içki içmeyi yasaklayan (Mâide, 90-91) âyetler gelmiştir. “Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha bü... Devamı

ARİFE GÜNÜ VE RAMAZAN BAYRAMI

2012-08-18 22:57:00
ARİFE GÜNÜ VE RAMAZAN BAYRAMI |  görsel 1
ARİFE GÜNÜ VE RAMAZAN BAYRAMI |  görsel 2

  Evveli Rahmet, ortası Mağfiret ve sonu da Cehennemden azad olmak olan Ramazan-ı Şerif, bugün son bulacak ve yarın da Mübarek Ramazan Bayramı başlayacaktır.Bu vesile ile bütün Müslüman Kardeşlerimin arife gününü ve Ramazan Bayramını en içten di­leklerimle tebrik ederim. Sıhhat, âfiyet ve mutluluklar içerisinde daha nice bayramlara ulaştırmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz ede­rim. Ramazan Bayramı, Ramazan ayının son günü olan arife'den sonra başlamaktadır. Arife gününde ve Bayram namazından sonra, kabir­leri ziyaret ederek ölülerimizi hatırlamalıyız. Çokça tefekkür etmeliyiz. Okuyacağımız surelerin ecir ve mükafatını ölmüş olan ecdadımıza göndermeliyiz. Bu kabir ziyaretleri ölülerimize karşı duyduğumuz sevgi ve saygının bir ifadesidir.Ayrıca kabir ziyareti, insanlara ahireti hatırlatır. Bu ziyaretler vesilesi ile bir gün mutlaka öleceğimizi hatırlamış oluruz.Bu hatırlama aslında hayatımızı daima güzel ahlak esaslarına göre yaşamamız gerektiğini de beraberinde getirir.Dünyanın imtihan yeri olduğu,dolayısı ile bu imtihanda mutlaka başarılı olmamız gerektiği anlayışı bizlerde hakim olmalıdır. Aslında ölüm, dinimize göre bir yok oluş değil, gerçek manada var oluşun başlangıcıdır. Allah’tan korkana,ölüm yâr gelir Ölümden korkana,dünya dar gelir Ölmeden ölene ölüm bir şölen Ölümü öldürür ölmeden ölen   Cengiz Numanoğlu Ölüm, bize ne uzak, bize ne yakın ölüm Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm Erdem Beyazıt Şairler, ölüm ve sonrasındaki gerçek hayatı, ölüm­süzlüğü veciz bir şekilde ifade etmişlerdir. ... Devamı

ZEKÂT VE FITR SADAKASI

2012-08-09 01:38:00
ZEKÂT VE FITR SADAKASI |  görsel 1

              Zekât ; İslam’ın beş temel şartından birisidir. Kelime anlamı; temizlemek, arıtmak, bereketlendirip çoğaltmaktır. Dini anlamı ise; nisap miktarı zenginliğe sahip olan Müslüman’ın Allah (c.c.)’ın emrettiği miktarı ihtiyaç sahibi Müslümanlara vermesidir.              Fitre de denilen Sadaka-i Fıtr (Fıtr Sadakası); Sadaka kelimesi ile iftar etme,Ramazan Bayramı,Yaratılış anlamına gelen Fıtr kelimesinin bileşiminden meydana gelmiştir. Aslî ihtiyaçlardan başka nisab miktarı bir mala sâhip bulunan her Müslüman’ın vermesi gereken, (Hanefi Mezhebine göre) Vacip olan bir sadakadır. Ramazanın sonuna yetişen veya Ramazan’ın son günü Bayramdan önce dünyaya gelen bir çocuk içinde verilmesi gereken bir ibadettir.             Fitre, Orucun ve ibadetlerin kabûlüne, bir vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, maddi yönden bayram gününe Zenginler gibi hazırlanmalarına vesiledir. Aynı zamanda bayram gününün neş'esinden onların da istifade etmelerine bir yardımdır. Bu cihetle fitre, insanî bir hayır ve İslâmi bir vazifedir. Zekâtı emreden birçok âyet-i kerime vardır. Bu ayetlerden birkaçını aktarmak istiyorum: Bakara 277: “İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât veren var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.” Bakara 177: “İyilik yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik o kimsenin yaptığıdır ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah&r... Devamı

Video

2012-07-12 17:12:00

Devamı